Aile Hukuku
Şizofreni veya Bipolar Boşanma Sebebi Sayılır mı?

Şizofreni veya bipolar boşanma sebebi olabilir, ancak tanı tek başına yeterli değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesi üç koşul arar. Hastalık ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmelidir. Hastalığın geçmesine olanak bulunmamalıdır. Bu durum resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir. İlaçla kontrol altında olan ve olağan hayatını sürdüren eş bakımından şartlar kural olarak oluşmaz. Bipolar bozuklukta düzenli iyilik dönemleri iyileşmezlik şartını tartışmalı kılar. Hasta eş hastalığı nedeniyle kusurlu sayılmaz. Ayırt etme gücü yokken yapılan davranışlar kusur olarak yüklenemez. Tedaviyi bilerek reddetmek ise kusur sayılabilir. Şartlar oluşmazsa genel boşanma sebebi için hasta eşin iradi bir kusuru gösterilmelidir.

Tanı Kondu: Bu Evlilik Biter mi?

Eşinize şizofreni veya bipolar bozukluk tanısı konmuştur. İnternette okuduğunuza göre akıl hastalığı boşanma sebebidir. Bir başka kaynak ise hasta eşten boşanılamayacağını söyler. İki bilgi de eksiktir.

Tanının kendisi boşanma sebebi değildir. Aynı tanıyı taşıyan iki kişinin hukuki durumu tümüyle farklı olabilir. Belirleyici olan hastalığın seyri ve evliliğe etkisidir. Bu rehber şizofreni ve ağır bipolar bozukluğun boşanma davasında nasıl değerlendirildiğini anlatır.

Şizofreni veya Bipolar Boşanma Sebebi Sayılır mı?

TMK m.165

Tanı değil, sonuç belirleyicidir

Şizofreni veya bipolar boşanma sebebi olabilir, ancak her durumda olmaz. Türk Medeni Kanunu m.165 akıl hastalığı nedeniyle boşanmayı üç koşula bağlar. Hastalık ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmelidir. Hastalığın geçmesine olanak bulunmamalıdır. Bu durum resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir.

Kanun hastalıkları saymaz. Şizofreni veya bipolar bozukluk tanısı tek başına bu koşulları karşılamaz. Hastalığın ağırlığı, tedaviye yanıtı ve günlük hayata etkisi her olayda ayrı değerlendirilir.

Soru Cevap
Tanı tek başına boşanma sebebi mi? Hayır
Tedaviyle kontrol altındaki hastalık yeterli mi? Hayır
Kim karar verir? Mahkeme, sağlık kurulu raporuna dayanarak
Hasta eş kusurlu sayılır mı? Hayır
Hasta eş boşanma davası açabilir mi? Ayırt etme gücü varsa evet, kendi sebeplerine dayanarak

Sebebin genel şartları için akıl hastalığı nedeniyle boşanma rehberimize ve TMK 165 yazımıza bakabilirsiniz.

Tanı Yetmez: Mahkemenin Aradığı Üç Ölçüt

Ölçüt Mahkemenin Sorusu Nasıl Belirlenir?
Hastalığın niteliği Rahatsızlık tıbben akıl hastalığı mı? Sağlık kurulu raporu
İyileşmezlik Hastalığın geçmesine olanak var mı? Sağlık kurulu raporu ve tedavi geçmişi
Çekilmezlik Ortak hayat diğer eş için çekilmez mi? Tanıklar, olaylar, kayıtlar ve rapor

İkinci ölçüt en zor olanıdır. İyileşmezlik, hastalığın tümüyle ortadan kalkmaması anlamına gelmez. Birçok süreğen hastalık yaşam boyu sürer, ancak tedaviyle denetlenir. Mahkeme, hastalığın tedaviye rağmen ortak hayatı sürdürmeye engel olup olmadığına bakar.

Üçüncü ölçüt hakimin değerlendirmesine bağlıdır. Hastalığın evlilikteki somut sonuçları araştırılır. Tekrarlayan hastane yatışları, eşe veya çocuklara yönelik tehlikeli davranışlar, birlikte yaşamı imkansız kılan durumlar bu kapsamdadır.

Tedaviye uyum da önem taşır. İlaçlarını düzenli kullanan ve uzun süredir atak geçirmeyen eş bakımından çekilmezlik şartının gerçekleştiğini söylemek güçtür. Tedaviyi reddeden ve sık atak geçiren eş bakımından ise değerlendirme farklı olur.

Şizofreni veya bipolar bozukluk boşanma sebebi mi: temel bilgiler

Şizofreni veya bipolar bozukluk boşanma sebebi mi: temel bilgiler

Şizofreni Tanısı ve Boşanma

Şizofreni, uygulamada bu maddeye en sık konu olan hastalıktır. Süreğen bir seyir gösterir ve ağır biçimlerinde ortak hayatı ciddi ölçüde etkiler. Yine de tanı otomatik bir sonuç doğurmaz.

Durum Olası Değerlendirme
Tedaviye yanıt vermeyen, sürekli belirtili ağır hastalık Şartlar gerçekleşebilir
Sık tekrarlayan ataklar ve uzun hastane yatışları Şartlar gerçekleşebilir
Eşe ve çocuklara yönelik tehlikeli davranışlar Çekilmezlik şartı güçlenir
İlaçla kontrol altında, çalışabilen ve olağan hayat süren eş Şartlar kural olarak gerçekleşmez
Yeni tanı, tedavi süreci henüz başlamış İyileşmezlik tespiti erken olabilir

Sağlık kurulu, hastalığın o andaki durumuna ve geçmiş seyrine bakar. Bu nedenle tedavi geçmişinin belgelenmesi önemlidir. Yatış kayıtları, kullanılan ilaçlar ve atakların sıklığı raporun dayanağını oluşturur.

Hastalığın evlilikten önce var olup olmadığı da araştırılır. Tanı evlilikten önce konmuş ve hastalık o dönemde evlenmeye engel olacak ağırlıktaysa boşanma değil, evliliğin iptali gündeme gelir. Hastalık evlilikten önce gizlenmişse bu da ayrı bir iptal sebebi olabilir.

Avukata Sor

Eşinizin tanısı nedeniyle boşanmayı düşünüyorsanız, hangi sebebin uygun olduğunu ve davanın sonuç verme ihtimalini bir avukatla değerlendirin.

Avukata Sor

Bipolar Bozukluk ve Boşanma

Bipolar bozukluk dönemler halinde seyreder. Atak dönemleri ile olağan dönemler birbirini izler. Bu özellik hukuki değerlendirmeyi zorlaştırır.

Durum Olası Değerlendirme
Tedaviye dirençli, sık ve ağır ataklarla seyreden hastalık Şartlar gerçekleşebilir
Ataklar arasında uzun ve düzenli iyilik dönemleri İyileşmezlik şartı tartışmalıdır
İlaçla dengelenmiş, düzenli takip altındaki eş Şartlar kural olarak gerçekleşmez
Tedaviyi sürekli reddeden ve atakları ağırlaşan eş Değerlendirme rapora göre değişir

Bipolar bozuklukta birçok kişi tedaviyle uzun süre dengeli bir hayat sürdürür. Bu durumda hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı ve ortak hayatı çekilmez kıldığı söylenemez. Bu nedenle bu tanıyla açılan davaların önemli bölümünde özel sebebin şartları oluşmaz.

Atak dönemlerinde yaşananlar ise evliliği gerçekten yıpratabilir. Kontrolsüz harcamalar, borçlanma, sadakatsizlik veya saldırgan davranışlar görülebilir. Bu olayların hukuki sonucu, kişinin o andaki ayırt etme gücüne bağlıdır. Bu konu aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Şartlar Oluşmazsa: Genel Sebep Yolu

Özel sebebin şartları oluşmadığında akla genel boşanma sebebi gelir. Ancak bu yol da her zaman açık değildir. Çünkü genel sebepte davalının az da olsa kusurlu olması gerekir.

Yol Koşul Sorun
Akıl hastalığı (TMK 165) İyileşmezlik ve çekilmezlik Tedaviyle kontrol altındaki hastalıkta oluşmaz
Evlilik birliğinin sarsılması (TMK 166/1) Davalının kusurlu davranışı Hastalıktan kaynaklanan davranış kusur sayılmaz
Anlaşmalı boşanma (TMK 166/3) Eşlerin serbest iradesi Ayırt etme gücü yoksa mümkün değildir
Fiili ayrılık (TMK 166/4) Reddedilen davadan sonra 3 yıl Uzun bir bekleme gerektirir

Genel sebebe dayanabilmek için hasta eşin iradi ve kusurlu bir davranışı gösterilmelidir. Hastalığın doğrudan sonucu olan davranışlar kusur sayılmaz. Buna karşılık kişinin ayırt etme gücü yerindeyken yaptıkları kusur olarak değerlendirilebilir.

Tedaviyi bilerek reddetmek bu noktada önem taşır. Ayırt etme gücü yerinde olan ve tedavi imkanı bulunan eşin, ısrarla tedaviden kaçınması kusurlu bir davranış olarak ileri sürülebilir. Genel sebebe dayanan dava için çekişmeli boşanma davası rehberimize bakabilirsiniz.

Eşler anlaşabiliyorsa ve hasta eşin ayırt etme gücü yerindeyse anlaşmalı boşanma mümkündür. Hakim, iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Bu konuda kuşku varsa hakim rapor isteyebilir.

Atak Dönemindeki Davranışlar Kusur Sayılır mı?

Bu soru hem boşanma sebebini hem de tazminatı etkiler. Cevap, davranış sırasındaki ayırt etme gücüne bağlıdır.

Durum Kusur
Ayırt etme gücü yokken yapılan davranış Kusur sayılmaz
Olağan dönemde, ayırt etme gücü varken yapılan davranış Kusur sayılabilir
Tedaviyi bilerek ve ısrarla reddetme Kusur sayılabilir
Hastalığını evlenmeden önce gizleme Evliliğin iptali veya güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilebilir
Hastalık nedeniyle çalışamamak, ev işlerini yapamamak Kusur sayılmaz

Atak sırasında eşe yönelik şiddet de bu ölçüte göre değerlendirilir. Ayırt etme gücü yokken yapılan saldırı, şiddete dayanan özel boşanma sebebini oluşturmaz. Çünkü o sebep kasıtlı bir davranış gerektirir. Bu durumda akıl hastalığına dayanan sebep gündeme gelir.

Güvenlik ise ayrı bir konudur. Davranışın kusur sayılıp sayılmaması, korunma hakkını etkilemez. Tehlike varsa koruma tedbirleri istenebilir. Kanun ayrıca tehlike oluşturan kişinin tedavi veya koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilmesine imkan tanır. Koruma kararı için 6284 uzaklaştırma kararı rehberimize bakabilirsiniz.

Ayırt etme gücünün olaydaki durumu tıbbi bir sorudur. Mahkeme bu konuda da uzman görüşüne başvurur. Kusurun genel değerlendirmesi için boşanmada kusur oranı yazımıza bakabilirsiniz.

Yargıtay Uygulaması ve İzlenecek Yol

Yargıtay’ın yerleşik ilkesi

Tedaviyle düzelebilen hastalıkta özel sebep oluşmaz

İlke: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasında, akıl hastalığına dayanan boşanma için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının raporla saptanması zorunludur. İyileşme imkanı bulunan veya tedaviyle denetlenebilen hastalıkta bu sebep gerçekleşmez.

Sonucu: tanının varlığı yeterli görülmez. Rapor iyileşmezliği ortaya koymuyorsa dava reddedilir.

Uygulama için anlamı: dava açmadan önce hastalığın seyri gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir. Dengeli bir tedavi süreci varsa özel sebebe dayanan dava sonuç vermeyebilir.

Yargıtay’ın yerleşik ilkesi

Hastalıktan kaynaklanan davranış kusur olarak yüklenemez

İlke: Kusur iradi bir davranışı gerektirir. Ayırt etme gücünden yoksun olan eşin hastalığının sonucu olan davranışları kusur sayılmaz. Bu davranışlara dayanılarak genel sebeple boşanmaya karar verilemez.

Sonucu: yalnızca hastalık belirtilerine dayanan genel sebepli dava reddedilir.

Uygulama için anlamı: genel sebebe dayanılacaksa hasta eşin ayırt etme gücü yerindeyken yaptığı davranışlar ayrıca ve somut olarak gösterilmelidir.

Adım Yapılması Gereken
1 Tanı tarihini ve tedavi geçmişini belgeleyin
2 Atakların sıklığını ve hastane yatışlarını not alın
3 Hastalığın ortak hayata somut etkilerini yazın
4 Tehlike varsa koruma tedbiri isteyin
5 Hangi sebebin uygun olduğunu dava öncesinde değerlendirin

Raporun nasıl alınacağı için sağlık kurulu raporu yazımıza bakabilirsiniz.

Ruhsal Hastalığa Dayanan Boşanma Davalarında Hukuki Destek

Bu davalarda sebebin doğru seçilmesi sonucu belirler. Rapor süreci, kusur değerlendirmesi ve dava takibi için Ankara boşanma avukatı ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Boşanma Avukatı

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir. Ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Şizofreni boşanma sebebi sayılır mı?

Sayılabilir, ancak tanı tek başına yeterli değildir. Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir. Ayrıca hastalık nedeniyle ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelmiş olmalıdır. İlaçla kontrol altında olan ve olağan hayatını sürdüren eş bakımından şartlar kural olarak oluşmaz.

Bipolar bozukluk nedeniyle boşanma davası açılabilir mi?

Açılabilir, ancak sonuç hastalığın seyrine bağlıdır. Bipolar bozuklukta birçok kişi tedaviyle uzun süre dengeli yaşar. Bu durumda iyileşmezlik ve çekilmezlik şartları gerçekleşmez. Tedaviye dirençli, sık ve ağır ataklarla seyreden hastalıkta ise değerlendirme farklı olabilir.

Eşim ilaçlarını kullanmıyor, bu boşanma sebebi olur mu?

Ayırt etme gücü yerinde olan ve tedavi imkanı bulunan eşin ısrarla tedaviden kaçınması kusurlu bir davranış sayılabilir. Bu davranış genel boşanma sebebi içinde ileri sürülebilir. Kişinin hastalığı nedeniyle tedaviyi reddettiği durumlarda ise kusurdan söz etmek güçleşir.

Atak sırasında bana şiddet uygulayan eşim kusurlu sayılır mı?

Bu, olay sırasındaki ayırt etme gücüne bağlıdır. Ayırt etme gücü yokken yapılan davranış kusur sayılmaz. Ancak korunma hakkınız bundan etkilenmez. Tehlike varsa koruma tedbiri isteyebilirsiniz. Ayırt etme gücünün durumu uzman görüşüyle belirlenir.

Akıl hastası olan eş boşanma davası açabilir mi?

Ayırt etme gücü yerinde olan eş, kendi sebeplerine dayanarak boşanma davası açabilir. Boşanma davası açmak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Akıl hastalığına dayanan özel sebebe ise yalnızca sağlıklı eş dayanabilir.

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir. Hacettepe Üniversitesi Bilişim Hukuku yüksek lisans mezunudur. Aile hukuku alanında boşanma, velayet, nafaka ve vesayet davalarında danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Akıl hastalığına dayanan boşanma davalarında rapor süreci ve vasi atanması işlemleri üzerinde çalışmaktadır.

Ankara Barosu’na kayıtlı lisanslı avukat. Ankara Barosu Sicil No: 29221

Baro Doğrulaması – Avukat Profili



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir