Ceza Hukuku
Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda Ticareti Suçu (TCK 186)

Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti, TCK m.186’da düzenlenen ve kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş yiyecek, içecek ya da ilaçların satılması, tedarik edilmesi veya bulundurulmasıyla oluşan suçtur. Cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezasıdır; suç market, lokanta, üretim tesisi gibi resmi izne dayalı bir faaliyet kapsamında işlenirse ceza üçte bir oranında artırılır. Suç bir tehlike suçudur: kimsenin zarar görmesi gerekmez. Ancak son kullanma tarihinin geçmiş olması tek başına yeterli değildir; Yargıtay’a göre ürünün bozulmuş olduğu laboratuvar analiziyle, hayatı ve sağlığı tehlikeye sokacak nitelikte olduğu ise uzman bilirkişi raporuyla ortaya konulmalıdır. Tehlike saptanmayan hallerde fiil gıda mevzuatı uyarınca idari para cezası gerektirir. Suç kasten işlenir, şikayete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre denetimi yapan Bakanlığın davaya katılma hakkı yoktur.

Reyondaki Tarihi Geçmiş Ürün ve Depodaki Etiketsiz Koliler

Bir market denetiminde reyonda son kullanma tarihi bir hafta önce dolmuş süt ürünleri bulunur. Aynı gün bir başka işletmenin deposunda, etiketleri sökülmüş, kokmuş et ürünleri ve tarihi değiştirilerek yeniden paketlenmiş tavuklar ele geçirilir. İki işletme hakkında da tutanak tutulur ve savcılığa bildirilir.

İki olay aynı görünse de sonuçları çok farklı olabilir. Birincisinde ürünün gerçekten bozulmuş olup olmadığı ve sağlığı tehlikeye sokup sokmadığı analizle belirlenmeden ceza verilemez; çoğu durumda yalnızca idari para cezası uygulanır. İkincisinde ise bir yıldan beş yıla kadar hapis öngören bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçu gündeme gelir. Bu rehberde suçun şartlarını, ispat ölçütlerini, cezayı ve idari yaptırımlarla ilişkisini bulacaksınız.

Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda Ticareti Suçu Nedir? TCK 186

m.186

Kamunun sağlığına karşı bir tehlike suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.186’ya göre kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden veya bulunduran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. İkinci fıkraya göre suç, resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmişse ceza üçte bir oranında artırılır.

Suçun oluşması için bir kişinin zehirlenmesi veya zarar görmesi gerekmez; ürünün tüketilmesi halinde hayat ve sağlık bakımından tehlike doğuracak nitelikte olması yeterlidir.

Başlık TCK 186’da Durum
Ceza 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 1500 güne kadar adli para cezası (birlikte)
Nitelikli hal Resmi izne dayalı meslek veya sanatın icrası kapsamında işlenme: ceza 1/3 artırılır
Seçimlik hareketler Satma, tedarik etme, bulundurma
Konu Bozulmuş veya değiştirilmiş yiyecek, içecek ve ilaç
Manevi unsur Kast; ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu bilme
Şikayet ve uzlaştırma Şikayete bağlı değil; uzlaştırma kapsamında değil
Görevli mahkeme ve zamanaşımı Asliye ceza mahkemesi; 8 yıl

Suçun Şartları: Bozulma, Tehlike ve Ticari Amaç

Şart Ne Aranır? İspat
1. Bozulma veya değiştirilme Ürünün doğal yapısının kendiliğinden bozulması ya da içeriğine, bileşimine veya niteliğine müdahale edilmesi Laboratuvar analizi
2. Tehlike Bozulma veya değişikliğin kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak düzeyde olması Analiz sonucuna dayanan uzman bilirkişi raporu
3. Hareket Ürünün satılması, başkasına temin edilmesi veya satış amacıyla bulundurulması Tutanak, fatura, stok kayıtları, tanık
4. Kast Failin ürünün durumunu bilmesi veya bilmesi gereken koşullarda kabullenmesi Ürünün görünümü, saklama koşulları, etiket müdahalesi, önceki uyarılar

Bulundurma bakımından belirleyici olan amaçtır. Madde başlığı ticareti esas aldığından, kişinin kendi tüketimi için evinde bulundurduğu bozulmuş gıda bu suçu oluşturmaz; aranan, ürünün satışa veya başkalarının tüketimine sunulmak üzere bulundurulmasıdır. İşletmenin satış alanında, deposunda veya soğuk hava deposunda bulunan ürünler bakımından bu amaç karinesi güçlüdür; imha edilmek üzere ayrılmış ürünlerin ise ayrı bir alanda, işaretlenmiş ve kayda geçirilmiş olması savunma bakımından önem taşır.

Suç kasten işlenir. Tedarikçiden kapalı ambalajda ve geçerli tarihle alınan, dışarıdan bozulduğu anlaşılamayan bir üründe satıcının kastı tartışmalıdır. Buna karşılık etiketin değiştirilmesi, tarihin silinmesi, ürünün yeniden paketlenmesi veya soğuk zincirin bilerek kırılması kastın en güçlü göstergeleridir.

Son Kullanma Tarihi Geçmiş Ürün Satmak Suç mu?

Durum Değerlendirme Gerekçe
Tarihi geçmiş, analizde bozulma ve sağlık tehlikesi saptanmamış ürün Suç oluşmaz; idari yaptırım Tarihin geçmesi tek başına tehlikeyi göstermez
Tarihi geçmiş ve analizde sağlığı tehlikeye sokacak düzeyde bozulduğu saptanan ürün TCK 186 Bozulma ve tehlike birlikte mevcut
Tarihi değiştirilerek veya etiketi sökülerek satışa sunulan bozuk ürün TCK 186; kast açık Müdahale, failin durumu bildiğini gösterir
İçeriğine sağlığa zararlı madde katılarak değiştirilmiş ürün TCK 186 veya olayın özelliğine göre TCK 185 Değiştirme ve tehlike
Taklit veya kalitesi düşürülmüş, ancak sağlığa zararlı olmayan ürün Suç oluşmaz; idari yaptırım ve koşulları varsa başka suçlar Tehlike unsuru yok
Numune alınmadan, yalnızca görünüme dayanılarak düzenlenen tutanak Mahkumiyete yetmez Bozulma ve tehlike analizle ortaya konulmamış

Uygulamadaki en yaygın yanılgı, son kullanma tarihi geçmiş her ürünün satışının bu suçu oluşturduğu düşüncesidir. Tarih, üreticinin ürünün niteliklerini garanti ettiği süreyi gösterir; tarihin geçmesi ürünün sağlığı tehlikeye sokacak biçimde bozulduğu anlamına gelmez. Bu nedenle denetim sırasında usulüne uygun numune alınması, numunenin yetkili laboratuvarda analiz edilmesi ve analiz sonucuna göre ürünün insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığının uzman bilirkişiyle belirlenmesi gerekir. Bu araştırma yapılmadan verilen mahkumiyet kararları eksik inceleme nedeniyle bozulur.

Avukata Sor

İşletmenizde yapılan bir gıda denetimi sonrası hakkınızda soruşturma açıldıysa veya bozuk bir ürün nedeniyle zarar gördüyseniz, analiz süreci ve başvuru yolları bakımından dosyanızı bir avukatla değerlendirin.

Avukata Sor

Ceza, Nitelikli Hal ve Sonuç Seçenekleri

Durum Temel Ceza (alt sınır) Takdiri İndirim (1/6) Sonrası Olası Sonuç
Temel hal (186/1) 1 yıl hapis ve adli para cezası 10 ay hapis Adli para cezasına çevirme, erteleme veya HAGB
Resmi izne dayalı meslek kapsamında (186/2) 1 yıl 4 ay hapis 1 yıl 1 ay 10 gün Erteleme veya HAGB; paraya çevrilemez
Üst sınıra yakın ceza 5 yıl, artırımla 6 yıl 8 ay – İnfaz gündeme gelir

Hapis cezasıyla birlikte adli para cezası da verilir; bu ceza ürünün miktarı ve failin ekonomik durumu gözetilerek gün üzerinden belirlenir. İkinci fıkradaki artırım; market, kasap, lokanta, gıda üretim tesisi veya eczane gibi ruhsat veya izne bağlı bir faaliyet kapsamında işlenen fiillerde uygulanır ve uygulamada dosyaların çoğu bu fıkra kapsamındadır. Ele geçirilen ürünlere el konulur ve müsaderesine karar verilir. Sonuç cezanın seçenekleri için adli para cezası, cezanın ertelenmesi ve HAGB rehberlerimize, genel indirim için takdiri indirim yazımıza bakabilirsiniz.

Yargıtay Kararları ve Yerleşik İlkeler

Bu suçta Yargıtay içtihadı iki konuda yoğunlaşmıştır: suçun ispatı için hangi araştırmanın yapılacağı ve davaya kimlerin katılabileceği.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu – K. 2018/328

Bakanlığın davaya katılma hakkı yoktur

Uyuşmazlık: Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçundan açılan davada, gıda denetiminden sorumlu Bakanlığın kamu davasına katılan sıfatıyla müdahil olup olamayacağı tartışılmıştır.

Genel Kurul’un değerlendirmesi: Kurul, ceza muhakemesi kanunlarında kamu davasına katılma konusunda suç bakımından bir sınırlama bulunmadığını ve ilke olarak şartları varsa tüm suçlar yönünden katılmanın mümkün olduğunu belirtmiştir. Ancak katılma hakkı, suçtan doğrudan zarar görmüş olmaya bağlıdır. Bu suç kamunun sağlığına karşı işlenen bir tehlike suçudur ve korunan değer toplumun tamamına aittir; denetim görevi yapan idarenin suçtan doğrudan zarar gördüğü söylenemez. Bu nedenle Bakanlığın davaya katılma hakkı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Uygulama için anlamı: katılma hakkı bulunmayan kurumun katılan olarak kabul edilmesi, hükmü temyiz edebilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Sanık bakımından bunun somut sonucu, mahkumiyet halinde kurum vekili lehine vekalet ücreti ödemek zorunda kalmamasıdır. Buna karşılık bozuk ürünü tüketerek zarar gören kişi suçtan doğrudan zarar görendir ve davaya katılabilir.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi – E. 2019/4663, K. 2020/1416

İdarenin katılan sıfatıyla kabulü ve vekalet ücreti

Konu: Daire, TCK 186 kapsamındaki bir dosyada davaya katılma hakkını incelemiş ve Ceza Genel Kurulu’nun yukarıdaki içtihadını uygulamıştır.

Yargıtay’ın değerlendirmesi: Kamunun sağlığına karşı suçlar bölümünde düzenlenen suçlarda il veya ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerinin mağdur veya suçtan doğrudan zarar gören sıfatıyla davaya katılması mümkün değildir. Aynı bölümdeki ilaç yapma veya satma suçuna ilişkin bir dosyada da Yargıtay, davaya katılmasına karar verilen ilçe müdürlüğünün vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini bozma nedeni saymıştır.

Uygulama için anlamı: mahkemenin ilk duruşmada katılma talebi hakkında verdiği karar dosyanın sonuna kadar etkili olur. Savunma, idarenin katılma talebine ilk aşamada itiraz etmeli; kabul edilmişse bu hususu kanun yolunda ileri sürmelidir. İdare, katılan sıfatı olmasa da denetim tutanağını düzenleyen görevlilerin tanıklığı ve analiz raporları yoluyla dosyada yer alır.

Yargıtay’ın yerleşik ilkesi

Analiz ve bilirkişi raporu olmadan mahkumiyet kurulamaz

İlke: Yargıtay kararlarında istikrarlı biçimde tekrarlanan ölçüte göre, suç konusu gıda veya ilacın bozulmuş veya değiştirilmiş olup olmadığı kontrol laboratuvarında yapılacak analizle belirlenmelidir. Analiz sonuçlarına göre ürünün insan hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde bozulmuş olup olmadığı ise uzman bilirkişiden alınacak raporla ortaya konulmalıdır. Yalnızca son kullanma tarihinin geçmiş olmasına, ürünün görünümüne veya denetim görevlisinin kanaatine dayanılarak mahkumiyet kurulamaz.

Gerekçesi: suçun kanuni tanımı, her bozulmayı değil, hayatı ve sağlığı tehlikeye sokacak biçimdeki bozulmayı cezalandırır. Bu, teknik bilgi gerektiren bir tespittir ve hakimin genel hayat tecrübesiyle çözülemez. Tehlikenin bulunmadığı hallerde fiil, gıda mevzuatındaki idari yaptırımlara tabi bir kabahat olarak kalır.

Uygulama için anlamı: savunmanın ilk sorusu numunenin usulüne uygun alınıp alınmadığı, şahit numunenin bulunup bulunmadığı ve analizin yapılıp yapılmadığıdır. Numune alınmadan ürünler imha edilmişse tehlike unsurunun ispatı mümkün olmayabilir. Analiz yapılmışsa, rapora itiraz edilerek şahit numune üzerinde yeniden inceleme ve tehlike değerlendirmesi için uzman bilirkişi görüşü istenebilir.

Benzer Suçlar ve İdari Yaptırımlar

Hüküm Fiil Yaptırım TCK 186’dan Farkı
TCK 186 Tehlikeli biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ve ilacı satma, tedarik etme, bulundurma 1-5 yıl hapis ve adli para cezası –
TCK 185 İçme suyuna veya gıdaya zehir katma ya da başka suretle bozma 2-15 yıl hapis; taksirle işlenirse 3 ay-1 yıl Fail ürünü bizzat bozar veya zehirler
TCK 187 Hayatı ve sağlığı tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma 1-5 yıl hapis ve adli para cezası Konu ilacın üretimi ve satışıdır
5996 sayılı Kanun Gıda güvenilirliği kurallarına aykırılık: tarihi geçmiş ürün satışı, etiket eksikliği, taklit ve tağşiş İdari para cezası, ürünün toplatılması, faaliyetten men Tehlike unsuru aranmaz; suç değil kabahattir
TCK 85 ve 89 Bozuk ürün nedeniyle ölüm veya yaralanma Taksirle öldürme veya yaralama cezaları Zarar gerçekleşmiştir

İdari para cezası ile ceza davası birbirinden bağımsız yürür; idari yaptırım uygulanmış olması ceza soruşturmasını engellemez, ceza davasından beraat edilmesi de idari yaptırımı kendiliğinden kaldırmaz. İdari para cezalarına karşı başvuru yolları için idari para cezasına itiraz rehberimize bakabilirsiniz. Bozuk ürün nedeniyle bir kişinin zarar görmesi halinde taksirle yaralama hükümleri ayrıca gündeme gelir.

İşletme Sahibi ve Tüketici İçin İzlenecek Yol

Taraf Yapılması Gereken Dikkat
İşletme (denetim anında) Numune alınmasını ve şahit numune bırakılmasını talep etmek; tutanağa itirazlarını yazdırmak İmha edilecek ürünlerin ayrı ve işaretli tutulduğunu göstermek
İşletme (soruşturmada) Alış faturalarını, tedarikçi bilgilerini, soğuk zincir ve stok kayıtlarını sunmak Bkz. ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım
İşletme (yargılamada) Analiz ve bilirkişi raporu yoksa yapılmasını, varsa denetlenmesini istemek; idarenin katılma talebine itiraz etmek Kastın bulunmadığını tedarik zinciriyle ortaya koymak
Tüketici Ürünü, ambalajı ve fişi saklamak; sağlık kuruluşuna başvurup rapor almak Alo 174 Gıda Hattı’na ve savcılığa başvurulabilir. Bkz. savcılığa şikayet nasıl yapılır
Tüketici Zarar gördüyse davaya katılmak ve tazminat talep etmek Zarar gören kişi suçtan doğrudan zarar görendir

Beş Hata

Gıda denetimi kaynaklı dosyalarda sık yapılan yanlışlar

1) Denetim tutanağını itirazsız imzalamak ve numune alınmasını istememek. 2) Tarihi geçmiş ürünleri satış alanında veya satışa hazır depoda bırakmak: imha için ayrıldığı sonradan ileri sürülse bile belgelenemezse kabul görmez. 3) Alış belgelerini ve tedarikçi kayıtlarını saklamamak: kastın yokluğunu gösteren en önemli deliller bunlardır. 4) İdari para cezasını ödeyince ceza dosyasının da kapanacağını sanmak. 5) Analiz raporunu sorgulamadan kabul etmek: raporun yalnızca tarih veya etiket eksikliğine mi, yoksa sağlık bakımından tehlikeye mi işaret ettiği ayrıca incelenmelidir.

Doğru strateji; bozulma ve tehlike unsurlarının teknik raporla ispatlanıp ispatlanmadığını denetlemek, kastı tedarik ve saklama kayıtlarıyla tartışmak, suçun temel hal mi nitelikli hal mi olduğunu belirlemek ve kanun yolunda eksik incelemeyi ileri sürmektir. Kanun yolu için istinaf ve temyiz rehberimize bakınız.

Gıda Denetimi Kaynaklı Ceza Dosyalarında Müdafilik

Bu dosyalarda sonuç, bozulma ve tehlike unsurlarının teknik raporla ispatlanıp ispatlanmadığına bağlıdır. Soruşturmadan kanun yoluna kadar müdafilik veya mağdur vekilliği için Ankara ceza avukatı desteği almak üzere büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Ceza Avukatı

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Avukatlık hizmeti ve danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altında olmamak üzere belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Son kullanma tarihi geçmiş ürün satmak suç mudur?

Tek başına suç değildir; gıda mevzuatı uyarınca idari para cezası gerektiren bir aykırılıktır. TCK 186’daki suçun oluşması için ürünün kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş olması gerekir. Bu durum laboratuvar analizi ve uzman bilirkişi raporuyla belirlenir. Analizde sağlık bakımından tehlike saptanırsa ve satıcı durumu biliyorsa bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası söz konusu olur.

Bozulmuş gıda satmanın cezası nedir?

Ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezasıdır; ikisi birlikte verilir. Suç market, lokanta, kasap veya üretim tesisi gibi resmi izne dayalı bir faaliyet kapsamında işlenmişse ceza üçte bir oranında artırılır. Alt sınıra yakın cezalarda erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür. Ayrıca ürünlere el konulur ve idari yaptırımlar ayrıca uygulanır.

Ürünün bozuk olduğunu bilmiyordum, yine de ceza alır mıyım?

Suç kasten işlenebilir; ürünün bozulmuş veya değiştirilmiş olduğunu bilmeniz veya bunu kabullenmeniz gerekir. Tedarikçiden kapalı ambalajda ve geçerli tarihle alınan, dışarıdan bozulduğu anlaşılamayan bir üründe kast tartışmalıdır ve savunma alış faturaları, tedarikçi bilgileri ve saklama kayıtlarıyla desteklenmelidir. Ancak ürünün görünümü, kokusu, saklama koşulları veya etiket üzerindeki müdahale bozulmayı açıkça gösteriyorsa bilmediğiniz savunması kabul görmez.

Bozuk ürün yedim ve zehirlendim, ne yapmalıyım?

Önce sağlık kuruluşuna başvurup rapor alın; ürünün kalanını, ambalajını ve alışveriş fişini saklayın. Ardından Alo 174 Gıda Hattı’na bildirimde bulunabilir ve savcılığa şikayette bulunabilirsiniz. Zarar gören kişi olarak ceza davasına katılabilir, tedavi giderleriniz ve manevi zararınız için tazminat talep edebilirsiniz. Zehirlenme nedeniyle satıcı veya üretici hakkında ayrıca taksirle yaralama hükümleri uygulanabilir.

İdari para cezası ödendiyse ceza davası yine açılır mı?

Evet. Gıda mevzuatı uyarınca verilen idari para cezası ile TCK 186 kapsamındaki ceza davası birbirinden bağımsızdır. İdari yaptırım, tarihi geçmiş ürün satışı gibi aykırılıklarda tehlike aranmadan uygulanır; ceza davası ise ürünün sağlığı tehlikeye sokacak biçimde bozulduğunun saptanması halinde açılır. Birinin sonuçlanması diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; her biri için ayrı savunma ve başvuru yolları vardır.

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir; Hacettepe Üniversitesi Bilişim Hukuku yüksek lisans mezunudur. Ceza ve ceza muhakemesi hukuku alanında; kamunun sağlığına karşı suçlar, gıda denetiminden doğan ceza soruşturmaları ve idari para cezalarına itiraz süreçlerinde şüpheli ve sanık müdafiliği ile mağdur vekilliği hizmeti sunmaktadır.

Ankara Barosu’na kayıtlı lisanslı avukat. Ankara Barosu Sicil No: 29221

Baro Doğrulaması – Avukat Profili



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir