Ceza Hukuku
İnşaat Emniyet Kurallarına Uymama Suçu (TCK 176)

İnşaat emniyet kurallarına uymama, TCK m.176’da düzenlenen ve inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli tedbirleri almayan kişinin cezalandırıldığı suçtur; cezası üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suç bir tehlike suçudur: kaza meydana gelmesi gerekmez, eksik tedbir nedeniyle somut bir tehlikenin doğması yeterlidir. Sorumlular; işveren, yüklenici, alt işveren, şantiye şefi ve görev alanına göre iş güvenliği uzmanı ile yapı denetim sorumlularıdır ve her birinin sorumluluğu ayrı ayrı belirlenir. Tedbir alınmaması nedeniyle yaralanma olursa taksirle yaralama, ölüm olursa iki yıldan altı yıla, birden fazla ölümde on beş yıla kadar hapis öngören taksirle öldürme hükümleri uygulanır; Yargıtay’a göre bu durumda ayrıca TCK 176’dan ceza verilmez. Tehlike öngörüldüğü halde tedbir alınmamışsa bilinçli taksir nedeniyle ceza artırılır. Suç şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında değildir ve asliye ceza mahkemesinde yargılanır; ceza sorumluluğundan ayrı olarak idari yaptırım ve tazminat sorumluluğu doğar.

Korkuluksuz Bir Kat, Açık Bir Çukur: Kaza Olmadan da Suç

Bir şantiyede dördüncü kat döşemesinin kenarında korkuluk yoktur, iskele bağlantıları eksiktir, işçiler emniyet kemeri takmadan çalışmaktadır. Denetime gelen müfettiş tutanak tutar. O gün kimse düşmemiştir; yine de şantiye sorumluları hakkında ceza soruşturması başlar. Başka bir şantiyede ise temel çukurunun etrafı çevrilmemiştir ve mahalleden bir çocuk çukura düşerek hayatını kaybeder.

Birinci olayda uygulanacak hüküm, kaza beklemeyen bir tehlike suçu olan TCK 176’dır. İkinci olayda ise aynı ihmal artık taksirle öldürme suçunu oluşturur ve cezası yıllarla ölçülür. Bu rehberde inşaat ve yıkım faaliyetlerinde emniyet tedbiri almamanın ceza hukukundaki sonuçlarını, kimin sorumlu tutulacağını, kaza halinde hangi hükümlerin uygulanacağını ve Yargıtay’ın yaklaşımını bulacaksınız.

İnşaat Emniyet Kurallarına Uymama Suçu Nedir? TCK 176’nın Kapsamı

m.176

Zarar aranmayan bir tehlike suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.176’ya göre inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Madde gerekçesine göre fiil somut tehlike suçu niteliğindedir ve suçun oluşması için bir zararın doğması aranmaz. Tedbirlerin alınmaması nedeniyle bir zarar meydana gelirse, sorumlu kişi bu netice bakımından kastına veya taksirine göre ayrıca cezalandırılır.

Hüküm yalnızca işçileri değil, şantiye çevresinden geçen yayaları, komşu binalarda oturanları ve şantiyeye giren herkesi korur.

Başlık TCK 176’da Durum
Ceza 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası (seçimlik)
Fail İnşaat veya yıkım faaliyetinden sorumlu olan ve tedbir alma yükümlülüğü bulunan kişi
Faaliyet Yeni inşaat, tadilat, güçlendirme, kazı ve yıkım işleri
Netice Zarar aranmaz; hayat veya beden bütünlüğü bakımından somut tehlike yeterli
Şikayet ve uzlaştırma Şikayete bağlı değil; uzlaştırma kapsamında değil
Yargılama usulü Basit yargılama usulü uygulanabilir (CMK m.251)
Görevli mahkeme ve zamanaşımı Asliye ceza mahkemesi; 8 yıl

Suçun Şartları: Sorumlu Kişi, Alınmayan Tedbir ve Somut Tehlike

Şart Ne Aranır? Örnek
1. İnşaat veya yıkım faaliyeti Devam eden bir yapım, onarım, kazı veya yıkım işi Bina inşaatı, çatı tadilatı, temel kazısı, riskli yapı yıkımı
2. Tedbir alma yükümlülüğü Failin, mevzuat veya sözleşme gereği güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü olması İşveren, yüklenici, alt işveren, şantiye şefi
3. Tedbirin alınmaması Hayat ve beden bütünlüğü için gerekli önlemin hiç alınmaması veya yetersiz alınması Korkuluk, güvenlik ağı, iskele bağlantısı, çukur çevresinin kapatılması, uyarı levhası, baret ve emniyet kemeri
4. Somut tehlike Eksiklik nedeniyle insanların hayatı veya sağlığı bakımından gerçek bir tehlikenin doğması Korkuluksuz katta çalışan işçi; yaya yolunun üzerine malzeme düşme riski

Hangi tedbirlerin gerekli olduğu, başta 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yönetmelik olmak üzere ilgili mevzuata, imar mevzuatına ve işin tekniğine göre belirlenir. Mevzuatta açıkça yazılı olmasa bile, tecrübe ve fen kurallarının gerektirdiği önlemler de bu kapsamdadır. Eksikliğin tehlike doğurup doğurmadığı çoğu dosyada iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporuyla belirlenir.

Suç, tedbir alma yükümlülüğünün bilerek yerine getirilmemesiyle, yani kasten işlenir; failin bir kazanın olmasını istemesi aranmaz, tedbirin alınmadığını bilmesi yeterlidir. Tehlike ortadan kalkmadıkça fiil devam eder; tedbirin sonradan alınması suçu ortadan kaldırmaz, ancak cezanın belirlenmesinde lehe değerlendirilir.

Kim Sorumlu? İşveren, Yüklenici, Şantiye Şefi, Yapı Denetim

Kişi Sorumluluğun Kaynağı Dikkat Edilecek Nokta
İşveren ve yüklenici (müteahhit) İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma, denetleme ve eğitim verme yükümlülüğü Tedbiri almak kadar uygulanmasını denetlemek de yükümlülüğe dahildir
Alt işveren (taşeron) Kendi işçileri ve üstlendiği iş bakımından aynı yükümlülük Asıl işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz
Şantiye şefi Şantiyedeki işlerin fen ve sanat kurallarına ve güvenlik tedbirlerine uygun yürütülmesini sağlama Fiilen şantiyede bulunmayan, yalnızca imzası kullanılan şantiye şefi de sorumluluktan kurtulamaz
İş güvenliği uzmanı Riskleri tespit etme, yazılı olarak bildirme ve takip etme Eksikliği yazılı bildirmiş ve takip etmişse sorumluluğu sınırlanır
Yapı sahibi İşi ehil kişilere verme; işi kendisi yürütüyorsa işveren gibi Kendi evinin tadilatını ustaya yaptıran kişi de tedbir bakımından sorumlu olabilir
Yapı denetim ve proje sorumluları Görev alanlarındaki denetim yükümlülüğü Sorumluluk, ihmal edilen görevle sınırlıdır

Ceza sorumluluğu şahsidir: şirket değil, tedbir alma yükümlülüğü bulunan gerçek kişiler yargılanır ve her birinin sorumluluğu kendi görev alanına göre ayrı ayrı belirlenir. Bu nedenle soruşturmanın ilk aşamasında sözleşmeler, görevlendirme yazıları, şantiye defteri ve iş güvenliği kayıtları toplanır. Görev dağılımının yazılı olmadığı şantiyelerde sorumluluk çoğunlukla en üstteki işverene yönelir.

Avukata Sor

Şantiyenizde düzenlenen bir tutanak veya meydana gelen bir kaza nedeniyle ifadeye çağrıldıysanız ya da bir inşaat kazasında yakınınız zarar gördüyse, sorumluluk ve tazminat bakımından dosyanızı bir avukatla değerlendirin.

Avukata Sor

İnşaat Kazası Olursa: Taksirle Yaralama ve Taksirle Öldürme

Sonuç Uygulanacak Hüküm Ceza
Kaza yok, tehlike var TCK 176 3 ay-1 yıl hapis veya adli para cezası
Yaralanma Taksirle yaralama (TCK 89) 3 ay-1 yıl hapis veya adli para cezası; ağır yaralanmada artırım
Bir kişinin ölümü Taksirle öldürme (TCK 85/1) 2-6 yıl hapis
Birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma Taksirle öldürme (TCK 85/2) 2-15 yıl hapis
Tehlikeyi öngördüğü halde tedbir almama Bilinçli taksir (TCK 22/3) Ceza üçte birden yarısına kadar artırılır

Kaza gerçekleştiğinde tehlike suçu ile zarar suçu aynı anda oluşur; ancak sorumlu kişi tek ihmali nedeniyle iki kez cezalandırılmaz. Yargıtay’a göre yaralanma veya ölüm gibi zarar suçunun oluştuğu hallerde fail ayrıca TCK 176’dan cezalandırılmaz; yalnızca taksirle yaralama veya taksirle öldürmeden hüküm kurulur. İnşaat kazalarında mahkemeler, işçinin daha önce uyarılmış olması, eksikliğin tutanakla bildirilmesi veya benzer bir kazanın yaşanmış olması gibi hallerde bilinçli taksiri tartışmaktadır; bilinçli taksir hem cezayı artırır hem de adli para cezasına çevirme imkanını kaldırır.

Ölümle sonuçlanan kazalar için taksirle öldürme suçu, yaralanmalar için taksirle yaralama rehberlerimize bakabilirsiniz.

Yargıtay Kararları: 12. Ceza Dairesi Uygulaması

İnşaat ve iş kazalarına ilişkin ceza dosyalarında temyiz incelemesini Yargıtay 12. Ceza Dairesi yapmaktadır. Aşağıdaki kararlar, tehlike suçu ile zarar suçu arasındaki ilişkiyi ve sorumluluğun kimlere yöneldiğini göstermektedir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi – E. 2012/31468, K. 2013/15191

Zarar suçu oluşmuşsa ayrıca TCK 176’dan ceza verilemez

Olay: İnşaat faaliyeti sırasında gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmaması nedeniyle bir kişi yaralanmıştır. Sanık hakkında hem taksirle yaralama hem de inşaat emniyet kurallarına uymama suçlarından dava açılmıştır.

Yargıtay’ın değerlendirmesi: Daire, TCK 176’nın bir tehlike suçu olduğunu; tedbir alınmaması nedeniyle yaralanma gibi bir zarar suçunun oluştuğu hallerde failin ayrıca tehlike suçu nedeniyle cezalandırılması yoluna gidilemeyeceğini belirtmiştir. Tehlike, zarara dönüşmüş ve zarar suçu tehlike suçunu içine almıştır.

Uygulama için anlamı: iddianamede iki suçtan birden cezalandırma istenmişse savunma, tek fiilden iki ayrı ceza verilemeyeceğini ileri sürmelidir. Öte yandan bu ilke iki yönlü çalışır: taksirle yaralama şikayete bağlı olduğundan mağdur şikayetinden vazgeçerse, şikayete bağlı olmayan TCK 176 bakımından sorumluluğun devam edip etmeyeceği ayrıca tartışılır. Mağdurla anlaşma yapılırken bu ihtimal göz önünde bulundurulmalıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi – E. 2018/1129, K. 2020/6401

Büyük projelerde sorumluluk zinciri: yüklenici ve iş güvenliği hizmeti

Olay: Bir konut ve alışveriş merkezi projesinin betonarme işleri, yapı sahibi şirket tarafından yüklenici bir firmaya verilmiş; yüklenici firmanın iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri için ayrı bir ortak sağlık ve güvenlik birimiyle sözleşme yapılmıştır. Şantiyede meydana gelen kazada bir kişi hayatını kaybetmiş; yerel mahkeme sanıkları taksirle öldürmeden mahkum etmiş ve hapis cezasını adli para cezasına çevirmiştir. Hüküm sanık müdafilerince temyiz edilmiştir.

Kararın gösterdiği: Dosya, büyük ölçekli projelerde sorumluluğun tek bir kişide toplanmadığını; yapı sahibi, yüklenici, alt yüklenici ve iş güvenliği hizmeti veren birim arasında sözleşmelerle dağıldığını ortaya koymaktadır. Bu tür dosyalarda mahkeme, her sanığın sözleşmeden ve mevzuattan doğan görevini, kazaya yol açan eksikliğin kimin görev alanına girdiğini ve eksikliğin bildirilip bildirilmediğini ayrı ayrı belirlemek zorundadır.

Uygulama için anlamı: savunma, müvekkilin görev tanımını ve kazaya neden olan eksiklikle bağlantısını sözleşme, görevlendirme yazısı ve tespit defteri kayıtlarıyla somutlaştırmalıdır. İş güvenliği uzmanı bakımından eksikliğin yazılı olarak bildirilmiş olması; yüklenici bakımından işin alt yükleniciye devrinin kapsamı; şantiye şefi bakımından fiilen görev yapıp yapmadığı belirleyicidir. Kusur oranları bilirkişi raporuyla tespit edilir ve rapora itiraz hakkı etkin biçimde kullanılmalıdır.

Yargıtay kararı – inşaat çukuruna düşen çocuk

Çevresi kapatılmayan çukurdan müteahhit sorumludur

Olay: Bir inşaat alanında açılan çukurun etrafı çevrilmemiş ve gerekli uyarı işaretleri konulmamıştır. Şantiye çalışanı olmayan bir çocuk çukura düşerek hayatını kaybetmiş; inşaatın müteahhidi taksirle öldürme suçundan mahkum edilmiştir.

Yargıtay’ın değerlendirmesi: Yargıtay, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre hükümde yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek mahkumiyeti oy birliğiyle onamıştır. Böylece inşaat alanını çevreleme ve çukurları kapatma yükümlülüğünün yalnızca işçilere değil, şantiyeye girebilecek üçüncü kişilere, özellikle çocuklara karşı da geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Uygulama için anlamı: şantiye çevresinin kapatılması, çukur ve boşlukların örtülmesi ve gece aydınlatması, en sık ihmal edilen ve en ağır sonuç doğuran tedbirlerdir. Mağdurun şantiyeye izinsiz girmiş olması sorumluluğu ortadan kaldırmaz; özellikle çocuklar bakımından mağdurun kusuru dar yorumlanır. Bu karar basına yansıdığı haliyle aktarılmış olup, dava dilekçelerinde kullanılmadan önce karar numarası resmi kaynaktan teyit edilmelidir.

İdari Yaptırımlar ve Tazminat Sorumluluğu

Sorumluluk Türü Dayanak Sonuç
Ceza sorumluluğu TCK 176, 85, 89 Hapis veya adli para cezası
İdari yaptırım 6331 sayılı Kanun ve imar mevzuatı İdari para cezası, işin durdurulması, şantiyenin mühürlenmesi
İşçiye karşı tazminat İş kazası hükümleri Maddi ve manevi tazminat; ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı
Üçüncü kişilere karşı tazminat Borçlar Kanunu: haksız fiil ve yapı malikinin sorumluluğu Maddi ve manevi tazminat
Kuruma karşı sorumluluk 5510 sayılı Kanun Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yaptığı ödemeler için rücu

Ceza davasında verilen mahkumiyet ve belirlenen kusur, tazminat davasında güçlü bir delil oluşturur. İş kazasından doğan tazminat talepleri için iş kazası tazminat davası nasıl açılır, iş kazası maddi tazminat davası ve iş kazası manevi tazminat rehberlerimize bakabilirsiniz. İşin durdurulması veya mühürleme kararına aykırı davranılması halinde ayrıca mühür bozma suçu gündeme gelir.

Soruşturmada ve Savunmada İzlenecek Yol

Aşama Yapılması Gereken Dikkat
Denetim ve tutanak Tutanaktaki eksiklikleri derhal gidermek ve belgelemek Giderim suçu kaldırmaz, ancak cezanın belirlenmesinde lehe değerlendirilir
Kaza sonrası Olay yerini değiştirmemek; kayıtları, sözleşmeleri ve eğitim belgelerini korumak Delillerin değiştirilmesi ayrı bir suç oluşturabilir
İfade Görev tanımını ve alınan tedbirleri belgeyle açıklamak Bkz. ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım
Bilirkişi raporu Kusur dağılımına ve teknik tespitlere süresinde itiraz etmek Gerekirse yeni heyetten rapor talep etmek
Zararın giderilmesi Mağdur veya ailesinin zararını karşılamak Takdiri indirim ve sonuç ceza seçeneklerinde dikkate alınır
Kanun yolu Sorumluluğun kişiselleştirilmemesini ve gerekçe eksikliğini ileri sürmek Bkz. istinaf ve temyiz

Beş Hata

İnşaat kazası dosyalarında sık yapılan yanlışlar

1) Görev dağılımını yazıya dökmemek: yazılı görevlendirme yoksa sorumluluk en üstteki işverene yönelir. 2) İş güvenliği uzmanının yazılı uyarılarını yanıtsız bırakmak: öngörülen tehlikeye rağmen tedbir alınmaması bilinçli taksir değerlendirmesine yol açar. 3) Kazadan sonra olay yerini düzeltmek: eksikliğin gizlenmesi hem delil durumunu hem savunmanın inandırıcılığını bozar. 4) Bilirkişi raporuna itiraz süresini kaçırmak. 5) İşçinin kusurlu olduğunu savunmakla yetinmek: işverenin yükümlülüğü yalnızca tedbiri sağlamak değil, kullanılmasını denetlemektir; işçinin baret veya kemer takmaması işvereni tek başına sorumluluktan kurtarmaz.

Doğru strateji; sorumluluk zincirini belgelerle ortaya koymak, her sanığın görev alanını ayrıştırmak, teknik raporu denetletmek, zararın giderilmesini erken planlamak ve sonuç ceza bakımından adli para cezası, cezanın ertelenmesi ve HAGB seçeneklerini değerlendirmektir.

İnşaat ve İş Kazası Dosyalarında Hukuki Destek

Bu dosyalarda sonuç, sorumluluğun doğru kişiselleştirilmesine ve bilirkişi raporunun etkin biçimde denetlenmesine bağlıdır. Müdafilik veya mağdur vekilliği için Ankara ceza avukatı desteği almak üzere büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Ceza Avukatı

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

İnşaatta kaza olmadan da ceza verilir mi?

Evet. TCK 176 bir tehlike suçudur: inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü için gerekli tedbirleri almayan sorumlu kişi, herhangi bir kaza meydana gelmese bile üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Aranan, eksiklik nedeniyle somut bir tehlikenin doğmasıdır. Uygulamada soruşturmalar çoğunlukla denetim tutanağı veya ihbar üzerine başlar.

İnşaat kazasında kimler sorumlu tutulur?

Ceza sorumluluğu şahsidir ve tedbir alma yükümlülüğü bulunan gerçek kişilere yönelir: işveren, yüklenici, alt işveren, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve görev alanına göre yapı denetim sorumluları. Her birinin sorumluluğu kendi görev tanımına ve kazaya yol açan eksiklikle bağlantısına göre ayrı ayrı belirlenir. Kusur durumu iş güvenliği uzmanı bilirkişilerce hazırlanan raporla tespit edilir.

İnşaat kazasında ölüm olursa ceza ne kadardır?

Bir kişinin ölümü halinde taksirle öldürme suçundan iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. Birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma halinde ceza iki yıldan on beş yıla kadardır. Sorumlu kişi tehlikeyi öngördüğü halde tedbir almamışsa bilinçli taksir nedeniyle ceza üçte birden yarısına kadar artırılır ve bu durumda hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.

Kaza olursa hem TCK 176’dan hem taksirle yaralamadan ceza verilir mi?

Hayır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’ne göre yaralanma veya ölüm gibi bir zarar suçunun oluştuğu hallerde fail ayrıca TCK 176’daki tehlike suçundan cezalandırılmaz; yalnızca taksirle yaralama veya taksirle öldürmeden hüküm kurulur. Tehlike suçu, zarar doğmadığı durumlar için öngörülmüştür.

İşçi baret veya emniyet kemeri takmadıysa işveren yine sorumlu olur mu?

Çoğu durumda evet. İşverenin yükümlülüğü koruyucu donanımı sağlamakla bitmez; kullanımını denetlemek, eğitim vermek ve kurallara uymayan işçiyi çalıştırmamak da bu yükümlülüğe dahildir. İşçinin kendi davranışı kusur dağılımında dikkate alınır ve işverenin sorumluluğunu azaltabilir, ancak donanım sağlanmış, eğitim verilmiş ve denetim yapılmış olduğu belgelenemiyorsa işveren sorumluluktan kurtulamaz.

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir; Hacettepe Üniversitesi Bilişim Hukuku yüksek lisans mezunudur. Ceza ve ceza muhakemesi hukuku alanında; iş ve inşaat kazalarından doğan taksirle öldürme ve taksirle yaralama dosyalarında sorumluluğun belirlenmesi, bilirkişi raporlarının denetlenmesi ile şüpheli ve sanık müdafiliği ve mağdur vekilliği hizmeti sunmaktadır.

Ankara Barosu’na kayıtlı lisanslı avukat. Ankara Barosu Sicil No: 29221

Baro Doğrulaması – Avukat Profili



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir