Genel
Süresiz Nafaka İptal Edildi mi? AYM Kararı ve 2027 Takvimi

Süresiz nafaka tamamen kaldırılmadı; Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki süresiz olarak ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı ve iptal hükmü, yayımdan dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar süresiz olarak ibaresi yürürlükte kalır ve mahkemelerin mevcut uygulamayı sürdürmesi beklenir. Yoksulluk nafakası kurumu devam ediyor: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilecek; değişen, nafakanın ne kadar süreyle bağlanacağıdır. Mahkeme, hakime evliliğin süresi, alacaklının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile kendi geçimini sağlama kapasitesi gibi ölçütlere göre süre belirleme yetkisi tanıyan ve yaşam boyu nafakanın hangi koşullarda mümkün olacağını açıkça gösteren bir düzenleme istemektedir. Karar geriye yürümez: halen ödenen nafakalar kendiliğinden sona ermez, azalmaz veya süreye bağlanmaz; nafakayı kesmek icra takibi ve faiz riski doğurur. Adalet Bakanlığı yeni bir düzenleme sunulacağını açıkladı ve basına göre konu Ekim 2026’da Meclis’e gelmesi beklenen 13. Yargı Paketi’nde yer alacak; 30 Eylül 2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmuş bir kanun teklifi yoktur. Nafakanın bugün de kaldırılabileceği haller TMK 176’da düzenlenir: alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümünde kendiliğinden, alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır; mali durum değişirse artırma veya azaltma istenebilir.

Son Dakika: 30 Eylül 2026 Güncellemesi

Karar bugün Resmi Gazete’de yayımlandı

Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka kararı, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. İptal hükmü hemen değil, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Bu yazı, kararın tam metni ve kamuya açık resmi açıklamalar esas alınarak avukat gözüyle hazırlandı; yeni kanun teklifi Meclis’e sunulduğunda güncellenecektir. Bugün itibarıyla TBMM’ye sunulmuş bir nafaka düzenlemesi teklifi yoktur.

Süresiz Nafaka İptal Edildi mi, Nafaka Kalktı mı?

Bugün sabah büromuza gelen aramaların hepsi aynı cümleyle başladı: nafakam kesilecek mi, nafakamı kesebilir miyim? Cevap, haber başlıklarından daha karmaşık. Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki süresiz olarak ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Yoksulluk nafakası kurumu kaldırılmadı: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka istemeye devam edebilecek. Değişen, nafakanın ne kadar süreyle bağlanacağı sorusudur ve bu sorunun cevabını büyük ölçüde Meclis’in çıkaracağı yeni kanun belirleyecek. Üstelik iptal hükmü dokuz ay ertelendi: 30 Haziran 2027’ye kadar kanun metni aynen yürürlükte. Bu yazı; kararın künyesini, gerekçesini ve karşıoyunu, 2027 takvimini, halen ödenen nafakaların durumunu, nafakanın bugün de hangi hallerde kaldırılabileceğini ve Meclis’teki düzenleme sürecini adım adım anlatır.

Kararın Künyesi: Anayasa Mahkemesi Kararı ve Resmi Gazete

Başlık Bilgi
Mahkeme Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu
Esas ve karar numarası E.2025/156, K.2026/131
Karar tarihi 4 Haziran 2026
Resmi Gazete 30 Eylül 2026, Sayı 33386
Başvuru yolu İtiraz (somut norm denetimi): Antalya 12. Aile Mahkemesi
İncelenen kural TMK m.175/1’deki süresiz olarak ibaresi
Sonuç İptal; oyçokluğuyla (üç üye karşıoy, bir üye farklı gerekçe)
Yürürlük Yayımdan dokuz ay sonra: 30 Haziran 2027
Dayanak Anayasa maddeleri m.2 (hukuk devleti), m.5 (devletin temel amaç ve görevleri), m.17 (maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkı)

Süresiz Nafaka Ne Demek? TMK 175 ve Yoksulluk Nafakasının Şartları

TMK m.175

Bugünkü metin ve 30 Haziran 2027 sonrası

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Kamuoyunda süresiz nafaka denilen kurum, kanundaki adıyla yoksulluk nafakasıdır. Şartları: boşanma kararı; talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması; talep edenin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması; nafakanın yükümlünün mali gücüyle orantılı belirlenmesi ve talep edilmiş olması. 30 Haziran 2027’den itibaren, o tarihe kadar yeni bir kanun çıkmazsa, maddede süresiz olarak ibaresi yer almayacak; yoksulluk, kusur ve mali güç şartları ise aynen yürürlükte kalacak. Karar yalnızca eşler arasındaki yoksulluk nafakasına ilişkindir: çocuk için ödenen iştirak nafakası ve dava süresince ödenen tedbir nafakası etkilenmez.

Anayasa Mahkemesi Neden İptal Etti? 2012’den 2026’ya Gerekçe ve Karşıoy

2012 Kararından Dönüş

Aynı ibare, farklı sonuç

Anayasa Mahkemesi aynı ibareyi 2012’de incelemiş ve Anayasa’ya aykırı bulmamıştı (E.2011/136, K.2012/72, 17.05.2012; RG 26.06.2012/28335). O kararda Mahkeme, süresiz olarak ibaresinin nafaka alacaklısının her durumda ölünceye kadar nafaka alacağı anlamına gelmediğini kabul etmişti. 2026 kararında Mahkeme şunu tespit ediyor: 2012’den sonra da yargı uygulamasında ibare emredici kabul edilmeye devam etti; hakimin nafakanın süresini belirleme yetkisinin olmadığı yorumu sürdü. Mahkeme bu yaklaşıma örnek olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2017 tarihli, E.2016/8859, K.2017/14407 sayılı kararını gösteriyor: yerel mahkeme, çocuksuz ve kısa süren bir ikinci evlilikte yoksulluk nafakasını iki yılla sınırlandırmış, Yargıtay bu hükmü kanunun hakime süre konusunda takdir yetkisi tanımadığı ve süre sınırlamasının kanuna açık aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle bozmuştu.

Gerekçenin Özü

Süreli nafaka zorunludur demiyor; ölçüt ve takdir yetkisi istiyor

Mahkeme kuralı Anayasa’nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı buldu. Ana hatlar: yoksulluk nafakasının amacı meşrudur ve evlilikten doğan dayanışma yükümlülüğü boşanmadan sonra da belli ölçüde sürebilir; ancak bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeden, kategorik olarak süresiz öngörülmesi, kusursuz olsa bile nafaka ödeyen borçlu için ağır bir külfettir ve devletin alacaklı ile borçlunun çatışan hakları arasında kurmakla yükümlü olduğu makul dengeyi ortadan kaldırır. Mahkemeye göre hakime; evliliğin süresi, alacaklı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu, ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi ölçütlere göre nafakanın süresini belirleme yetkisi tanınmalıdır. Bazı durumlarda sürenin uzatılarak yaşam boyu nafakaya hükmedilmesi de gerekli olabilir; ancak bunun hangi koşullarda mümkün olacağı kanunda açık ve net biçimde gösterilmelidir. Karar, süreli nafaka zorunludur demiyor; hakime süre belirleme yetkisi ve öngörülebilir ölçütler veren bir sistem istiyor.

Karşıoy ve Farklı Gerekçe

Meclis görüşmelerinde yeniden gündeme gelecek argümanlar

Üç üye (Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş, Kenan Yaşar) iptale katılmadı. Karşıoya göre nafakanın merkezinde süre değil ihtiyaç vardır; ölçüt, belirli bir sürenin geçmesi değil yoksulluk halinin devam edip etmediğidir. Mevcut sistem mutlak bir ömür boyu borç doğurmaz; TMK 176’daki kaldırma, azaltma ve toptan ödeme imkanları borçluyu korumaya yeterlidir ve sorun kuralda değil, kuralın katı yorumlanmasındadır. Uzun evliliklerde çocuk bakımı ve ev içi emek nedeniyle eğitim, meslek ve kariyer fırsatlarından vazgeçen eşin gelir kapasitesinde kalıcı kayıplar oluşur; yoksulluk nafakası uygulamada ağırlıklı olarak kadınların ekonomik korunmasına hizmet eder ve Anayasa’nın 10. maddesindeki fiili eşitlik ile 41. maddesindeki ailenin korunması ilkesiyle uyumludur; karşıoy bu noktada CEDAW Komitesi’nin 29 No.lu Genel Tavsiye Kararı’na da atıf yapar. Süreli ya da ihtiyaç temelli model seçimi yasama organına ait bir sosyal politika tercihidir. Bir üye (Yıldız Seferinoğlu) ise iptal sonucuna katılmakla birlikte asıl dayanağın belirlilik ilkesi olması gerektiğini belirtti: kanun metni ile yerleşik uygulama farklı sonuçlara işaret ettiğinden kişiler yükümlülüğün ne kadar süreceğini önceden bilememektedir.

Avukata Sor

Nafaka ve AYM Kararının Dosyanıza Etkisi ve benzeri uyuşmazlıklarda durumunuzu bir avukatla değerlendirin; her dosyada süreler, deliller ve doğru başvuru sırası farklı işler.

Avukata Sor

Süresiz Nafaka Ne Zaman Kalkacak? 9 Aylık Erteleme ve 30 Haziran 2027

Anayasa m.153

İptal, yayımla değil dokuz ay sonra yürürlüğe giriyor

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.153 uyarınca iptal edilen hüküm kural olarak kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı gün yürürlükten kalkar; ancak Anayasa Mahkemesi, gereken hallerde yürürlük tarihini bir yılı geçmemek üzere erteleyebilir. Mahkeme, ibarenin hemen iptal edilmesiyle oluşacak hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edeceğini değerlendirdi ve dokuz aylık süre verdi; bu süre Meclis’in yeni bir düzenleme yapabilmesi içindir. Anayasa m.153/4 ayrıca TBMM’nin, ertelenen iptal kararlarının doğuracağı boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlayacağını öngörür. Pratik sonuç şudur: süresiz nafaka 2026’da kalkmıyor. Süresiz olarak ibaresi 30 Haziran 2027’ye kadar yürürlüktedir; bu tarihe kadar verilecek boşanma kararlarında mahkemelerin yerleşik uygulama doğrultusunda süresiz nafakaya hükmetmeye devam etmesi beklenir. Karar, halen ödenen nafakaları kendiliğinden sona erdirmez, azaltmaz ya da süreye bağlamaz; AYM nafakayı kaldırdı gerekçesiyle ödemeyi kesmek icra takibi ve faiz yükü gibi ciddi sonuçlar doğurabilir; bkz. nafaka icra takibi.

Halen Ödenen Nafakalar ve Nafaka Hangi Hallerde İptal Edilir? (TMK 176)

Kesin Olan ve Belirsiz Olan

Geriye yürümezlik ve geçiş hükmü tartışması

Kesin olan: Anayasa m.153’e göre iptal kararları geriye yürümez; kesinleşmiş mahkeme kararıyla bağlanmış bir süresiz nafaka, iptal yürürlüğe girdi diye kendiliğinden sona ermez. Belirsiz olan: yeni kanunun mevcut nafakalar hakkında bir geçiş hükmü içerip içermeyeceği bilinmiyor. Kanun hiç geçiş hükmü içermeyebilir; bir geçiş hükmü konulursa bunun kesinleşmiş ilamlara etkisi kesin hüküm, hukuki güvenlik ve geriye yürümezlik ilkeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilecektir. Mevcut nafakaların belirli bir takvimle topluca sona erdirilmesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarına sonradan yasama müdahalesi niteliği taşıyacağından ciddi bir anayasal itiraz konusu olur; böyle bir hükmün kanuna yazılması bu sorunu tek başına çözmez.

Durum Sonuç Dayanak ve Rehber
Alacaklının yeniden evlenmesi Nafaka kendiliğinden kalkar TMK 176/3
Taraflardan birinin ölümü Nafaka kendiliğinden kalkar TMK 176/3
Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması Mahkeme kararıyla kaldırılır TMK 176/3; nafakanın kaldırılması davası
Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması (düzenli gelir, mal edinme) Mahkeme kararıyla kaldırılır TMK 176/3
Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi Mahkeme kararıyla kaldırılır TMK 176/3
Borçlunun mali durumunun kötüleşmesi veya hakkaniyet Nafaka azaltılabilir TMK 176/4; nafakanın azaltılması davası
Alacaklının ihtiyacının artması, borçlunun gelirinin yükselmesi Nafaka artırılabilir TMK 176/4; nafakanın artırılması davası
Tarafların anlaşması Nafaka toptan veya belirli süreli ödenebilir TMK 176/1-2

Bu tablo, AYM kararından bağımsız olarak bugün de geçerli olan yolları gösterir. Nafaka ödeyen ve şartları oluşan borçlunun yeni kanunu beklemesine gerek yoktur; kaldırma veya azaltma davası bugün açılabilir. Nafakanın ödenmemesinin cezai boyutu için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali yazımıza bakınız.

Süresiz Nafaka Meclis’te: 13. Yargı Paketi, Yeni Düzenleme ve Senaryolar

Tarih Gelişme Nitelik
4 Haziran 2026 Adalet Bakanı Akın Gürlek, kararı olumlu karşıladığını, bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen hakkaniyete uygun yeni bir düzenlemenin Meclis’in takdirine sunulacağını ve konunun hazırlanan Yargı Paketi’nin temel başlıklarından biri olduğunu açıkladı Resmi (Anadolu Ajansı)
18 Eylül 2026 Bakan Gürlek, Adana ziyaretinde 13. Yargı Paketi’nin Ekim ayında Meclis’e gelmesinin beklendiğini söyledi; açıklamada nafakadan söz edilmedi Resmi (Adalet Bakanlığı)
24 Eylül 2026 Basın haberlerine göre nafaka düzenlemesi 13. Yargı Paketi’nde yer alacak; nafaka için alt sınır ve evlilik süresine göre kademelendirme planlandığı belirtiliyor, somut süreler yer almıyor Basın haberi, resmi kaynakla doğrulanmadı
30 Eylül 2026 AYM kararı Resmi Gazete’de yayımlandı; TBMM’ye sunulmuş bir nafaka teklifi yok Resmi
1 Ekim 2026 TBMM’nin yeni yasama yılı başlıyor Takvim
30 Haziran 2027 Süresiz olarak ibaresinin iptali yürürlüğe giriyor Resmi (AYM kararı)

Değerlendirme ve Olası Senaryolar

2022 ile fark: bu kez AYM takvimi var

Nafaka süresine ilişkin düzenleme uzun süredir gündemdedir; 2022’de de benzer bir hazırlık basına yansımış ancak resmi bir teklif olarak kanunlaşmamıştı. Bu kez tablo iki yönden farklı: Anayasa Mahkemesi’nin belirlediği 30 Haziran 2027 tarihi var ve Anayasa m.153/4 Meclis’e bu boşluğu dolduracak teklifi öncelikle görüşme yükümlülüğü getiriyor. Bu nedenle o tarihten önce bir düzenleme yapılması beklenebilir; ancak kanunlaşma tarihi ve içerik bugünden öngörülemez, basında dile getirilen süre sınırları ve kademelendirme seçenekleri kesinleşmiş hükümler değildir. Üç senaryo vardır. Birincisi: yeni kanun 30 Haziran 2027’den önce yürürlüğe girer; nafaka süresi kanunun ölçütlerine (evlilik süresi, yaş, sağlık, çalışma imkanı) göre belirlenir, mevcut nafakaların durumu geçiş hükmüne ve bu hükmün anayasal sınırlara uygunluğuna bağlı olur. İkincisi: kanun yetişmez ve ibare 30 Haziran 2027’de yürürlükten kalkar; TMK 175’te süreye ilişkin açık kural kalmaz ve uygulama birliği oluşana kadar farklı kararlar çıkabilir. Üçüncüsü: kanun mevcut nafakaları da kapsayan bir geçiş hükmü içerir; kesinleşmiş ilamlara müdahale niteliği taşıyacağından düzenlemenin yeniden Anayasa Mahkemesi önüne gelmesi ihtimali yüksektir. AYM’nin iptal kararlarının yürürlük ve etki rejimi için Anayasa Mahkemesi kararları rehberimize bakınız.

Bu Süreçte Ne Yapmalısınız? Borçlu, Alacaklı ve Davası Süren Eşler İçin Yol Haritası

Üç Konum, Üç Plan

Nafaka ödeyen, alan ve boşanma davası süren eşler

Nafaka ödüyorsanız: ödemeleri kesmeyin; karar bugün mevcut ilamları etkilemiyor ve kesinti icra takibi ile faiz doğurur. Gelirinizde azalma varsa TMK 176/4 kapsamında azaltma, alacaklının yoksulluğu sona erdiyse veya fiilen evli gibi yaşıyorsa TMK 176/3 kapsamında kaldırma talebini bugün değerlendirin; yeni kanunun yürürlük ve geçiş hükümlerini takip edin. Nafaka alıyorsanız: nafakanız aynen devam ediyor; yeni kanunda mevcut nafakalara ilişkin bir düzenleme olup olmayacağını takip edin ve yaş, sağlık, evliliğin süresi ile bakım emeği nedeniyle çalışma hayatından uzak kalma gibi uzun süreli veya yaşam boyu nafakayı haklı kılabilecek koşullarınıza ilişkin belgeleri şimdiden düzenli tutun. Boşanma davanız devam ediyorsa: boşanma hükmünün verildiği ve kesinleştiği tarih ile yeni kanunun yürürlük ve geçiş hükümleri uygulanacak kuralı birlikte belirleyecek; nafaka talebinin gerekçelendirilmesinde AYM’nin saydığı ölçütlere (evliliğin süresi, yaş, eğitim, sağlık, iş gücüne katılım imkanı) ilişkin delilleri şimdiden dosyaya kazandırın. Kusur ve nafaka ilişkisi için çekişmeli boşanma davası ve zina sebebiyle boşanma rehberlerimiz tamamlayıcıdır.

Beş Hata

Bu dönemde en sık yapılan yanlışlar

1) Haber başlıklarına dayanarak nafaka ödemesini kesmek. 2) Yeni kanunu bekleyip bugün açılabilecek kaldırma veya azaltma davasını ertelemek. 3) Alacaklı tarafta yaşam boyu nafakayı haklı kılacak belgeleri (sağlık raporları, iş gücüne katılım engelleri, evlilik süresi ve bakım emeği kayıtları) toplamamak. 4) Süren boşanma davasında nafaka talebini gerekçesiz ve delilsiz bırakmak. 5) Basında yazılan süre ve kademe rakamlarını kesinleşmiş kural sanıp dosyayı buna göre kurgulamak.

Nafaka ve Boşanma Davaları ve Avukat Desteği

Boşanma, yoksulluk nafakası, nafakanın kaldırılması veya azaltılması davalarında ve AYM kararının dosyanıza etkisinin değerlendirilmesinde Ankara boşanma avukatı desteği almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Yeni düzenleme Meclis’e sunulduğunda bu yazı güncellenecektir.

Ankara Boşanma Avukatı

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Süresiz nafaka iptal edildi mi?

Kısmen. Anayasa Mahkemesi, TMK 175/1’deki süresiz olarak ibaresini iptal etti; yoksulluk nafakası kurumunun kendisi kaldırılmadı. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı, ancak iptal hükmü dokuz ay ertelenerek 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Bu nedenle bugün itibarıyla kanun metni değişmedi; mahkemeler 30 Haziran 2027’ye kadar mevcut uygulamayı sürdürecek. Mahkeme, yaşam boyu nafakayı da tamamen dışlamıyor: gerekli koşullarda uzun süreli veya yaşam boyu nafakaya hükmedilebilmesini, ancak bu koşulların kanunda açıkça gösterilmesini istiyor. Yani doğru ifade, süresiz nafaka kaldırıldı değil, süresiz ibaresi iptal edildi ve yeni sistem Meclis’in çıkaracağı kanunla belirlenecek şeklindedir.

Süresiz nafaka ne zaman kalkacak, 2026’da mı?

2026’da kalkmıyor. Anayasa Mahkemesi, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi; yayım tarihi 30 Eylül 2026 olduğundan iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar TMK 175’teki süresiz olarak ibaresi geçerliliğini korur. Meclis bu tarihten önce yeni bir düzenleme yaparsa nafakanın süresi o kanunun ölçütlerine göre belirlenecek; kanun yetişmezse 30 Haziran 2027’den itibaren maddede süreye ilişkin açık bir kural kalmayacak ve uygulama birliği oluşana kadar mahkemeler arasında farklı kararlar çıkabilecektir. Her iki senaryoda da halen ödenen nafakalar kendiliğinden sona ermez.

Süresiz nafaka ne demek, şartları nelerdir?

Süresiz nafaka, uygulamadaki adıyla yoksulluk nafakası, TMK 175’te düzenlenen ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eş tarafından mali gücü oranında ödenen nafakadır; kanun metnindeki süresiz olarak ibaresi nedeniyle belirli bir süreyle sınırlanmadan bağlanır. Şartları: taraflar boşanmış olmalı; talep eden eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalı; talep edenin kusuru diğer eşten daha ağır olmamalı; nafaka, yükümlünün mali gücüyle orantılı belirlenmeli ve talep edilmiş olmalıdır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ve dava süresince ödenen tedbir nafakası farklı kurumlardır ve AYM kararından etkilenmez.

Nafaka hangi hallerde iptal edilir?

Bugün de yürürlükte olan TMK 176 iki mekanizma öngörür ve bunlar AYM kararından etkilenmedi. Kendiliğinden kalkma: irat biçiminde ödenen nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden sona erer. Mahkeme kararıyla kaldırma: alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması (düzenli gelir veya mal edinmesi) ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir. Bu davalar için ayrı bir kanun beklemeye gerek yoktur; şartları oluşan borçlu bugün başvurabilir.

Halen ödediğim veya aldığım süresiz nafaka 30 Haziran 2027’de kesilecek mi?

Kendiliğinden hayır. Anayasa’nın 153. maddesine göre iptal kararları geriye yürümez; kesinleşmiş mahkeme kararıyla bağlanmış bir nafaka, iptal yürürlüğe girdi diye sona ermez. Belirsiz olan nokta yeni kanundur: Meclis, mevcut nafakalar için bir geçiş hükmü öngörebilir; ancak kesinleşmiş ilamlara sonradan müdahale niteliği taşıyacak bir düzenleme, kesin hüküm ve hukuki güvenlik ilkeleri bakımından ciddi bir anayasal itiraz konusu olur ve yeniden Anayasa Mahkemesi önüne gelebilir. Bu nedenle borçlu tarafın AYM nafakayı kaldırdı gerekçesiyle ödemeyi kesmesi, icra takibi ve faiz yükü doğurur; alacaklı tarafın ise uzun evlilik, ileri yaş, sağlık ve bakım emeği gibi yaşam boyu nafakayı haklı kılabilecek koşullarını belgelemesi yerinde olur.

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir; Hacettepe Üniversitesi Bilişim Hukuku yüksek lisans mezunudur. Aile hukuku alanında; boşanma, yoksulluk nafakası, nafakanın kaldırılması ve azaltılması davaları ile Anayasa Mahkemesi kararlarının derdest ve kesinleşmiş nafaka dosyalarına etkisi konularında vekillik ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Ankara Barosu’na kayıtlı lisanslı avukat. Ankara Barosu Sicil No: 29221

Baro Doğrulaması – Avukat Profili



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir