Genel

Türk hukuk sisteminde istinaf ve temyiz kanun yollarının kullanılabilirliği, dava konusunun değerine bağlı olarak sınırlandırılmaktadır. Bu parasal sınırların belirlenmesinde, uzun süre karar tarihi mi yoksa dava tarihi mi esas alınmalı sorusu tartışma konusu olmuştur.

En son, Anayasa Mahkemesi, 4/12/2024 tarihli ve E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararıyla dava konusunun değer ve miktar itibarıyla hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarların altında kalması hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararına karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağını öngören ibareyi iptal etmiştir. Anılan kararda, kural gereğince parasal değer (kesinlik sınırı) güncellenirken dava konusu mal ya da alacağın değerinin güncellenmemesi nedeniyle enflasyondan dolayı oluşan külfetin tamamının davanın taraflarına yüklendiği belirtilmiş ve kişilere aşırı bir külfet yüklediği anlaşılan kuralla hükmün denetlenmesini talep etme hakkına getirilen sınırlamanın orantısız ve ölçüsüz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AYM’nin ek 1. madde (2) numaralı fıkrayı iptal etmesi kararından sonra ise oluşan hukuk boşluğunun giderilmesi için 9. Yargı Paketi ile kanun teklifi verilmiştir. Kabul edilen ve 04.05.2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu ek madde 1 fıkra 2’ye göre, 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

Bu maddeye göre istinaf ve temyiz sınırı davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekmektedir. Örnek verecek olursak, bir tüketici davası 15 Nisan 2024 tarihinde 66.000 TL talep edilerek açılmış olsun. Bu davada, 2024 yılı için belirlenen istinaf kanun yolu sınırı 58.800 TL’dir. Yargılama süreci uzamış ve ilk derece mahkemesi, 10 Mart 2026 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Ancak kararın verildiği yıl olan 2026’da istinaf sınırı 72.070 TL’ye yükselmiştir. Eğer sınırın tespitinde karar tarihi esas alınsaydı, 66.000 TL’lik dava miktarı 2026 yılı sınırının altında kaldığı için tarafların istinaf yoluna başvurması mümkün olmayacaktı. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin Geçici Madde 1’i iptal eden 2024/203K. sayılı kararı ve bunu takip eden yeni düzenleme doğrultusunda, artık dava tarihindeki sınır esas alınmaktadır. Bu nedenle, dava 2024 yılında açıldığı için, o yıl geçerli olan 58.800 TL’lik sınır dikkate alınır ve 66.000 TL’lik dava değeri bu sınırın üzerinde olduğundan, karar 2026 yılında verilmiş olsa bile istinaf kanun yoluna başvurulabilir.

Son olarak özetlemek gerekirse, yukarıda belirtilen gelişmeler sayesinde istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurma sınırı davanın açılış tarihi olarak belirlenmiş ve enflasyonun külfetini davanın taraflarına yükleyen uygulamadan vazgeçilmiştir.

KAYNAKÇA:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu. (tarih yok).

Anayasa.gov.tr. (tarih yok). https://www.anayasa.gov.tr/tr/haberler/norm-denetimi-basin-duyurulari/idari-yargida-istinaf-ve-temyiz-kanun-yoluna-basvuruda-esas-alinacak-parasal-sinirin-karar-tarihine-gore-belirlenmesini-ongoren-kuralin-anayasa-ya-aykiri-oldugu/ adresinden alındı

Ankalex. (tarih yok). https://ankalex.com/istinaf-veya-temyiz-sinirinin-karar-tarihe-gore-belirlenmesine-iliskin-aym-karari/ adresinden alındı

Minval Hukuk. (2025, 06 16). https://minvalhukuk.com/tazminat-hukuku/yargida-parasal-sinirlar-2024/#:~:text=27.11.2024%20tarihinde%20Resm%C3%AE%20Gazete,Senetle%20%C4%B0spat%20S%C4%B1n%C4%B1r%C4%B1%2033.000%20TL adresinden alındı

                                                                                                           Hukuk Stj. Ayşe Şevval Gür

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir