Uyuşturucu Madde Bulundurma ve Kullanma Suçu TCK 191
Uyuşturucu kullanma suçu ve uyuşturucu bulundurma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 191. maddesinde düzenlenmiştir. TCK 191 uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden, bulunduran ya da kullanan kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak bu suçtan başlatılan soruşturmada Cumhuriyet savcısı, 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermek zorundadır; erteleme süresinde en az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır.
İlk kez uyuşturucu kullanma suçu işleyen kişi, yükümlülüklerine uyduğu takdirde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve fiil adli sicile (sabıkaya) işlemez. İkinci kez uyuşturucu kullanma suçu, erteleme süresi içinde işlenirse ihlal sayılır ve kamu davası açılır; dava açıldıktan sonra işlenen yeni fiillerde ise TCK 191/6 uyarınca bir daha erteleme kararı verilemez. Okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethaneye 200 metreden yakın umumi yerlerde işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır (3 yıl ile 7,5 yıl arası).
Yazı İçeriği
- TCK 191 Nedir? Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu
- TCK 191 Kanun Metni (Birebir Madde Metni)
- Suçun Unsurları ve Seçimlik Hareketler
- TCK 191 Cezası, Erteleme ve Denetimli Serbestlik Süreci
- İlk Kez Uyuşturucu Kullanma Suçu: Süreç Nasıl İşler?
- İkinci Kez Uyuşturucu Kullanma Suçu ve Tekerrür
- 200 Metre Kuralı (TCK 191/10)
- Madde Türlerine Göre Kişisel Kullanım Sınırları ve Sağlık Zararları
- Kullanıcılık ile Satıcılık Ayrımı: TCK 191 ve TCK 188 Farkları
- Etkin Pişmanlık (TCK 192)
- Emsal Yargıtay Kararları
- Görevli Mahkeme, Sabıka Kaydı ve Usul Bilgileri
- Sık Sorulan Sorular
TCK 191 Nedir? Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu
TCK 191, kişisel kullanım amacına özgülenmiş uyuşturucu madde fiillerini düzenler. Maddenin birinci fıkrasına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun koruduğu hukuki değer toplum sağlığı ve bireyin sağlıklı yaşam hakkıdır.
Kanun koyucunun bu maddedeki yaklaşımı klasik cezalandırma anlayışından farklıdır: Amaç, kullanıcıyı doğrudan hapse göndermek değil, tedavi ve denetimli serbestlik yoluyla maddeden uzaklaştırarak topluma yeniden kazandırmaktır. Bu nedenle uygulamada süreç, hapis cezasından önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik üzerinden yürür. Bir avukat olarak müvekkillerimize ilk görüşmede vurguladığımız nokta şudur: TCK 191 dosyasında sonucu belirleyen, çoğu zaman suçun kendisi değil, denetimli serbestlik sürecinin doğru yönetilmesi ve fiilin uyuşturucu ticareti (TCK 188) kapsamına kaydırılmasına karşı etkili bir savunma kurulmasıdır.
TCK 191 Kanun Metni (Birebir Madde Metni)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) resmi metni şu şekildedir. Metnin güncel haline mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz:
TCK 191/1 : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 191/2 : Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
TCK 191/3 : (Değişik: 28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
TCK 191/4 : Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
TCK 191/5 : Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
TCK 191/6 : Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
TCK 191/7 : Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
TCK 191/8 : Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
TCK 191/9 : Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
TCK 191/10 : (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Suçun Unsurları ve Seçimlik Hareketler
TCK 191 seçimlik hareketli bir suçtur; şu dört hareketten herhangi birinin gerçekleşmesi yeterlidir:
- Satın alma: Bedel karşılığında maddenin temin edilmesi.
- Kabul etme: Bedelsiz olarak, örneğin hediye veya ikram yoluyla maddenin teslim alınması.
- Bulundurma: Maddenin fiili hakimiyet alanında (üstte, evde, araçta) tutulması. Bulundurma süresinin kısalığı önem taşımaz.
- Kullanma: Maddenin herhangi bir yolla vücuda alınması. Yalnızca kan veya idrar tahlilinde madde çıkması dahi kullanma fiilini ispatlayabilir.
Satın alma, kabul etme ve bulundurma fiillerinde failin “kullanmak için” hareket etmesi biçiminde özel kast aranır; kullanma fiilinde genel kast yeterlidir. Suçun taksirli hali düzenlenmemiştir. Maddenin miktarı kişisel kullanım sınırını aşıyorsa veya paketleme biçimi, hassas terazi, seri numaralı nakit gibi yan deliller varsa fiil TCK 188 kapsamındaki ticarete kayar; bu ayrım aşağıda ayrıntılı incelenmiştir.
TCK 191 Cezası, Erteleme ve Denetimli Serbestlik Süreci
| Aşama | Kural ve Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| Temel ceza (191/1) | 2 yıl ile 5 yıl arası hapis | Soruşturmada ikinci fıkra devreye girdiğinden ilk aşamada dava açılmaz |
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (191/2) | 5 yıl | CMK 171 şartları aranmaksızın savcı tarafından zorunlu olarak verilir; şüpheli sonuçlar hakkında uyarılır, karar kolluğa bildirilir |
| Denetimli serbestlik (191/3) | En az 1 yıl; altışar aylık dönemlerle en fazla 2 yıl daha uzatılabilir (toplam azami 3 yıl) | Gerek görülürse tedavi (AMATEM) kararı verilir; savcı yılda en az 2 kez madde testi için kuruma sevk kararı verir |
| İhlal (191/4) | Yükümlülüklere uymamakta ısrar, tekrar madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma | Kamu davası açılır, 2 yıl ile 5 yıl arası hapis gündeme gelir |
| Başarılı tamamlama (191/7) | Kovuşturmaya yer olmadığı kararı | Dosya kapanır, fiil adli sicile işlemez |
2023 yılında 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik burada özellikle önemlidir: Denetimli serbestlik süresi artık altışar aylık dönemler halinde en fazla 2 yıl daha uzatılabilmekte, yani toplamda 3 yıla kadar sürebilmektedir. İnternette yer alan bazı içeriklerde halen değişiklik öncesi metne dayanılarak uzatmanın “üçer aylık sürelerle en fazla 1 yıl” olduğu yazılmaktadır; bu bilgi güncel değildir ve süreç planlamasında ciddi hataya yol açar. Yine bazı içeriklerde eroinin günlük kullanım ölçüsü sehven “150 gram” olarak aktarılmaktadır; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına yansıyan adli tıp verilerine göre bu ölçü gram değil miligram düzeyindedir (ortalama doz 10-20 miligram, günlük 4-6 doz).
İlk Kez Uyuşturucu Kullanma Suçu: Süreç Nasıl İşler?
İlk kez uyuşturucu kullanma suçu ile karşılaşan kişi bakımından süreç adım adım şöyle ilerler:
- Yakalama veya ihbar sonrası kişi hakkında soruşturma başlatılır; ele geçirilen madde Adli Tıp Kurumu veya kriminal laboratuvara gönderilir, kişiden kan ve idrar örneği alınabilir.
- Fiilin kişisel kullanım kapsamında kaldığı belirlenirse Cumhuriyet savcısı, takdir yetkisi olmaksızın 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir.
- Erteleme süresi içinde en az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır: düzenli imza veya görüşme, seminer katılımı, yılda en az iki kez habersiz madde testi ve gerek görülürse tedavi.
- Yükümlülükler ihlalsiz tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; kişi hakim önüne dahi çıkmaz ve fiil sabıka kaydına işlemez.
Uygulamada en sık yapılan hata, denetimli serbestlik tebligatlarının takip edilmemesidir. Adres değişikliğinin bildirilmemesi nedeniyle çağrıdan haberdar olmayan kişiler hakkında ihlal işlemi başlatılabilmektedir. Yargıtay, ilk çağrıya uyulmamasının tek başına “ısrar” sayılamayacağını, sonuçları ihtar edilen ikinci çağrıya da mazeretsiz uyulmaması halinde dava açılabileceğini kabul etmektedir; ilk aykırılıkta doğrudan dava açılması bozma nedenidir.
İkinci Kez Uyuşturucu Kullanma Suçu ve Tekerrür
İkinci kez uyuşturucu kullanma suçu bakımından üç farklı senaryo birbirinden ayrılmalıdır; sonuçları tamamen farklıdır:
| Senaryo | Hukuki Sonuç |
|---|---|
| Erteleme süresi (5 yıl) içinde ikinci kez madde kullanma veya bulundurma | TCK 191/5 uyarınca ayrı bir soruşturma açılmaz; fiil erteleme ihlali sayılır ve TCK 191/4 uyarınca mevcut dosyadan kamu davası açılır. Mahkemede 2 yıl ile 5 yıl arası hapis riski doğar |
| İhlal nedeniyle kamu davası açıldıktan sonra üçüncü kez suçun işlenmesi | TCK 191/6 uyarınca yeni soruşturmada bir daha erteleme kararı verilemez; doğrudan dava açılır |
| Erteleme sürecinin başarıyla tamamlanmasından (kovuşturmaya yer olmadığı kararından) sonra yeni bir olayla yakalanma | Önceki dosya kapandığından yeni fiil bağımsız değerlendirilir; kural olarak yeniden erteleme kararı verilmesi mümkündür |
Tekerrür (TCK 58) yönünden: Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunması gerekir. Erteleme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı mahkumiyet olmadığından tekerrüre esas alınamaz. Buna karşılık, ihlal sonucu açılan davada verilen hapis cezası kesinleştikten sonra kişi TCK 191 veya başka bir kasıtlı suçu yeniden işlerse mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır: koşullu salıverilme oranı ağırlaşır ve infaz sonrasında ayrıca denetimli serbestlik tedbiri devreye girer. Bu nedenle “nasıl olsa erteleme verilir” düşüncesi, ikinci ve sonraki olaylarda hem hapis hem de ağırlaştırılmış infaz riskini gözden kaçıran tehlikeli bir yanılgıdır.
200 Metre Kuralı (TCK 191/10)
TCK 191/10 uyarınca birinci fıkradaki fiillerin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislere yahut bunların çevre duvarı, tel örgü gibi işaretlerle belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Bu durumda ceza aralığı 3 yıl ile 7,5 yıl arasına yükselir. Artırım yalnızca umumi veya umuma açık yerler için geçerlidir; kişinin konutu kural olarak bu kapsama girmez. Erteleme ve denetimli serbestlik mekanizması nitelikli halde de uygulanır.
Madde Türlerine Göre Kişisel Kullanım Sınırları ve Sağlık Zararları
Kanunda kişisel kullanım için sayısal bir sınır yoktur. Sınırlar, Adli Tıp Kurumu mütalaaları ve Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiş yargısal ölçütlerdir ve tek başına belirleyici değildir; maddenin bulundurulduğu yer, paketleme biçimi ve yan deliller her dosyada birlikte değerlendirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi güncel kararlarında yıllık miktar ölçütü yerine, kişinin maddeyi makul bir süre içinde bizzat tüketip tüketemeyeceğinin somut olay bazında değerlendirilmesine ağırlık vermektedir. Aşağıdaki tablo, içtihatta yerleşen eşikleri ve toplum sağlığı yönünden her maddenin başlıca zararlarını bir arada sunmaktadır:
| Madde | İçtihatta Kişisel Kullanım Değerlendirmesi | Başlıca Sağlık Zararları |
|---|---|---|
| Esrar | Günlük içicilik ölçüsü yaklaşık 2 gram kabul edilir; yerleşik uygulamada 600-700 gramı aşan miktar, yan delil olmasa dahi ticaret göstergesi sayılmıştır. Güncel kararlarda bu eşik aşağı çekilmekte ve somut olay değerlendirmesi öne çıkmaktadır | Dikkat, bellek ve öğrenme işlevlerinde bozulma, motivasyon kaybı, özellikle genç yaşta kullanımda kalıcı bilişsel etkilenme ve psikoz riski, bağımlılık |
| Eroin | Ortalama doz 10-20 miligram, günlük 4-6 doz (yaklaşık 60 miligram) esas alınır; yan delil yoksa 20 gram ve üzeri ticaret göstergesi kabul edilir | Tek kullanımda dahi gelişebilen ağır fiziksel bağımlılık, solunum durmasına bağlı doz aşımı ölümleri, damar içi kullanımda hepatit ve HIV dahil enfeksiyonlar |
| Kokain | Günlük kullanım ölçüsü yaklaşık 60 miligram kabul edilir; yan delil yoksa 20 gram ve üzeri ticaret göstergesi sayılır, kimi kararlarda daha düşük miktarlar da yan delillerle ticarete esas alınmıştır | Kalp krizi, inme ve ölümcül ritim bozukluğu riski, şiddetli psikolojik bağımlılık, burun içi dokularda kalıcı hasar, paranoya |
| Metamfetamin | Kesin bir ölçü belirlenmemiştir; uygulamada net 10 gramın altındaki miktarlar, yan delil yoksa genellikle kişisel kullanım kapsamında değerlendirilmektedir | Beyinde kalıcı hasara yol açan ağır nörotoksisite, psikoz ve saldırganlık, hızlı diş ve cilt tahribatı, kalp hasarı, çok hızlı gelişen bağımlılık |
| Ekstazi (MDMA) | Net bir adet sınırı yoktur; sentetik haplarda 50 adet ve üzeri ticaret göstergesi kabul edilmekle birlikte, somut olayda daha yüksek adetlerin dahi kişisel kullanımda sayıldığı kararlar mevcuttur | Vücut ısısının ölümcül düzeye yükselmesi (hipertermi), su ve tuz dengesi bozukluğu, serotonin sendromu, karaciğer ve böbrek yetmezliği, ani ölüm |
| Ketamin | Yerleşik sayısal bir sınır bulunmamaktadır; nitelendirme Adli Tıp Kurumu raporu ve olayın özelliklerine göre yapılır | Gerçeklikten kopma (disosiyasyon) nedeniyle kaza ve istismara açıklık, kalıcı mesane hasarı (ketamin sistiti), bellek bozukluğu |
| LSD | Emdirilmiş kağıt veya damla formunda ele geçirilir; yerleşik sayısal sınır yoktur, adet ve emdirilme yoğunluğu ATK raporuyla değerlendirilir | Ağır algı bozuklukları ve panik atak, kazalara yol açan yargılama bozukluğu, yatkın kişilerde psikozun tetiklenmesi, kullanım sonrası kalıcı algı bozukluğu (HPPD) |
| Sihirli mantar (Psilosibin) | Yerleşik sayısal sınır yoktur; kurutulmuş mantar miktarı ve etken madde analizi üzerinden somut olay bazında değerlendirilir | Şiddetli panik ve psikoz tetiklenmesi, yargılama bozukluğuna bağlı kazalar, doğadan toplanan zehirli mantar türleriyle karışması halinde ölümcül zehirlenme |
Önemle vurgulanmalıdır: Bu eşikler bir “serbest miktar” değildir. Kişisel kullanım sınırının altında kalan madde bulundurmak da TCK 191 kapsamında suçtur; sınırlar yalnızca fiilin kullanma suçu mu yoksa çok daha ağır cezalı ticaret suçu mu sayılacağını belirlemede kullanılan ölçütlerdir. Ayrıca kişide birden fazla türde madde ele geçirilmesi, her biri sınırın altında kalsa dahi, Yargıtay tarafından ticaret göstergesi olarak değerlendirilebilmektedir.
Kullanıcılık ile Satıcılık Ayrımı: TCK 191 ve TCK 188 Farkları
Uyuşturucu dosyalarında sonucu kökten değiştiren mesele, fiilin kullanıcılık mı satıcılık mı sayılacağıdır. Satma, başkasına verme, nakletme ve temin etme fiilleri, ayrıntılarını uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu (TCK 188) başlıklı yazımızda incelediğimiz üzere en az 10 yıl hapis cezası gerektirir ve erteleme mekanizmasından yararlanamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kastın belirlenmesinde üç temel ölçüt benimsemiştir: maddenin miktarı, bulundurulduğu yer ve bulundurulma biçimi.
| Ölçüt | TCK 191 (Kullanma) | TCK 188 (Ticaret) |
|---|---|---|
| Amaç | Kişisel kullanım | Satış, dağıtım, nakil, temin |
| Ceza | 2 yıl ile 5 yıl arası (nitelikli halde 3 yıl ile 7,5 yıl arası) | En az 10 yıl hapis ve adli para cezası |
| Erteleme | 5 yıl, savcı tarafından zorunlu olarak uygulanır | Uygulanmaz |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | Ağır ceza mahkemesi |
| Tipik deliller | Tek parça madde, kullanım aparatı, kullanıma uygun yer | Hassas terazi, küçük ayrı paketler, birden fazla madde türü, seri nakit, gizli depo |
Karşılıksız verme dahi ticareti gündeme getirebilir: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bedel alınmasa bile irade uyuşması ve zilyetlik devri gerçekleştiğinde fiilin bulundurmayı aşarak “başkasına verme” kapsamına gireceğini kabul etmektedir. Arkadaş ortamında maddenin elden ele dolaştırılması bu nedenle hukuken son derece risklidir.
Etkin Pişmanlık (TCK 192)
- Tedavi başvurusu (TCK 192/4): Kullanan kişi, hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz. Bu halde kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz; tedavi talebi kişiyi ihbar edilme korkusundan korur.
- Soruşturma öncesi ihbar (TCK 192/2): Kullanmak için madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirerek faillerin yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa ceza verilmez.
- Soruşturma sonrası yardım (TCK 192/3): Haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve faillerin yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişinin cezası, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir.
TCK 191 Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/723, K. 2018/562, T. 22.11.2018
Kurul, fiilin kullanmak için bulundurma mı yoksa ticaret mi sayılacağının yalnızca ele geçirilen madde miktarına indirgenerek çözülemeyeceğini; kastın belirlenmesinde maddenin miktarı, bulunduğu yer ve bulundurulma biçiminden oluşan üç temel ölçütün, failin iletişim kayıtları, ekonomik durumu ve kullanma alışkanlığı gibi tamamlayıcı unsurlarla birlikte bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Kastta tereddüt varsa bu tereddüt sanık lehine yorumlanır. Yalnızca miktara bakılarak TCK 188 hükmü kurulması bozma nedenidir; savunmada üç ölçütün her biri ayrı ayrı tartışılmalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/637, K. 2014/137, T. 25.03.2014
Kurul, uyuşturucu maddenin “başkasına verilmesi” fiilinin oluşabilmesi için taraflar arasında irade uyuşması ve maddenin fiili hakimiyetinin devri (zilyetlik devri) bulunması gerektiğini; devrin bedel karşılığı olmasının şart olmadığını, karşılıksız vermenin de bulundurmayı aşarak daha ağır suç tipine vücut verebileceğini kabul etmiştir. Karar, arkadaş ortamında madde paylaşımının hukuki niteliği bakımından uygulamada belirleyici olan içtihattır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2015/8493, K. 2017/7178, T. 20.12.2017
Daire, ele geçirilen madde miktarının kişisel kullanım sınırları içinde kalması ve ticaret veya başkasına temin kastını gösteren kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmaması halinde eylemin TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiş; yerel mahkemenin TCK 188 uyarınca kurduğu mahkumiyeti şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık nedeniyle isabetsiz bulmuştur. Karar, kullanıcı konumundaki kişilerin ticaret suçlamasıyla karşılaştığı dosyalarda savunmanın temel dayanağıdır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2016/2197, K. 2018/6757, T. 03.10.2018
Daire, üzerinde kişisel kullanım sınırında madde ele geçirilen sanık hakkındaki ticaret iddiasının yalnızca telefon görüşmelerine dayandığı, bu görüşmelerin teslimat, ödeme veya paketleme gibi maddi bulgularla desteklenmediği olayda, iletişim kayıtlarının tek başına kesin ve inandırıcı delil niteliği taşımadığını belirterek fiilin TCK 191 kapsamında kaldığına karar vermiştir. HTS ve dinleme kayıtlarına dayalı suçlamalarda bu içtihada atıf yapılması savunma açısından kritik önemdedir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/2961, K. 2024/8741
Daire, esrar kullanan faillerin olağan sayılan süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde madde bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığının kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Güncel tarihli bu karar, katı yıllık gram eşikleri yerine failin maddeyi makul sürede bizzat tüketebilme olanağının somut olay bazında değerlendirilmesi yönündeki içtihat eğilimini yansıtmakta olup miktar sınırına yakın dosyalarda iki yönlü de kullanılabilir niteliktedir.
Bu bölümdeki madde metni düzenlemeleri ve içtihat derlemesinde diğer kaynakların yanı sıra Av. Çağrı Ayboğa’nın TCK 191 incelemesinden de yararlanılmıştır.
Görevli Mahkeme, Sabıka Kaydı ve Usul Bilgileri
- Görevli mahkeme: TCK 191 davalarında asliye ceza mahkemesi görevlidir; fiilin TCK 188 kapsamına girdiği iddia edilirse dosya ağır ceza mahkemesine taşınır.
- Soruşturma usulü: Suç şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur; uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
- Sabıka kaydı: Erteleme ve denetimli serbestlik süreci ihlalsiz tamamlanır ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse fiil adli sicile işlemez. İhlal sonucu açılan davada mahkumiyet kesinleşirse sicile işler.
- HAGB (191/8): TCK 188 veya 190 kapsamında açılan bir davada kovuşturma sırasında suçun münhasıran TCK 191 kapsamında kaldığı anlaşılırsa, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
- Dava zamanaşımı: TCK 66 uyarınca 8 yıldır.
TCK 191 soruşturmaları, ticaret suçlamasına dönüşme riski ve denetimli serbestlik yükümlülükleri nedeniyle sürecin ilk gününden itibaren hukuki takip gerektirir. Ankara ve çevresindeki dosyanız için süreç değerlendirmesi talep edebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
TCK 191 uyuşturucu kullanma suçunun cezası kaç yıldır?
Temel ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Ancak soruşturmada kamu davasının açılması 5 yıl ertelenir ve en az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır. Fiilin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethaneye 200 metreden yakın umumi yerlerde işlenmesi halinde ceza 3 yıl ile 7,5 yıl arasına yükselir.
İlk kez uyuşturucu ile yakalanan kişi hapse girer mi, sabıkası olur mu?
İlk kez yakalanan ve fiili kişisel kullanım kapsamında kalan kişi hakkında dava açılmaz; 5 yıllık erteleme ve en az 1 yıllık denetimli serbestlik uygulanır. Yükümlülükler ihlalsiz tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve fiil sabıka kaydına işlemez.
İkinci kez uyuşturucu kullanma suçu işleyen kişiye ne olur?
Erteleme süresi içinde ikinci kez madde kullanılır veya bulundurulursa bu, ihlal sayılır ve kamu davası açılır; 2 yıl ile 5 yıl arası hapis riski doğar. Dava açıldıktan sonra işlenen yeni fiillerde TCK 191/6 uyarınca bir daha erteleme kararı verilemez. Erteleme başarıyla tamamlandıktan sonra gerçekleşen yeni olaylarda ise kural olarak yeniden erteleme mümkündür.
Kişisel kullanım sınırının altında uyuşturucu bulundurmak serbest midir?
Hayır. Türkiye’de uyuşturucu madde bulundurmanın yasal bir serbest miktarı yoktur; sınırın altındaki madde de TCK 191 kapsamında suçtur. İçtihattaki eşikler yalnızca fiilin kullanma suçu mu yoksa en az 10 yıl hapis gerektiren ticaret suçu mu sayılacağının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerdir.
Denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal edersem ne olur?
Yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi halinde kamu davası açılır. Yargıtay içtihadına göre ilk çağrıya uyulmaması tek başına ısrar sayılmaz; sonuçları ihtar edilen ikinci çağrıya da mazeretsiz uyulmaması gerekir. Tebligat adresinin güncel tutulması bu nedenle hayati önem taşır.
Somut olayınıza ilişkin sorularınızı doğrudan avukata iletebilirsiniz.
Danışmanlık ücretlidir. Avukatlık hizmetleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümleri çerçevesinde ücrete tabidir. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Madde bağımlılığı ile mücadelede kişiler, soruşturma başlamadan önce sağlık kuruluşlarına başvurarak ceza riski olmaksızın tedavi talep edebilir.

Av. Mustafa Nazif Yıldız (Ankara Barosu, Sicil No: 29221), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Hacettepe Üniversitesinde Bilişim Hukuku alanında yüksek lisansını tamamlamış olup Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde ceza hukuku alanında doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Mesleki faaliyetini ceza hukuku ağırlıklı olarak Ankara’da yürütmekte; TCK 191 kapsamındaki kullanma ve bulundurma dosyaları ile TCK 188 ayrımının tartışıldığı soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli, sanık ve müşteki vekilliği üstlenmektedir.
Ayrıntılı özgeçmiş için avukat profil sayfasını inceleyebilir, baro kaydını Ankara Barosu levha sorgulama sayfasından doğrulayabilirsiniz.
Yararlanılan mevzuata 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu resmi metninden ulaşabilirsiniz.
Ceza hukuku ve diğer hukuk alanlarındaki tüm süreçleriniz için: