Aile Hukuku
Zina Halinde Mal Paylaşımı ve Tazminat (TMK 161, 236)

Zina halinde mal paylaşımı, Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesindeki özel kurala tabidir. Kural olarak edinilmiş malların artık değeri eşler arasında eşit paylaşılır. Boşanma zina sebebiyle gerçekleşmişse hakim, kusurlu eşin payını azaltabilir veya tümüyle kaldırabilir. Bunun için davanın zina sebebine dayanması ve tasfiyede açıkça talepte bulunulması gerekir. Aldatılan eş ayrıca maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Zina yapan eş çoğu durumda yoksulluk nafakası alamaz. İştirak nafakası ve velayet ise çocuğun yararına göre belirlenir ve zinadan kendiliğinden etkilenmez. Yargıtay’ın 2018 tarihli içtihadı birleştirme kararına göre üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez. Tazminat talepleri boşanma kesinleştikten sonra bir yıl içinde ileri sürülmelidir.

Aldatan Eş Malların Yarısını Alır mı?

Yirmi yıllık evlilikte bir ev ve bir araç alınmıştır. İkisi de eşlerden birinin üzerinedir. Zina ortaya çıkar ve boşanma davası açılır. Aldatılan eşin sorusu nettir. Beni aldatan kişi bu malların yarısını yine de alacak mı?

Kural olarak evlilik içinde edinilen mallar eşit paylaşılır ve kusur bu paylaşımı etkilemez. Zina bu kuralın önemli bir istisnasıdır. Zina halinde mal paylaşımı hakim kararıyla değiştirilebilir. Bu rehber zinanın mal paylaşımına, tazminata ve nafakaya etkisini anlatır.

Zina Halinde Mal Paylaşımı: TMK 236’nın Özel Kuralı

TMK m.236/2

Kusurlu eşin payı azaltılabilir veya kaldırılabilir

Türk Medeni Kanunu m.236’ya göre her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası bir istisna getirir. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir.

Bu hüküm kendiliğinden uygulanmaz. İki şartı vardır. Boşanma kararı zina sebebine dayanmalıdır. Ayrıca payın azaltılması veya kaldırılması talep edilmelidir.

Başlık Kural
Olağan paylaşım Edinilmiş malların artık değeri eşit paylaşılır
Zina halinde Kusurlu eşin payı azaltılabilir veya tümüyle kaldırılabilir
Karar Hakimin takdirindedir, hakkaniyete göre verilir
Ön şart Boşanmanın zina sebebiyle gerçekleşmiş olması
Kapsam Edinilmiş mallardaki katılma alacağı

Bu nedenle davanın hangi sebebe dayandığı mali sonucu değiştirir. Aynı olay yalnızca evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle ileri sürülürse bu özel hüküm uygulanmaz. Zinanın şartları için zina sebebiyle boşanma rehberimize ve TMK 161 yazımıza bakabilirsiniz.

Payın Azaltılması veya Kaldırılması Nasıl İstenir?

Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasından ayrı bir davadır. Boşanma davasıyla birlikte açılabilir veya boşanma kesinleştikten sonra ayrıca istenebilir. Mahkeme tasfiyeyi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra sonuçlandırır.

Aşama Yapılması Gereken
Boşanma davası Davayı zina sebebine dayandırın ve zinayı ispat edin
Karar Boşanma kararında zina sebebinin kabul edildiğinden emin olun
Tasfiye davası Kusurlu eşin katılma alacağının azaltılmasını veya kaldırılmasını açıkça talep edin
Değerlendirme Hakim evliliğin süresini, zinanın koşullarını ve hakkaniyeti gözetir

Azaltma veya kaldırma yalnızca kusurlu eşin alacağını etkiler. Aldatılan eşin kendi katılma alacağı aynen kalır. Örneğin ev aldatılan eşin üzerineyse, aldatan eşin bu evden isteyeceği pay azaltılabilir veya kaldırılabilir.

Kişisel mallar bu hesabın dışındadır. Evlenmeden önce edinilen mallar, miras ve bağış yoluyla gelen değerler zaten paylaşıma girmez. Ziynet eşyaları da ayrı kurallara tabidir. Hüküm yalnızca evlilik içinde çalışılarak edinilen mallardaki payı ilgilendirir.

Zina halinde mal paylaşımı ve tazminat: temel bilgiler

Zina halinde mal paylaşımı ve tazminat: temel bilgiler

Zina ve Maddi Tazminat

Maddi tazminat, boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen eşe tanınan bir haktır. Talep eden eş kusursuz veya daha az kusurlu olmalıdır. Zina halinde aldatılan eş bu şartı çoğu zaman karşılar.

Şart Açıklama
Kusur durumu Talep eden kusursuz veya daha az kusurlu olmalı
Karşı tarafın kusuru Zina yapan eş kusurludur
Zarar Boşanma nedeniyle kaybedilen mevcut veya beklenen menfaat
Miktar Tarafların ekonomik durumu, evliliğin süresi ve kusur gözetilerek belirlenir
Ödeme biçimi Toptan veya irat biçiminde

Beklenen menfaat geniş bir kavramdır. Eşin desteğinden yoksun kalmak, evlilik birliğinin sağladığı yaşam düzeyini kaybetmek bu kapsamdadır. Mahkeme belirli bir formül uygulamaz. Hakkaniyete uygun bir tutar belirler.

Maddi tazminat ile mal paylaşımı birbirinden farklıdır. Biri boşanmanın yarattığı zararı karşılar. Diğeri evlilikte edinilen malların tasfiyesidir. İkisi birlikte istenebilir ve biri diğerinin yerine geçmez.

Avukata Sor

Zina sebebiyle boşanmada mali haklar, davanın nasıl açıldığına bağlıdır. Mal paylaşımı ve tazminat taleplerinizi dava açmadan önce bir avukatla planlayın.

Avukata Sor

Zina ve Manevi Tazminat

Manevi tazminat, boşanmaya yol açan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşe verilir. Zina, kişilik hakkına yönelik ağır bir saldırı olarak kabul edilir. Bu nedenle zina ispatlandığında manevi tazminat talepleri çoğunlukla kabul görür.

Etken Tazminata Etkisi
Zinanın süresi ve biçimi Uzun süren ve açıkça yaşanan ilişki tutarı artırır
Olayın çevrede duyulması Aldatılan eşin uğradığı zararı ağırlaştırır
Evliliğin süresi Uzun evliliklerde tutar yükselir
Tarafların ekonomik durumu Tutar, ödeyecek eşin gücüyle orantılı belirlenir
Aldatılan eşin kusuru Kusuru varsa tutar azalır veya talep reddedilir

Manevi tazminatın amacı zenginleştirmek değil, duyulan acıyı bir ölçüde hafifletmektir. Bu nedenle mahkemeler ölçülü tutarlar belirler. Tutar, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre takdir edilir.

Tazminat talepleri boşanma davasında ileri sürülebilir. Boşanma davasında istenmemişse karar kesinleştikten sonra bir yıl içinde ayrı dava açılabilir. Bu süre geçerse talep zamanaşımına uğrar.

Nafaka, Velayet ve Üçüncü Kişiden Tazminat

Konu Zinanın Etkisi
Yoksulluk nafakası Kusuru daha ağır olan eş isteyemez. Zina yapan eş çoğu durumda bu nafakayı alamaz
Tedbir nafakası Dava süresince ihtiyaca göre verilir, kusur aranmaz
İştirak nafakası Çocuk içindir, zinadan etkilenmez
Velayet Zina tek başına belirleyici değildir. Çocuğun üstün yararı esas alınır
Üçüncü kişiden tazminat Evli kişiyle ilişkiye giren üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez

Velayet konusunda yaygın bir yanılgı vardır. Aldatan eş velayeti kendiliğinden kaybetmez. Mahkeme, hangi ebeveynin çocuğun bakımını ve gelişimini daha iyi sağlayacağına bakar. Zina ancak çocuğun yararını doğrudan etkiliyorsa dikkate alınır.

Üçüncü kişiye karşı tazminat konusu uzun süre tartışılmıştır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu bu tartışmayı 2018 yılında sonuçlandırdı. Karara göre evli kişiyle ilişkiye giren üçüncü kişiden, aldatılan eş manevi tazminat isteyemez. Tazminat yalnızca aldatan eşten istenebilir.

Nafaka konuları için iştirak nafakası ve süresiz nafaka rehberlerimize bakabilirsiniz. Nafakanın sonradan değiştirilmesi için nafakanın kaldırılması davası yazımız yol göstericidir.

Yargıtay Uygulaması ve Yerleşik İlkeler

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu – E. 2017/5, K. 2018/7, T. 06.07.2018

Üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez

Konu: Evli bir kişiyle birlikte olan üçüncü kişinin, aldatılan eşe karşı manevi tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda Yargıtay daireleri arasında görüş ayrılığı vardı.

Karar: Büyük Genel Kurul, evlilik birliğinden doğan sadakat yükümlülüğünün yalnızca eşleri bağladığı sonucuna vardı. Üçüncü kişinin bu yükümlülüğe katılması nedeniyle aldatılan eşe karşı manevi tazminat sorumluluğu doğmaz.

Uygulama için anlamı: aldatılan eş tazminat taleplerini aldatan eşe yöneltmelidir. Üçüncü kişiye karşı açılacak dava bu karar nedeniyle sonuç vermez. Üçüncü kişinin ayrıca hakaret gibi başka bir haksız fiili varsa bu ayrı değerlendirilir.

Yargıtay’ın yerleşik ilkesi

Pay azaltması için boşanmanın zina sebebiyle gerçekleşmesi gerekir

İlke: Kusurlu eşin artık değerdeki payının azaltılması veya kaldırılması, boşanmanın zina veya hayata kast sebebiyle gerçekleşmesine bağlıdır. Boşanma başka bir sebebe dayanıyorsa bu hüküm uygulanmaz.

Sonucu: aldatma olgusu davada ileri sürülmüş olsa bile, karar evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanıyorsa pay azaltması istenemez.

Uygulama için anlamı: dava dilekçesinde zina sebebine açıkça dayanılmalı ve kararda bu sebebin kabul edildiği kontrol edilmelidir. Karar yalnızca genel sebebe dayanıyorsa bu yönden kanun yoluna başvurulması düşünülmelidir.

Yargıtay’ın yerleşik ilkesi

Tazminat talepleri ayrı ayrı ve açıkça istenmelidir

İlke: Maddi tazminat, manevi tazminat ve mal rejiminden doğan alacak ayrı taleplerdir. Mahkeme talep edilmeyen bir kalem hakkında karar veremez.

Sonucu: yalnızca boşanma isteyen eş, tazminat hakkında karar alamaz. Bu talepler sonradan ancak süresi içinde ayrı dava ile istenebilir.

Uygulama için anlamı: dava dilekçesinde her talep ayrı başlıkla ve tutarıyla yazılmalıdır. Süreler aşağıdaki bölümde yer alır.

Talepleri Kaybetmemek İçin İzlenecek Yol

Talep Süre
Zina sebebiyle boşanma davası Öğrenmeden itibaren 6 ay, her halde 5 yıl
Maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası Boşanma davasında veya kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde
Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl

Beş Hata

Mali taleplerde sık yapılan yanlışlar

1) Davayı zinaya dayandırmayıp pay azaltması imkanını kaybetmek. 2) Tasfiye davasında payın azaltılmasını açıkça talep etmemek. 3) Tazminatı boşanma davasında istemeyip bir yıllık süreyi kaçırmak. 4) Üçüncü kişiye karşı tazminat davası açmak. 5) Zinayı affedip mali haklarını da kaybetmek.

Doğru yol, davayı baştan zina sebebine dayandırmak ve bütün talepleri açıkça ileri sürmektir. Süre için zina davası açma süresi, af için aldatan eşi affetmek, delil için zina davasında delil yazılarımıza bakabilirsiniz.

Boşanmada Mal Paylaşımı ve Tazminat Davaları

Payın azaltılması, tazminat ve nafaka talepleri ayrı ayrı ve süresinde ileri sürülmelidir. Dava stratejisi ve takibi için Ankara boşanma avukatı ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Boşanma Avukatı

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir. Ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Zina ispatlanırsa aldatan eş mal paylaşımından pay alabilir mi?

Kural olarak edinilmiş mallar eşit paylaşılır. Ancak boşanma zina sebebiyle gerçekleşmişse hakim, kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya tümüyle kaldırabilir. Bu karar kendiliğinden verilmez. Tasfiye davasında açıkça talep edilmesi gerekir.

Aldatılan eş hangi tazminatları isteyebilir?

Aldatılan eş maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat, boşanma nedeniyle kaybedilen mevcut veya beklenen menfaatleri karşılar. Manevi tazminat, kişilik hakkına yapılan saldırı nedeniyle verilir. Talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir.

Eşimin birlikte olduğu kişiden tazminat isteyebilir miyim?

Hayır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2018 tarihli kararına göre evli kişiyle ilişkiye giren üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez. Sadakat yükümlülüğü yalnızca eşleri bağlar. Tazminat talebinizi aldatan eşinize yöneltmeniz gerekir.

Aldatan eş nafaka alabilir mi?

Yoksulluk nafakasını ancak kusuru daha ağır olmayan eş isteyebilir. Zina yapan eş çoğu durumda daha ağır kusurlu sayıldığından bu nafakayı alamaz. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ise zinadan etkilenmez. Dava süresince verilen tedbir nafakasında da kusur aranmaz.

Zina yapan eş çocuğun velayetini kaybeder mi?

Kendiliğinden kaybetmez. Velayet kararında tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme, hangi ebeveynin çocuğun bakımını ve gelişimini daha iyi sağlayacağını değerlendirir. Zina ancak çocuğun yararını doğrudan olumsuz etkiliyorsa dikkate alınır.

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir. Hacettepe Üniversitesi Bilişim Hukuku yüksek lisans mezunudur. Aile hukuku alanında boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi davalarında danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Ceza ve bilişim hukuku birikimini, dijital delillerin hukuka uygunluğu konusunda aile hukuku dosyalarına da yansıtmaktadır.

Ankara Barosu’na kayıtlı lisanslı avukat. Ankara Barosu Sicil No: 29221

Baro Doğrulaması – Avukat Profili



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir