Hırsızlıkta Malın Değerinin Azlığı (TCK 145) | 2026
Hırsızlıkta malın değerinin azlığı, TCK m.145’te düzenlenen ve çalınan malın değerinin az olması halinde hakime cezada indirim yapma veya ceza vermekten tümüyle vazgeçme yetkisi veren hükümdür. Kanun ne bir değer sınırı ne de bir indirim oranı belirlemiştir; ikisini de hakim gerekçeli olarak takdir eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre asıl ölçüt malın değeridir; failin daha çoğunu alabilecekken az olanı almış olması şart değildir. Yargıtay denetiminde, malın değeri suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden azsa değer azlığının mutlaka tartışılması aranır. Ceza vermekten vazgeçme için değer azlığına ek olarak suçun işleniş şekli ve özellikleri de elverişli olmalıdır; bu durumda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir. Değer azlığı, zararın giderilmesiyle sağlanan etkin pişmanlık ve takdiri indirimle birlikte uygulanabilir. Hüküm yalnızca hırsızlıkta geçerlidir; yağmada TCK 150/2, zimmette TCK 249 ayrı oranlar öngörür.
Bir Ekmek, Bir Çikolata ve Üç Yıllık Ceza Tehdidi
Bir marketten iki paket bisküvi alıp kasadan ödemeden çıkan kişi ile bir kuyumcudan bilezik çalan kişi, kanunun aynı maddesiyle yargılanır: hırsızlık. Suç bir iş yerinde veya gece işlenmişse, değeri birkaç lirayı geçmeyen bir eşya için dahi yıllarla ifade edilen hapis cezası gündeme gelebilir. Kanun koyucu bu orantısızlığı görmüş ve hakime bir araç vermiştir: çalınan malın değeri azsa cezada indirim yapılabilir, hatta ceza vermekten tümüyle vazgeçilebilir.
Ancak bu araç kendiliğinden çalışmaz. Değerin neye göre az sayılacağı, indirimin ne kadar olacağı ve hangi hallerde hiç ceza verilmeyeceği kanunda yazılı değildir; bunları Yargıtay kararları belirler. Bu rehberde TCK 145’in kapsamını, Yargıtay’ın ölçütlerini, ceza hesabını ve savunmada bu hükmün nasıl talep edileceğini bulacaksınız.
Hırsızlıkta Malın Değerinin Azlığı Nedir? TCK 145’in Kapsamı
m.145
Hakime tanınan iki seçenek
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.145’e göre hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabilir; ayrıca suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak ceza vermekten vazgeçilebilir. Madde 2005 yılında değiştirilmiş ve ceza vermekten vazgeçme seçeneği için işleniş şekli ve özellikler ölçütü eklenmiştir.
Hüküm, hırsızlığın basit halinde de nitelikli hallerinde de uygulanabilir. Kanun bir indirim oranı göstermemiş, değer için bir rakam belirlememiştir; her ikisi de hakimin gerekçeli takdirine bırakılmıştır.
| Başlık | TCK 145’te Durum |
|---|---|
| Uygulandığı suç | Hırsızlık (TCK 141 ve 142); yağmada TCK 150/2, zimmette TCK 249 ayrı hükümlerdir |
| Temel şart | Çalınan malın değerinin az olması |
| İndirim oranı | Kanunda belirtilmemiş; hakim makul bir oran belirler ve gerekçelendirir |
| Ceza vermekten vazgeçme | Değer azlığına ek olarak suçun işleniş şekli ve özellikleri elverişli olmalı |
| Karar türü | Vazgeçme halinde CMK m.223/4 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı |
| Talep | Sanık istemese de mahkeme değerlendirmek zorunda; uygulanmamasının gerekçesi gösterilmeli |
Değer Ne Zaman Az Sayılır? Yargıtay’ın Ölçütleri
Değer azlığı, sıradan bir düşüklük değil, ceza vermemeyi veya indirimi haklı kılacak düzeyde bir azlıktır. Yargıtay uygulamasında bu değerlendirme için üç ölçüt öne çıkar.
| Ölçüt | İçerik | Uygulamadaki Karşılığı |
|---|---|---|
| Değer ölçütü | Malın suç tarihindeki değeri, günün ekonomik koşullarına göre gerçekten az olmalı | Hırsızlık suçlarına bakan dairenin benimsediği ölçüte göre, değerin suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden az olması halinde 145’in uygulanıp uygulanmayacağı mutlaka tartışılmalıdır |
| Failin yönelimi | Fail daha fazlasını alma imkanı varken yalnızca az değerde olanı almış mı? | Bu durum maddenin uygulanabileceği hallerden biridir, ancak şart değildir |
| İşleniş şekli ve özellikler | Suçun nasıl, nerede, hangi araçla işlendiği; failin kişiliği ve geçmişi | Özellikle ceza vermekten vazgeçme kararında belirleyicidir |
Uygulamada en çok tartışılan nokta ikinci ölçüttür. Yargıtay 6. Ceza Dairesi uzun süre, değer azlığını yalnızca daha çoğunu alabilecekken ihtiyacı kadarını alan faile uygulamıştır. Ceza Genel Kurulu bu dar yorumu benimsememiş; ölçütü tümüyle reddetmemekle birlikte maddenin bununla sınırlandırılamayacağını, asıl ölçütün malın değeri olduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla kasada yalnızca az para bulunduğu için az para alabilen fail bakımından da değerin azlığı tartışılmalıdır; failin kastının daha fazlasına yönelik olduğu ise takdirde dikkate alınabilecek bir veridir.
Değer belirlenirken malın suç tarihindeki rayiç bedeli esas alınır. Dosyada değer tespiti yoksa mağdur beyanı, fatura, etiket fiyatı veya bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi istenmelidir; değer tespit edilmeden 145’in uygulanmaması eksik inceleme sayılır.
İndirim mi, Ceza Vermekten Vazgeçme mi?
| Seçenek | Ne Zaman? | Sonuç |
|---|---|---|
| Cezada indirim | Değer az; ancak işleniş şekli veya failin durumu ceza vermemeyi haklı kılmıyor (örneğin kilit kırarak, gece veya birden fazla kişiyle) | Temel ceza makul oranda indirilir |
| Ceza vermekten vazgeçme | Değer çok az ve işleniş şekli hafif: açıkta duran bir gıda maddesinin alınması, ilk kez suç işleyen fail, zarar giderilmiş | Ceza verilmesine yer olmadığı kararı; mahkumiyet doğmaz |
| Uygulamama | Değer az değil veya somut olayın özellikleri indirimi haklı kılmıyor | Gerekçesi kararda gösterilmek zorunda |
Hakimin takdir yetkisi sınırsız değildir: Yargıtay, bu yetkinin keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçeyle kullanılmasını arar. Değer açıkça az olduğu halde hiçbir gerekçe gösterilmeden 145’in uygulanmaması bozma nedenidir. Aynı şekilde indirim oranının da gerekçesi bulunmalıdır.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı beraat değildir; fiilin suç olduğu sabittir, ancak ceza verilmez. Bu nedenle adli sicile mahkumiyet olarak işlenmez, memuriyete engel bir mahkumiyet doğmaz, fakat yargılama giderlerinden sorumluluk gündeme gelebilir. Hırsızlık mahkumiyetinin kamu görevi bakımından sonuçları için memuriyete engel suçlar rehberimize bakabilirsiniz.
Avukata Sor
Düşük değerli bir eşya nedeniyle hırsızlık suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, değer azlığı, etkin pişmanlık ve uzlaştırma seçeneklerinin hangisinin dosyanıza uygun olduğunu ifade vermeden önce bir avukatla değerlendirin.
Ceza Hesabı: Değer Azlığı, Etkin Pişmanlık ve Takdiri İndirim Birlikte
| Aşama | Örnek: Basit Hırsızlık (TCK 141) | Örnek: İş Yerinden Hırsızlık (TCK 142/2-h) |
|---|---|---|
| Temel ceza (alt sınır) | 1 yıl | 5 yıl |
| Değer azlığı (örnek oran 1/2) | 6 ay | 2 yıl 6 ay |
| Etkin pişmanlık, soruşturmada tam giderim (2/3’e kadar) | 2 ay | 10 ay |
| Takdiri indirim (1/6) | 1 ay 20 gün | 8 ay 10 gün |
| Olası sonuç | Adli para cezasına çevirme veya erteleme | Adli para cezasına çevirme, erteleme veya HAGB |
Tablodaki yarı oran yalnızca örnektir; kanun oran belirtmediğinden hakim daha düşük veya daha yüksek bir indirim yapabilir. Yine de tablo şunu gösterir: nitelikli hırsızlıkta 5 yıllık alt sınır, değer azlığı, zararın giderilmesi ve takdiri indirim birlikte uygulandığında bir yılın altına inebilmektedir. Bu kurumlar birbirini dışlamaz. Zararın giderilmesiyle sağlanan indirim için malvarlığı suçlarında etkin pişmanlık, genel indirim için takdiri indirim, sonuç cezanın seçenekleri için adli para cezası ve HAGB rehberlerimize bakınız. Basit hırsızlık uzlaştırma kapsamında olduğundan önce uzlaştırma değerlendirilmelidir.
Yargıtay Kararları: Ceza Genel Kurulu ve Daire Uygulaması
Aşağıdaki kararlar, değer azlığı hükmünün sınırlarını belirleyen içtihatlardır. İlki Ceza Genel Kurulu’nun maddenin kapsamını çizdiği temel karardır; diğerleri takdir yetkisinin nasıl kullanılacağını ve gerekçe zorunluluğunu gösterir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu – E. 2007/6-210, K. 2007/234
Değer azlığı yalnızca ihtiyacı kadar alma haliyle sınırlandırılamaz
Uyuşmazlık: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, değer azlığı hükmünü, failin daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi aldığı hallerle sınırlı biçimde uygulamaktaydı. Genel Kurul önüne gelen sorun, maddenin bu dar anlamla mı yoksa malın nesnel değeri üzerinden mi uygulanacağıydı.
Genel Kurul’un değerlendirmesi: Kurul, Daire’nin ölçütünün bütünüyle reddedilemeyeceğini ve maddenin uygulanabileceği hallerden biri olduğunu kabul etmiş; ancak maddenin yalnızca bu tanımla sınırlandırılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Kurula göre maddenin gerek ilk hali gerek değiştirilmiş hali, hırsızlığın konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. Kanun koyucu değer azlığından ne anlaşılacağını rakamla sınırlamamış, hakime somut olaya göre takdir ve değerlendirme yetkisi tanımıştır. En önemli ölçüt değerdir ve bu değer, ceza vermemeyi veya belirli bir oranda indirimi haklı kılacak düzeyde az olmalıdır.
Uygulama için anlamı: bu karardan sonra mahkemeler, fail daha fazlasını alabilir miydi sorusuna takılıp kalmadan, önce malın değerinin az olup olmadığını tartışmak zorundadır. Genel Kurul aynı ilkeyi 20.06.2017 ve 27.11.2018 tarihli kararlarında yinelemiş; 2022/590 E., 2023/548 K. sayılı kararında da indirime ilişkin genel şartları bu çerçevede ele almıştır. Savunma, değer tespitinin yapılmasını ve 145’in bu nesnel ölçütle tartışılmasını talep etmelidir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi – E. 2020/23527, K. 2021/12135
Takdir yetkisi keyfi kullanılamaz; ceza vermekten vazgeçmede işleniş şekli de değerlendirilmelidir
Konu: Karar, hırsızlık suçunda değer azlığı hükmünün uygulanmasında hakimin takdir yetkisinin sınırlarına ilişkindir. Yerel mahkemenin değer azlığına ilişkin değerlendirmesinin yeterli gerekçe içerip içermediği incelenmiştir.
Yargıtay’ın değerlendirmesi: Daire, 145. maddenin uygulanmasında hakime takdir hakkı tanındığını, ancak bu hakkın keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Ceza vermekten vazgeçme kararı verilecekse yalnızca malın değerinin azlığı yetmez; kanunun aradığı suçun işleniş şekli ve özellikleri de ayrıca dikkate alınmalı ve kararda tartışılmalıdır.
Uygulama için anlamı: karar iki yönlüdür. Sanık bakımından, değer açıkça azken gerekçesiz biçimde indirimin reddi bozma nedenidir. Katılan bakımından ise, işleniş şekli ağır olan bir olayda (örneğin kilit kırma, konuta girme) salt değer azlığına dayanılarak ceza verilmemesi de hukuka aykırıdır. Kanun yolu dilekçelerinde gerekçe eksikliği açıkça ileri sürülmelidir.
Yargıtay – K. 2022/16576 ve yerleşik daire ölçütü
Değer azsa kural olarak indirim yapılmalı; gerekçesiz ret bozma nedenidir
Olay: Suça sürüklenen çocukların mağdurların üzerinden 27 TL ve 10 TL para aldığı, yağma suçuna ilişkin bir dosyada yerel mahkeme hiçbir gerekçe göstermeden değer azlığı indirimini uygulamamıştır. Yargıtay bu kararda yağmadaki değer azlığı hükmünü TCK 145 ile birlikte ele almıştır.
Yargıtay’ın değerlendirmesi: Yargıtay, değer azlığı indiriminin uygulanması için malın değerinin az olmasının kural olarak yeterli olduğunu; failin daha çoğunu alma imkanı varken daha azını almış olması şartının aranamayacağını belirtmiş ve gerekçesiz uygulamamayı hukuka aykırı bulmuştur. Hırsızlık suçlarına bakan dairenin benimsediği ölçütlere göre de kural şudur: değer azlığı söz konusuysa makul oranda indirim yapılmalıdır. Aynı daire, bir cüzdan ve içindeki paranın çalındığı olayda değerin tespit edilmesini ve suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden az olduğunun anlaşılması halinde 145’in uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmesini istemiştir.
Uygulama için anlamı: brüt asgari ücretin onda biri ölçütü kanunda yazılı bir sınır değil, Yargıtay’ın denetimde kullandığı pratik bir eşiktir. Değer bu eşiğin altındaysa mahkemenin 145’i tartışmaması bozma nedeni olur; eşiğin üzerinde kalan değerlerde ise indirim talebi somut olayın özelliklerine göre yine ileri sürülebilir.
Zorunluluk Hali, Yağma ve Zimmette Değer Azlığı ile Farkı
| Hüküm | Suç | Şart | Sonuç |
|---|---|---|---|
| TCK 145 | Hırsızlık | Malın değerinin azlığı | Oranı belirtilmemiş indirim veya ceza vermekten vazgeçme |
| TCK 147 | Hırsızlık | Ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenme; malın değeri önemli değil | İndirim veya ceza vermekten vazgeçme |
| TCK 150/2 | Yağma | Malın değerinin azlığı | Ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar indirilebilir; vazgeçme yok |
| TCK 249 | Zimmet | Malın değerinin azlığı | Ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar indirilir |
| TCK 144 | Hırsızlık | Paydaş olunan mal üzerinde veya hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla | Şikayet üzerine 2 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
Değer azlığı ile zorunluluk hali sıkça karıştırılır. Zorunluluk halinde ölçüt değer değil ihtiyaçtır: ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için, örneğin hayati bir ilaç için yapılan hırsızlıkta malın pahalı olması hükmün uygulanmasını engellemez. Değer azlığında ise ihtiyaç aranmaz; belirleyici olan malın değeridir. İki hüküm de şartları varsa aynı olayda tartışılabilir. Hırsızlığın unsurları ve nitelikli halleri için hırsızlık suçu rehberimize bakınız.
Savunmada İzlenecek Yol
| Adım | Ne Yapılmalı? | Neden? |
|---|---|---|
| Değerin tespiti | Fatura, etiket, mağdur beyanı veya bilirkişiyle suç tarihindeki değerin belirlenmesini istemek | Değer tespit edilmeden 145 tartışılamaz |
| Zararın giderilmesi | Malı iade etmek veya bedelini ödemek ve belgelendirmek | Hem etkin pişmanlığı hem ceza vermekten vazgeçmeyi destekler |
| Uzlaştırma | Basit hırsızlıkta uzlaştırma teklifini değerlendirmek | Uzlaşma halinde dava açılmaz veya düşer |
| Açık talep | 145’in uygulanmasını ve öncelikle ceza vermekten vazgeçilmesini yazılı savunmada istemek | Reddedilirse gerekçe zorunluluğu doğar |
| Kanun yolu | Gerekçesiz ret veya düşük oranı istinaf ve temyizde ileri sürmek | Bkz. istinaf ve temyiz |
Beş Hata
Değer azlığı indirimini kaçırtan eksikler
1) Değerin dosyada belirsiz kalmasına ses çıkarmamak: mahkeme iddianamedeki yuvarlak ifadeyle yetinirse indirim tartışılmadan geçilir. 2) Değer azlığını yalnızca son sözde sözlü olarak dile getirmek: talep yazılı ve gerekçeli olmalıdır. 3) Zararı gidermeden yalnızca değer azlığına güvenmek: ceza vermekten vazgeçme kararında failin suç sonrası davranışı belirleyicidir. 4) Değer azlığı ile zorunluluk halini karıştırıp yalnızca birini ileri sürmek: şartları varsa ikisi de talep edilmelidir. 5) Ceza verilmesine yer olmadığı kararını beraat sanmak: bu karar fiilin suç olduğunu kabul eder; beraat koşulları varsa öncelikle beraat istenmelidir.
Doğru strateji; değeri belgeyle sabitlemek, zararı erken gidermek, uzlaştırmayı denemek, 145’i açıkça ve öncelikle ceza vermekten vazgeçme olarak talep etmek ve ret halinde gerekçeyi kanun yolunda denetletmektir. İfade aşamasındaki haklar için ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım yazımıza bakabilirsiniz.
Hırsızlık Dosyalarında Değer Azlığı ve Müdafilik
Değerin doğru tespiti ve indirimin gerekçeli biçimde talep edilmesi, hapis cezası ile ceza verilmemesi arasındaki farkı belirler. Soruşturmadan kanun yoluna kadar müdafilik için Ankara ceza avukatı desteği almak üzere büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Hırsızlıkta malın değeri kaç liranın altındaysa az sayılır?
Kanunda bir rakam yoktur; değerin az olup olmadığını hakim somut olaya ve suç tarihindeki ekonomik koşullara göre takdir eder. Yargıtay denetiminde pratik bir eşik kullanılmaktadır: malın değeri suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden azsa, mahkemenin TCK 145’i uygulayıp uygulamayacağını mutlaka tartışması gerekir. Bu eşik kesin bir sınır değildir; üzerindeki değerlerde de olayın özelliklerine göre indirim talep edilebilir, altındaki değerlerde de işleniş şekli ağırsa indirim reddedilebilir.
Değer azlığı indirimi ne kadardır?
TCK 145 bir oran belirtmez; hakim cezada makul bir indirim yapar ve oranı gerekçelendirir. Bu yönüyle yağma ve zimmetteki değer azlığı hükümlerinden ayrılır; o suçlarda indirim üçte birden yarıya kadardır. Hırsızlıkta ayrıca ikinci bir seçenek vardır: suçun işleniş şekli ve özellikleri elverişliyse hakim ceza vermekten tümüyle vazgeçebilir ve ceza verilmesine yer olmadığına karar verir.
Marketten küçük bir ürün almak hapis cezasına yol açar mı?
Teorik olarak evet; iş yerinden hırsızlık nitelikli haldir ve alt sınırı yüksektir. Ancak uygulamada değeri düşük ürünlerde değer azlığı hükmü, zararın giderilmesiyle etkin pişmanlık ve takdiri indirim birlikte uygulanır; sonuç ceza çoğunlukla adli para cezasına çevrilir, ertelenir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. İlk kez suç işleyen, ürünü iade eden veya bedelini ödeyen kişi bakımından ceza vermekten vazgeçilmesi de mümkündür.
Daha fazlasını alabilecekken az olanı almak şart mı?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, değer azlığı hükmünün yalnızca daha çoğunu alabilecekken ihtiyacı kadarını alan faille sınırlandırılamayacağına karar vermiştir. Bu durum maddenin uygulanabileceği hallerden biridir, ancak asıl ölçüt malın değerinin az olmasıdır. Dolayısıyla ortamda yalnızca az değerde mal bulunduğu için az değerde mal alan fail bakımından da değer azlığı tartışılmalıdır.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı sabıka kaydına işler mi?
Bu karar bir mahkumiyet değildir; bu nedenle adli sicile mahkumiyet olarak kaydedilmez ve memuriyete engel bir mahkumiyet doğurmaz. Ancak beraat de değildir: mahkeme fiilin işlendiğini ve suç oluşturduğunu kabul etmiş, yalnızca ceza vermemiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinden sorumluluk doğabilir. Beraat koşulları bulunan bir dosyada öncelikle beraat talep edilmeli, değer azlığı ikinci sırada ileri sürülmelidir.
