Ceza Hukuku
Dilencilik Suçu: Çocukların Dilendirilmesi (TCK 229)

Dilencilik suçu, TCK m.229’da düzenlenen ve çocukların ya da beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumdaki kişilerin dilencilikte araç olarak kullanılmasıyla oluşan suçtur; cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Yetişkinin kendi adına dilenmesi suç değil, idari para cezası gerektiren bir kabahattir; cezalandırılan, dilenen değil dilendiren kişidir. Suç, çocuğu dilenmeye göndermekle işlenebileceği gibi, dilenirken çocuğu acıma duygusu uyandırmak için yanında bulundurmakla da işlenir; kucağında bebekle dilenmek bu kapsamdadır. Suçun anne, baba, kardeş, amca, dayı gibi üçüncü dereceye kadar hısımlar veya eş tarafından işlenmesi halinde ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bir kat artırılır. Mağdurun rızası ve failin yoksulluğu suçu ortadan kaldırmaz. Yargıtay’a göre mahkumiyet için sanığın mağduru dilencilikte nasıl kullandığı kararda somut olarak gösterilmelidir. Suç şikayete bağlı değildir ve asliye ceza mahkemesinde yargılanır; dilendirilen çocuk hakkında ayrıca koruma tedbirleri uygulanır.

Kucağında Bebekle Dilenen Kadın ve Kavşaktaki Çocuklar

Bir kavşakta, kırmızı ışıkta duran araçların arasında yedi sekiz yaşlarında çocuklar dolaşır; biraz ileride bir yetişkin onları izler ve topladıkları parayı alır. Bir cami çıkışında bir kadın, kucağında uyuyan bir bebekle avuç açar. Bir başka köşede tekerlekli sandalyedeki zihinsel engelli bir genç, her sabah biri tarafından getirilip akşam alınır.

Bu sahnelerde dilenen kişi ile cezalandırılan kişi aynı değildir. Türk hukukunda dilenmek suç değil, idari para cezası gerektiren bir kabahattir. Suç olan, çocukların ve kendini idare edemeyecek durumdaki kişilerin dilencilikte araç olarak kullanılmasıdır ve cezası bir yıldan başlar. Bu rehberde dilencilik suçunun şartlarını, kabahatle ayrımını, anne babalar bakımından ağırlaşan cezayı ve çocuğun korunmasına ilişkin tedbirleri bulacaksınız.

Dilencilik Suçu Nedir? TCK 229’un Kapsamı

m.229

Genel ahlaka karşı bir suç

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.229’un birinci fıkrasına göre çocukları veya beden ya da ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İkinci fıkraya göre suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde ceza yarı oranında; üçüncü fıkraya göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bir kat artırılır.

Madde gerekçesine göre çocukların ve fiziksel ya da zihinsel engellilerin dilencilikte araç olarak kullanılmasıyla başkalarının yardımseverlik ve acıma duyguları istismar edilmekte ve haksız kazanç sağlanmaktadır. Hüküm hem bu kişileri sömürüden hem de toplumun yardımlaşma duygusunu kötüye kullanılmaktan korur.

Başlık TCK 229’da Durum
Temel ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis
Hısım veya eş tarafından Ceza yarı oranında artırılır: 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya
Örgüt faaliyeti çerçevesinde Ceza bir kat artırılır: 2 yıldan 6 yıla
Mağdur Çocuk (18 yaşını doldurmamış kişi) veya beden ya da ruh bakımından kendini idare edemeyen kişi
Şikayet ve uzlaştırma Şikayete bağlı değil; uzlaştırma kapsamında değil
Görevli mahkeme ve zamanaşımı Asliye ceza mahkemesi; 8 yıl

Dilenmek Suç mu, Dilendirmek mi? Kabahat ile Suç Ayrımı

Durum Hukuki Niteliği Yaptırım
Yetişkinin kendi adına dilenmesi Kabahat (Kabahatler Kanunu m.33) İdari para cezası; dilencilikten elde edilen gelire el konulur ve mülkiyeti kamuya geçirilir
Çocuğun kendi başına, kimsenin yönlendirmesi olmadan dilenmesi Çocuk bakımından suç yok Çocuk Koruma Kanunu uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirler
Çocuğu veya engelliyi dilendirmek ya da yanında bulundurarak dilenmek Suç (TCK 229) 1-3 yıl hapis; nitelikli hallerde artırım
Çocukları organize biçimde toplayıp dilendirmek Suç (TCK 229/3) ve koşulları varsa başka suçlar 2-6 yıl hapis; ayrıca örgüt ve insan ticareti hükümleri tartışılır

Kanun koyucu dilenmenin kendisini cezalandırmamış, yoksulluğu bir suç olarak görmemiştir. Yetişkinin dilenmesi bir kabahattir ve kolluk ya da belediye zabıtası tarafından idari para cezası uygulanır. Buna karşılık bir başkasının, özellikle kendini koruyamayacak durumdaki bir kişinin bu amaçla kullanılması, o kişinin sömürülmesi anlamına geldiğinden suç sayılmıştır.

Dilencilikte araç olarak kullanılan çocuk veya engelli kişi bu suçun faili değil mağdurudur; hakkında ceza soruşturması değil, koruma tedbirleri gündeme gelir. İdari para cezalarına karşı başvuru yolları için idari para cezasına itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Suçun Şartları: Mağdur, Araç Olarak Kullanma ve Kast

Şart Ne Aranır? Açıklama
1. Mağdurun niteliği Çocuk ya da beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kişi Yaşlılık tek başına yeterli değil; kişinin kendini idare edemeyecek durumda olması aranır
2. Dilencilik Karşılıksız para veya yardım istenmesi Bir mal veya hizmet sunulması halinde dilencilik niteliği tartışılır
3. Araç olarak kullanma Mağdurun dilendirilmesi veya acıma duygusu uyandırmak için dilenme sırasında kullanılması Çocuğu sokağa göndermek de, kucakta bebekle dilenmek de bu kapsamdadır
4. Kast Mağdurun bu amaçla kullanıldığını bilme ve isteme Mağdurun rızası suçu ortadan kaldırmaz

Araç olarak kullanma iki biçimde ortaya çıkar. Birincisinde fail, mağduru doğrudan dilenmeye gönderir veya zorlar ve topladığı parayı alır. İkincisinde fail kendisi dilenir, ancak yanında bulundurduğu çocuğu veya engelli kişiyi acıma duygusu uyandırmak için kullanır; kucağında bebekle dilenen yetişkin bu ikinci halin tipik örneğidir. Her iki durumda da suç oluşur.

Sınırdaki durumlar tartışmalıdır. Çocuğa mendil, su veya çiçek gibi küçük bir mal sattırılması görünüşte bir satıştır; ancak satışın göstermelik olduğu, asıl amacın acıma duygusuna seslenerek karşılıksız para toplamak olduğu durumlarda dilencilik niteliği kabul edilebilir. Bu nedenle mahkeme, fiilin gerçekte ne olduğunu, mağdurun nasıl kullanıldığını ve failin bu kullanımdaki rolünü somut olarak ortaya koymak zorundadır. Mağdurun çocuk olup olmadığı nüfus kaydıyla; kendini idare edememe hali ise sağlık raporuyla belirlenir.

Avukata Sor

Hakkınızda çocuğu dilencilikte kullanma suçlamasıyla işlem başlatıldıysa veya çocuğunuz hakkında koruma tedbiri kararı verildiyse, ceza dosyası ile tedbir sürecini birlikte bir avukatla değerlendirin.

Avukata Sor

Ceza, Nitelikli Haller ve Ceza Hesabı

Durum Temel Ceza (alt sınır) Takdiri İndirim (1/6) Sonrası Olası Sonuç
Yabancı bir çocuğu dilendirme (229/1) 1 yıl 10 ay Adli para cezasına çevirme, erteleme veya HAGB
Anne, baba, kardeş, amca, dayı veya eş tarafından (229/2) 1 yıl 6 ay 1 yıl 3 ay Erteleme veya HAGB; paraya çevrilemez
Örgüt faaliyeti çerçevesinde (229/3) 2 yıl 1 yıl 8 ay Erteleme veya HAGB sınırda mümkün; ayrıca örgüt suçundan ceza

İkinci fıkradaki artırım, ilk bakışta şaşırtıcı görünse de kanunun bilinçli tercihidir: çocuğu korumakla yükümlü olan yakınların onu sömürmesi daha ağır bir haksızlık olarak kabul edilmiştir. Üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları bu kapsamdadır; yani anne, baba, büyükanne, büyükbaba, kardeş, amca, dayı, hala, teyze ve eşin aynı derecedeki hısımları. Uygulamadaki dosyaların büyük bölümü bu fıkraya girer.

Birden fazla çocuğun dilendirilmesi halinde her mağdur bakımından ayrı suç oluşup oluşmadığı, fiillerin aynı suç işleme kararı kapsamında işlenip işlenmediğine göre zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işleme halinde fail ayrıca suç işlemek amacıyla örgüt kurma hükümlerinden sorumlu tutulur. Sonuç cezanın seçenekleri için adli para cezası, cezanın ertelenmesi ve HAGB rehberlerimize bakabilirsiniz.

Yargıtay Kararı ve Yerleşik İlkeler

Dilencilik suçunda yayımlanmış Yargıtay kararı azdır; dosyaların çoğu ilk derecede, çoğunlukla hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme ile sonuçlanır ve kanun yoluna taşınmaz. Aşağıda bu suça ilişkin bir Yargıtay kararı ile uygulamaya yön veren ilkeler yer almaktadır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi – E. 2010/7644, K. 2013/5854, T. 19.03.2013

Suçun nasıl oluştuğu kararda tartışılmalıdır

Olay: Sanık hakkında hırsızlık suçunun yanında, bir kişiyi dilencilikte araç olarak kullandığı iddiasıyla da dava açılmış ve yerel mahkeme her iki suçtan mahkumiyet kararı vermiştir.

Yargıtay’ın değerlendirmesi: Daire, dilencilikte araç kullanma suçu bakımından, suçun ne suretle oluştuğunun karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkumiyet için yalnızca mağdurun dilenirken görülmüş olması yeterli değildir; sanığın mağdurla ilişkisi ve onu dilencilikte nasıl kullandığı gerekçede somut olarak gösterilmelidir.

Uygulama için anlamı: karar, bu suçta ispatın merkezine sanık ile mağdur arasındaki bağı koyar. Çocuğun sokakta dilendiğinin tespiti tek başına kimin sorumlu olduğunu göstermez; çocuğu kimin gönderdiği, parayı kimin aldığı, sanığın olay yerinde bulunup bulunmadığı ve çocuk üzerinde fiili bir hakimiyetinin olup olmadığı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır. Savunma, bu bağın delille kurulmadığı hallerde gerekçe eksikliğini ileri sürmelidir. İddia makamı bakımından ise kolluk tutanağının yanında çocuğun uzman eşliğinde alınan beyanı, kamera kayıtları ve gözlem tutanakları belirleyicidir.

Yerleşik ilke

Dilenen kişi değil, dilendiren kişi cezalandırılır

İlke: TCK 229 yalnızca başkasını dilencilikte araç olarak kullanan kişiyi cezalandırır. Kendi adına dilenen yetişkin bu suçun faili olamaz; fiili kabahattir. Dilendirilen çocuk veya engelli kişi ise mağdurdur.

Sonucu: kucağında kendi çocuğuyla dilenen kişi bakımından iki ayrı değerlendirme yapılır. Kendi dilenmesi kabahattir; çocuğunu acıma duygusu uyandırmak için kullanması ise suçtur ve yakın hısım olduğu için ceza artırılarak verilir.

Uygulama için anlamı: suç vasfı belirlenirken çocuğun olaydaki rolü netleştirilmelidir. Çocuğun yalnızca bakacak kimse olmadığı için ebeveynin yanında bulunması ile dilenmenin bir parçası olarak kullanılması aynı değildir; savunma bu ayrım üzerine kurulabilir, ancak çocuğun sürekli ve bilinçli biçimde bu ortamda bulundurulması kullanma iradesini gösterir.

Yerleşik ilke

Mağdurun rızası ve yoksulluk savunması

İlke: Mağdur çocuk veya kendini idare edemeyen bir kişi olduğundan, rızası hukuken geçerli değildir ve suçun oluşmasını engellemez. Failin yoksulluk içinde bulunması da fiili hukuka uygun hale getirmez.

Sonucu: ekonomik durum, zorunluluk hali koşulları oluşmadıkça suçu ortadan kaldırmaz; ancak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde, takdiri indirimde ve erteleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında dikkate alınır.

Uygulama için anlamı: savunmada ailenin sosyal ve ekonomik durumu belgelerle ortaya konulmalı; sosyal yardım başvuruları, çocuğun okula devamı ve ailenin çocuğu bu ortamdan uzaklaştırmak için attığı adımlar dosyaya sunulmalıdır. Bu veriler hem ceza tayini hem de çocuk hakkında verilecek koruma tedbirinin niteliği bakımından önemlidir.

Çocuğun Korunması ve İlgili Diğer Suçlar

Hüküm Konu Sonuç
Çocuk Koruma Kanunu Korunma ihtiyacı olan çocuk Danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri; gerektiğinde kurum bakımı
Türk Medeni Kanunu Velayetin kötüye kullanılması Çocuğun aileden alınması, velayetin kaldırılması
TCK 232 Kötü muamele Birlikte yaşadığı kişiye kötü muamelede bulunma
TCK 233 Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali Bakım, eğitim ve gözetim yükümlülüğünün ihlali
TCK 80 İnsan ticareti Çocukların zorla çalıştırmak veya hizmet ettirmek amacıyla tedarik edilmesi, sevk edilmesi, barındırılması

Ceza davası, çocuğun korunması bakımından tek başına yeterli değildir. Dilendirildiği tespit edilen çocuk hakkında sosyal hizmet birimlerine bildirim yapılır ve mahkemece koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilir. Çocuğun sürekli biçimde sömürüldüğü, okula gönderilmediği veya şiddete maruz kaldığı durumlarda velayete ilişkin tedbirler ve diğer suçlar da gündeme gelir. Çocukların başka bölgelerden toplanarak organize biçimde dilendirildiği olaylarda ise insan ticareti suçu araştırılmalıdır.

İhbar, Soruşturma ve Savunmada İzlenecek Yol

Taraf Yapılması Gereken Dikkat
Vatandaş Çocuğun dilendirildiğini gördüğünde kolluğa veya sosyal hizmet hattına bildirmek Çocuğu kendi başına alıkoymaya veya sorgulamaya çalışmamak
İhbar eden Yer, zaman ve kişileri mümkün olduğunca belirtmek Bkz. savcılığa şikayet nasıl yapılır
Şüpheli İfade öncesinde müdafi ile görüşmek; çocukla ilişkisini ve olayın koşullarını açıklamak Bkz. ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım
Yargılamada Sanık ile mağdur arasındaki bağın ve kullanma fiilinin somut delille gösterilmesini istemek Gerekçe eksikliği bozma nedenidir
Aile Sosyal yardım ve destek başvurularını yapmak; çocuğun eğitimine devamını sağlamak Koruma tedbirlerine uyum, ceza tayininde de dikkate alınır

Beş Hata

Dilencilik dosyalarında sık yapılan yanlışlar

1) Dilenmenin kendisinin suç olduğunu sanmak: yetişkinin dilenmesi kabahattir; suç, çocuğun veya engellinin kullanılmasıdır. 2) Çocuk benim, istediğimi yaparım savunması: yakınlık cezayı azaltmaz, tersine yarı oranında artırır. 3) Çocuğun rızasına dayanmak: çocuğun rızası hukuken geçersizdir. 4) Satış görüntüsüne güvenmek: göstermelik satış, dilencilik niteliğini ortadan kaldırmaz. 5) Ceza dosyasını koruma tedbirlerinden ayrı düşünmek: tedbirlere uyulmaması hem yeni bir soruşturmaya hem de çocuğun aileden alınmasına yol açabilir.

Doğru strateji; sanık ile mağdur arasındaki bağın ve kullanma fiilinin ispatını tartışmak, ailenin sosyal durumunu belgelemek, çocuğun korunmasına ilişkin tedbirlere uyumu sağlamak ve sonuç ceza bakımından seçenek yaptırımları talep etmektir. Kanun yolu için istinaf ve temyiz rehberimize bakınız.

Çocukların Korunmasına İlişkin Ceza Dosyalarında Hukuki Destek

Bu dosyalarda ceza yargılaması ile çocuk hakkındaki koruma tedbirleri birlikte yürür ve birbirini etkiler. Müdafilik ve süreç takibi için Ankara ceza avukatı desteği almak üzere büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Ceza Avukatı

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Dilencilik yapmak suç mudur?

Yetişkin bir kişinin kendi adına dilenmesi suç değil, kabahattir; idari para cezası uygulanır ve dilencilikten elde edilen gelire el konulur. Suç olan, çocukların veya beden ya da ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumdaki kişilerin dilencilikte araç olarak kullanılmasıdır. Bu suçun cezası TCK 229 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

Çocuğunu dilendiren anne veya babanın cezası nedir?

Suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Buna göre çocuğunu dilendiren anne veya baba bir yıl altı aydan dört yıl altı aya kadar hapis cezası ile karşılaşır. Ayrıca çocuk hakkında koruma tedbirleri uygulanır ve koşulları varsa velayete ilişkin tedbirler gündeme gelir.

Kucağında bebekle dilenmek bu suçu oluşturur mu?

Evet. Suç yalnızca çocuğu dilenmeye göndermekle değil, dilenirken çocuğu acıma duygusu uyandırmak için yanında bulundurmakla da işlenir. Kucağında bebekle dilenen kişi, çocuğu dilencilikte araç olarak kullanmış sayılır; çocuk kendi çocuğuysa ceza yarı oranında artırılır. Kişinin kendi dilenmesi ise ayrıca kabahat olarak değerlendirilir.

Çocuğa mendil veya su sattırmak dilencilik sayılır mı?

Gerçek bir satış faaliyeti dilencilik değildir; ancak çocuğun çalıştırılması başka yönlerden hukuka aykırı olabilir. Satışın göstermelik olduğu, asıl amacın çocuğun durumuna duyulan acımadan yararlanarak karşılıksız para toplamak olduğu durumlarda ise fiil dilencilik olarak nitelendirilebilir. Mahkeme, olayın gerçek niteliğini ve çocuğun nasıl kullanıldığını somut delillerle belirlemek zorundadır.

Dilendirilen bir çocuk gördüğümde ne yapmalıyım?

Durumu kolluğa veya sosyal hizmet birimlerine bildirin; yer, zaman ve gördüklerinizi mümkün olduğunca açık aktarın. Suç şikayete bağlı olmadığından bildirim üzerine resen soruşturma yapılır ve çocuk hakkında koruma tedbirleri değerlendirilir. Çocuğu kendiniz alıkoymaya veya yanındaki kişilerle tartışmaya çalışmayın; bu hem çocuğu hem sizi riske sokabilir.

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir; Hacettepe Üniversitesi Bilişim Hukuku yüksek lisans mezunudur. Ceza ve ceza muhakemesi hukuku alanında; çocuklara karşı işlenen suçlar, genel ahlaka karşı suçlar ve çocuk koruma tedbirlerine ilişkin süreçlerde şüpheli ve sanık müdafiliği ile mağdur vekilliği hizmeti sunmaktadır.

Ankara Barosu’na kayıtlı lisanslı avukat. Ankara Barosu Sicil No: 29221

Baro Doğrulaması – Avukat Profili



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir