Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi (TCK 118) | 2026
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi, TCK m.118’de düzenlenen ve sendika özgürlüğüne cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranışla müdahale edilmesini cezalandıran suçtur. Birinci fıkraya göre bir kimseyi sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendika faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan ya da sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası alır. İkinci fıkraya göre cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre hukuka aykırı başka davranışın ayrıca suç oluşturması gerekmez; bir hukuk kuralına aykırı olması yeterlidir. Suç şikayete bağlı değildir. Ceza sorumluluğu şirkete değil, baskıyı uygulayan gerçek kişilere aittir ve iş hukukundaki sendikal tazminat ile işe iade yollarından bağımsızdır.
Sendikadan İstifa Et, Yoksa İşinden Olursun
Bir fabrikada işçiler sendikaya üye olmaya başlar. İşveren vekili, üye olan işçileri tek tek odasına çağırır: istifa etmeyenlerin işten çıkarılacağını, kara listeye alınacaklarını söyler; bazılarını e-Devlet üzerinden istifaya zorlar. Başka bir iş yerinde ise tersine bir baskı vardır: işçiler belirli bir sendikaya üye olmaya, olmazlarsa vardiyalarının değiştirileceği tehdidiyle zorlanır.
İki durumda da çoğu kişi meseleyi yalnızca iş hukuku sorunu olarak görür: sendikal tazminat, işe iade davası. Oysa sendika özgürlüğüne cebir veya tehditle müdahale aynı zamanda bir suçtur ve hapis cezası gerektirir. Bu rehberde sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun iki fıkrasını, hangi baskının suç sayıldığını, cezayı ve iş hukukundaki korumalarla ilişkisini bulacaksınız.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Nedir? TCK 118
m.118
Hürriyete karşı bir suç: iki fıkra, iki ayrı koruma
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.118’in birinci fıkrasına göre bir kimseye karşı, bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İkinci fıkraya göre cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Birinci fıkra bireyin sendika özgürlüğünü, yani üye olma, olmama ve ayrılma özgürlüğünü; ikinci fıkra ise sendikanın bir örgüt olarak faaliyet gösterme özgürlüğünü korur. Her iki yön de Anayasa’nın sendika kurma hakkını güvence altına alan hükmünün ceza hukukundaki karşılığıdır.
| Başlık | TCK 118/1 | TCK 118/2 |
|---|---|---|
| Korunan | Bireyin sendika özgürlüğü | Sendikanın faaliyet özgürlüğü |
| Fiil | Üyeliğe, üyelikten ayrılmaya, faaliyete katılmaya veya katılmamaya zorlama | Sendika faaliyetinin engellenmesi |
| Araç | Cebir veya tehdit | Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış |
| Ceza | 6 ay-2 yıl hapis | 1-3 yıl hapis |
| Şikayet | Aranmaz | Aranmaz |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | Asliye ceza mahkemesi |
Birinci Fıkra: Kişiyi Sendika Konusunda Zorlama
| Şart | Ne Aranır? | Örnek |
|---|---|---|
| 1. Zorlama amacı | Failin amacı, kişinin sendika konusundaki tercihini belirlemek olmalı | Üye ol, istifa et, toplantıya katılma, yönetimden çekil |
| 2. Cebir | Kişinin iradesini kırmaya yönelik fiziksel güç | İtip kakma, alıkoyma, fiziksel engelleme |
| 3. Tehdit | Kişiye veya yakınına yönelik ciddi bir kötülüğün bildirilmesi | İşten çıkarma, ücretini ödememe, kötü şartlarda çalıştırma, fiziksel zarar verme tehdidi |
| 4. Kast | Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bilerek kullanılması | – |
Birinci fıkradaki suç, cebir veya tehdidin kullanılmasıyla tamamlanır; kişinin gerçekten istifa etmiş veya üye olmuş olması aranmaz. Suçun faili herkes olabilir: işveren, işveren vekili, amir, başka bir sendikanın temsilcisi, hatta iş arkadaşı. Hüküm yalnızca sendikadan uzaklaştırmayı değil, belirli bir sendikaya üye olmaya zorlamayı da cezalandırır; sendika özgürlüğü, üye olmama özgürlüğünü de içerir.
Uygulamadaki en tartışmalı konu, işten çıkarma tehdidinin bu fıkradaki tehdit sayılıp sayılmayacağıdır. İşçi için iş ve gelir kaybı ağır bir kötülüktür ve bunun sendika tercihi nedeniyle gerçekleştirileceğinin bildirilmesi, kişinin karar özgürlüğünü doğrudan etkiler. Buna karşılık işverenin sendika hakkında olumsuz görüş bildirmesi, toplu sözleşmenin işletmeye maliyetini anlatması veya tercihini açıklaması, cebir veya tehdit düzeyine ulaşmadıkça bu suçu oluşturmaz. Çizgi, ikna ile korkutma arasındadır.
İkinci Fıkra: Sendikanın Faaliyetlerini Engelleme
İkinci fıkra, hareketin kapsamı bakımından daha geniştir: sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi, cebir veya tehdit dışında hukuka aykırı başka bir davranışla da gerçekleşebilir. Bu ifade, hukuk düzeninin emir veya yasak niteliğindeki herhangi bir kuralına aykırı olan davranışları kapsar ve davranışın ayrıca suç oluşturması gerekmez.
| Davranış | 118/2 Bakımından Değerlendirme |
|---|---|
| Sendika temsilcisinin iş yerine girmesinin fiilen engellenmesi | Mevzuatın tanıdığı bir hakkın kullanılması engelleniyorsa hukuka aykırı davranış |
| Sendika toplantısının cebirle dağıtılması, bildiri ve afişlerin zorla toplanması | Cebir yoluyla faaliyetin engellenmesi |
| Yetki tespiti sürecinde üyelerin toplu biçimde ve sendikal nedenle işten çıkarılması | Hukuka aykırı davranışla faaliyetin engellenmesi tartışılır |
| Üyeleri istifaya zorlayarak sendikanın iş yerindeki çoğunluğunun düşürülmesi | Birinci ve ikinci fıkra birlikte gündeme gelir |
| İşverenin toplu görüşmede sendikanın taleplerini reddetmesi | Suç değil; hukuka uygun bir tutum |
| Yasal lokavt veya işletme gereklerine dayanan fesih | Suç değil; hukuka aykırılık yok |
İkinci fıkranın uygulanabilmesi için davranış ile sendika faaliyetinin engellenmesi arasında nedensellik bulunmalı ve fail bu sonucu bilerek gerçekleştirmelidir. Sendikal nedenle yapıldığı iş mahkemesi kararıyla saptanan toplu işten çıkarmalar, hukuka aykırı davranış unsurunun ispatında önemli bir dayanak oluşturur; ancak ceza sorumluluğu için ayrıca bu davranışın sendikanın faaliyetini engelleme kastıyla yapıldığı ortaya konulmalıdır. Yetki sürecine ilişkin çerçeve için sendika üyeliği ve yetki tespiti rehberimize bakabilirsiniz.
Avukata Sor
Sendika üyeliğiniz nedeniyle tehdit edildiyseniz, istifaya zorlandıysanız veya işten çıkarıldıysanız, ceza şikayeti ile iş hukukundaki başvuruların sürelerini ve sırasını bir avukatla değerlendirin.
Ceza, Artırım Halleri ve Sonuç Seçenekleri
| Durum | Ceza Aralığı | Alt Sınırdan Örnek |
|---|---|---|
| Kişiyi zorlama (118/1) | 6 ay-2 yıl hapis | 6 ay; takdiri indirimle 5 ay |
| Sendika faaliyetini engelleme (118/2) | 1-3 yıl hapis | 1 yıl; takdiri indirimle 10 ay |
Madde, suç için ayrı bir nitelikli hal öngörmemiştir. Hürriyete karşı suçlar bölümündeki ortak artırım hükmü (TCK 119) suçları tek tek sayar ve sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi bu sayılanlar arasında yer almaz; bu nedenle fiilin birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi gibi haller ayrı bir artırım nedeni olarak değil, temel cezanın alt ve üst sınır arasında belirlenmesinde dikkate alınır.
Alt sınıra yakın cezalarda adli para cezasına çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür; bu seçenekler için adli para cezası, cezanın ertelenmesi ve HAGB rehberlerimize bakabilirsiniz. Cebir veya tehdit sırasında yaralama gibi başka bir suç da işlenmişse o suçtan ayrıca ceza verilir. Çalışma özgürlüğüne yönelik diğer ihlaller için iş ve çalışma hürriyetinin ihlali yazımıza bakınız.
Yargıtay Kararı ve Yerleşik İlkeler
Bu suçtan açılan dava sayısı, sendikal nedenle yapılan fesihlerin sayısına kıyasla çok azdır ve yayımlanmış Yargıtay kararı sınırlıdır. Aşağıda ikinci fıkradaki hukuka aykırı başka davranış unsurunun yorumunda belirleyici olan Ceza Genel Kurulu kararı ile uygulamaya yön veren ilkeler yer almaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu – 28.11.2017 tarihli, 1015-498 sayılı karar
Hukuka aykırı başka davranışın suç oluşturması gerekmez
Konu: Karar, çalışma hayatına ilişkin bir başka suç olan ve cebir veya tehdidin yanı sıra hukuka aykırı başka bir davranışla da işlenebilen iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçuna ilişkindir. Genel Kurul bu kararda hukuka aykırı başka bir davranış unsurunun ne anlama geldiğini açıklamıştır.
Genel Kurul’un değerlendirmesi: Kurula göre bu ifadeden, hukuk düzeninin belirlemiş olduğu emir veya yasak biçiminde bir içeriğe sahip olan her türlü hukuk kuralına aykırı fiiller anlaşılmalıdır. Maddede yalnızca hukuka aykırılıktan söz edildiği için bu davranışın aynı zamanda suç oluşturması gerekmez.
TCK 118 bakımından anlamı: aynı ifade sendikal hakların engellenmesi suçunun ikinci fıkrasında da yer aldığından bu tanım doğrudan uygulanabilir niteliktedir. Buna göre sendikanın faaliyetini engelleyen davranışın cebir veya tehdit içermesi, hatta başka bir suç oluşturması şart değildir; iş ve sendikalar mevzuatının emredici bir kuralına aykırı olması yeterlidir. Bu yorum, sendikal nedenle yapılan ve hukuka aykırılığı iş mahkemesince saptanan işlemlerin ceza hukuku bakımından da değerlendirilmesinin önünü açar. Savunma bakımından ise tartışma, davranışın gerçekten bir hukuk kuralını ihlal edip etmediği ve sendika faaliyetini engelleme kastıyla yapılıp yapılmadığı üzerinde yoğunlaşır.
Yerleşik ilke
Birinci fıkrada araç cebir veya tehditle sınırlıdır
İlke: Birinci fıkra, kişiyi sendika konusunda zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasını arar; ikinci fıkradan farklı olarak hukuka aykırı başka davranışı saymaz. Bu nedenle cebir veya tehdit düzeyine ulaşmayan baskı, örneğin soğuk davranma, terfi ettirmeme veya görev yerini değiştirme, tek başına birinci fıkradaki suçu oluşturmaz.
Sonucu: bu davranışlar iş hukuku bakımından sendikal ayrımcılık oluşturabilir ve tazminat sonucunu doğurur; ayrıca sendikanın faaliyetini engelleyecek boyuta ulaşmışsa ikinci fıkra, çalışma özgürlüğünü ihlal ediyorsa iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu tartışılabilir.
Uygulama için anlamı: şikayette hangi fıkraya dayanıldığı ve kullanılan aracın ne olduğu açıkça belirtilmelidir. Tehdit iddiasında, söylenen sözler, söyleyen kişi, tarih ve tanıklar somutlaştırılmalı; mümkünse yazışma ve kayıtlarla desteklenmelidir.
Yerleşik ilke
İş mahkemesi kararı ceza davasında delil değeri taşır, ancak tek başına yeterli değildir
İlke: Feshin sendikal nedenle yapıldığını saptayan iş mahkemesi kararı, ceza davasında davranışın hukuka aykırılığı bakımından güçlü bir delildir. Ancak iş yargılamasında ispat kuralları işçi lehine düzenlenmiştir ve sendikal tazminat için kast aranmaz; ceza yargılamasında ise her türlü şüpheden uzak ispat ve failin kastı aranır.
Sonucu: iş davasını kazanmak ceza mahkumiyetini kendiliğinden getirmez; ceza davasında beraat kararı verilmesi de iş davasındaki hakları ortadan kaldırmaz. İki yargılama farklı amaçlara hizmet eder ve birbirinden bağımsız yürür.
Uygulama için anlamı: ceza sorumluluğu şahsi olduğundan şikayet şirkete değil, baskıyı uygulayan veya talimatı veren gerçek kişilere yöneltilmelidir. Hangi yöneticinin hangi işçiye ne söylediği ve fesih kararını kimin verdiği somut biçimde ortaya konulmalıdır.
İş Hukukundaki Korumalarla İlişkisi: Sendikal Tazminat ve İşe İade
| Koruma | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Ceza sorumluluğu | TCK 118 | Baskıyı uygulayan gerçek kişi için hapis cezası |
| Sendikal tazminat | 6356 sayılı Kanun m.25 | İşçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminat |
| İşe iade | İş Kanunu ve 6356 sayılı Kanun | Feshin geçersizliği ve işe iade; sendikal nedenle fesihte özel hükümler |
| İş yeri sendika temsilcisinin güvencesi | 6356 sayılı Kanun m.24 | Haklı neden olmadıkça feshedilememe ve işe iade |
| İdari yaptırımlar | 6356 sayılı Kanun | İdari para cezaları |
| Bireysel başvuru | Anayasa m.51 | Sendika hakkının ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvuru |
İş hukukundaki korumalar ile ceza şikayeti birbirinin alternatifi değildir; birlikte yürütülebilir. Sendikal nedenle işten çıkarılan işçi bir yandan sendikal tazminat ve işe iade davası yoluna başvururken, diğer yandan kendisine tehdit uygulayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunabilir. İşe iade davasında arabuluculuğa başvuru ve dava açma süreleri kısadır; ceza şikayeti bu süreleri durdurmaz. İş yerinde süregelen baskı için iş yerinde psikolojik taciz rehberimiz de yol göstericidir.
İşçi, Sendika ve İşveren İçin İzlenecek Yol
| Taraf | Yapılması Gereken | Dikkat |
|---|---|---|
| İşçi | Baskıyı belgelemek: söylenenleri, tarihi, kişileri ve tanıkları not almak; yazışma ve mesajları saklamak | Hukuka aykırı kayıt delil olarak kullanılamayabilir ve ayrı bir sorumluluk doğurabilir |
| İşçi | Fesih halinde süresi içinde arabuluculuğa ve işe iade davasına başvurmak | Süreler kısadır ve ceza şikayetiyle durmaz |
| İşçi ve sendika | Baskıyı uygulayan kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmak | Bkz. savcılığa şikayet nasıl yapılır |
| İşveren ve yöneticiler | Sendika konusundaki iletişimi görüş bildirmekle sınırlamak; fesihleri belgelenebilir nedenlere dayandırmak | İşten çıkarma tehdidi ve istifaya zorlama ceza sorumluluğu doğurur |
| Şüpheli | İfade öncesinde müdafi ile görüşmek | Bkz. ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım |
Beş Hata
Sendikal baskı dosyalarında sık yapılan yanlışlar
1) Yalnızca iş davası açıp ceza şikayetini hiç düşünmemek veya tersine ceza şikayetine güvenip işe iade süresini kaçırmak. 2) Şikayeti şirkete yöneltmek: ceza sorumluluğu gerçek kişilere aittir. 3) Tehdidi somutlaştırmamak: genel baskı iddiası yerine kimin, kime, ne zaman, ne söylediği ortaya konulmalıdır. 4) İşveren bakımından, sendika aleyhine görüş bildirmek ile işçiyi işini kaybetmekle korkutmak arasındaki farkı gözetmemek. 5) İstifaya zorlanan işçinin istifa işlemini baskı altında yaptığını gecikmeden bildirmemesi.
Doğru strateji; baskıyı hukuka uygun yollarla belgelemek, iş hukuku ve ceza hukuku yollarını birlikte ve sürelerine uygun biçimde işletmek, şikayeti somut kişilere ve olaylara dayandırmaktır. Kanun yolu için istinaf ve temyiz rehberimize bakınız.
Sendikal Baskı ve Çalışma Özgürlüğüne Karşı Suçlarda Hukuki Destek
Sendikal baskı dosyalarında ceza şikayeti, sendikal tazminat ve işe iade süreçleri birlikte planlanmalıdır. Müşteki vekilliği veya müdafilik için Ankara ceza avukatı desteği almak üzere büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Sendikaya üye olduğum için tehdit edilmek suç mudur?
Evet. Bir kişiyi sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikadan ayrılmaya ya da sendika faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi, TCK 118/1 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşması için tehdidin kullanılması yeterlidir; sendikadan gerçekten ayrılmış olmanız aranmaz. Suç şikayete bağlı değildir.
İşverenin sendikadan istifa etmezsen işten çıkarırım demesi bu suçu oluşturur mu?
İşten çıkarma, işçi bakımından ağır bir kötülüktür ve bunun sendika tercihi nedeniyle yapılacağının bildirilmesi, kişinin karar özgürlüğünü doğrudan hedef alan bir tehdit niteliği taşır. Bu nedenle böyle bir söz, somut olayın koşullarına göre birinci fıkradaki suçu oluşturabilir. Buna karşılık işverenin sendika hakkında olumsuz görüş bildirmesi veya tercihini açıklaması, korkutma düzeyine ulaşmadıkça suç değildir. Sözün içeriği, söyleniş biçimi ve bağlamı delille ortaya konulmalıdır.
Belirli bir sendikaya üye olmaya zorlanmak da suç mudur?
Evet. Sendika özgürlüğü, üye olma özgürlüğü kadar üye olmama ve dilediği sendikayı seçme özgürlüğünü de kapsar. Kanun, bir kimseyi sendikaya üye olmaya zorlamayı da aynı şekilde cezalandırır. Fail işveren olabileceği gibi bir sendika temsilcisi veya iş arkadaşı da olabilir.
Sendikal nedenle işten çıkarılmak TCK 118 kapsamına girer mi?
Fesih tek başına birinci fıkradaki suçu oluşturmaz; çünkü bu fıkra cebir veya tehdit arar. Ancak fesih öncesinde işçi tehdit edilmişse birinci fıkra, fesihler sendikanın iş yerindeki faaliyetini engellemek amacıyla ve hukuka aykırı biçimde yapılmışsa ikinci fıkra gündeme gelebilir. Ceza şikayetinden bağımsız olarak işçi, sendikal tazminat ve işe iade talebinde bulunabilir; bu taleplerin süreleri kısadır.
Ceza şikayeti ile işe iade davası aynı anda yürütülebilir mi?
Evet. İki yol birbirinden bağımsızdır ve birlikte yürütülebilir. İşe iade ve sendikal tazminat talepleri iş mahkemesinde, arabuluculuk aşamasından sonra görülür; ceza şikayeti ise savcılığa yapılır ve baskıyı uygulayan gerçek kişilere yönelir. İş mahkemesinin feshin sendikal nedenle yapıldığına ilişkin kararı ceza dosyasında delil olarak değerlendirilir, ancak mahkumiyet için ayrıca failin kastının ispatı gerekir.
