Ceza Hukuku
Adli Süreçteki Çocuk (ASÇ) Nedir? SSÇ Kavramı ve Yaş Küçüklüğü İndirimi

Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7593 sayılı Kanun, 8 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir; bu yazının güncellendiği 11 Ağustos 2026 itibarıyla Resmi Gazete yayımı beklenmektedir ve hükümlerin büyük bölümü yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanunla yaş küçüklüğü indirimi rejimi köklü biçimde değişmektedir: TCK 31’deki ceza aralıkları yukarı çekilmiş, maddeye eklenen dördüncü fıkrayla kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında 15-18 yaş grubuna indirimin hiç uygulanmayabilmesi, 12-15 yaş grubuna ise bir üst grubun daha az indirimli hükümlerinin uygulanabilmesi imkanı getirilmiştir.

Mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” (SSÇ) kavramı kaldırılarak yerine “adli süreçteki çocuk” (ASÇ) ifadesi getirilmiş; ateşli silahın özensiz muhafaza edilerek çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olma, 6136 sayılı Kanuna eklenen 13/A maddesiyle 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası gerektiren bağımsız bir suç haline getirilmiştir. Çocuğu ihmal eden ebeveynin TCK 233’teki cezaları artırılmış, çocuğun ağır suç işlemesi halinde ceza şikayet aranmaksızın iki katına kadar artırılabilir hale gelmiştir.

7593 Sayılı Kanun Nedir? Künye ve Değiştirilen 7 Kanun

7593 sayılı Kanun, çocuk adalet sistemini bir bütün olarak yeniden düzenleyen 17 maddelik bir torba değişikliktir. Okul çevrelerinde yaşanan ve kamuoyunu derinden sarsan silahlı ve bıçaklı şiddet olaylarının ardından hazırlanan Kanun; ceza sorumluluğu, ceza infazı, muhakeme usulü, koruma tedbirleri, sosyal hizmetler ve kabahatler alanında yedi ayrı kanuna müdahale etmektedir:

Kanun No Etkilenen Düzenleme
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun 6136 13/A maddesi eklendi (yeni suç: silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi)
Türk Ceza Kanunu 5237 m.31 (yaş küçüklüğü), m.233 (aile yükümlülüğü)
Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 m.174 (iddianame iadesi), m.253 (terminoloji)
İnfaz Kanunu 5275 m.11, m.15 (eğitimevi), m.107/5 (koşullu salıverilme)
Kabahatler Kanunu 5326 43/C maddesi eklendi (amaç dışı bıçak satışı ve taşınması)
Çocuk Koruma Kanunu 5395 m.5/A (yönlendirme tedbirleri), m.9, 15, 23, 35, 45 ve kapsamlı terminoloji değişikliği
Sosyal Hizmetler Kanunu 2828 m.3 (terminoloji)

Kanun 8 Ağustos 2026’da kabul edilmiştir; Kabahatler Kanununa eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (ruhsatsız yerlerde bıçak satışı ve sergilenmesi yasağı) 1 Aralık 2026’da, diğer tüm hükümler Resmi Gazetede yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki resmi kaynaktan ulaşabilirsiniz. Bu değişiklik, 13. Yargı Paketi yazımızda resmi açıklamalara dayanarak öngördüğümüz suça sürüklenen çocuklara ilişkin sıkılaştırmanın müstakil bir kanunla hayata geçirilmiş halidir.

Yaş Küçüklüğü İndirimi Değişti: Yeni TCK 31 Rejimi

Kanunun kamuoyunda en çok tartışılan düzenlemesi budur. Baştan netleştirmek gerekir: 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin kural ile süreli hapis cezalarında “yarısı indirilir / üçte biri indirilir” oranları değişmemiştir. Değişen; ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis karşılığı verilecek süreler, her fiil için uygulanan üst sınırlar ve asıl önemlisi, indirimin otomatikliğini kıran yeni dördüncü fıkradır.

12-15 Yaş Grubu (TCK 31/2, Ceza Sorumluluğu Bulunanlar)

Karşılığı Olan Ceza Eski Hal Yeni Hal Fark
Ağırlaştırılmış müebbet hapis 12 – 15 yıl 13 – 18 yıl Alt sınır +1, üst sınır +3 yıl
Müebbet hapis 9 – 11 yıl 10 – 12 yıl Alt sınır +1, üst sınır +1 yıl
Her fiil için azami hapis 7 yılı geçemez 9 yılı geçemez Tavan +2 yıl

15-18 Yaş Grubu (TCK 31/3)

Karşılığı Olan Ceza Eski Hal Yeni Hal Fark
Ağırlaştırılmış müebbet hapis 18 – 24 yıl 19 – 27 yıl Alt sınır +1, üst sınır +3 yıl
Müebbet hapis 12 – 15 yıl 15 – 18 yıl Alt sınır +3, üst sınır +3 yıl
Her fiil için azami hapis 12 yılı geçemez 15 yılı geçemez Tavan +3 yıl

Yeni Dördüncü Fıkra: İndirim Artık Otomatik Değil

Asıl yapısal değişiklik, TCK 31’e eklenen dördüncü fıkradır. Hakim; kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile failin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkum edilmiş olması ölçütlerinden birini veya birkaçını göz önünde bulundurarak iki yönde karar verebilir:

  • 15-18 yaş grubunda: Kasten öldürme (TCK 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87/2 ve 87/4) suçlarında yaş küçüklüğü indirimi hiç uygulanmayabilir; çocuk, yetişkin gibi cezalandırılabilir.
  • 12-15 yaş grubunda: Aynı ölçütlerle, bu gruba ikinci fıkra yerine 15-18 yaş grubunun daha az indirimli hükümleri uygulanabilir.

Fıkra emredici değil ihtiyaridir; “uygulanmayabilir” ve “uygulanabilir” ifadeleri hakime takdir yetkisi tanır. Bu, savunma pratiği açısından iki sonuç doğurur: Birincisi, kararın gerekçesi denetlenebilir olmalıdır; hakim hangi ölçütü hangi somut olguya dayandırdığını göstermek zorundadır. İkincisi, dördüncü fıkranın uygulanmaması gerektiğine ilişkin argümanların (saikin niteliği, planlama bulunmaması, sabıkasızlık, sosyal inceleme raporu bulguları) dosyaya en baştan somut olgularla girilmesi gerekir. Kapsamın sınırlı olduğu da unutulmamalıdır: İndirimsiz cezalandırma imkanı yalnızca kasten öldürme ve ağırlaşmış yaralama suçları içindir; hırsızlık, yağma, uyuşturucu gibi diğer suçlarda yaş indirimleri kural olarak aynen devam eder.

SSÇ Kavramı Kalktı: “Adli Süreçteki Çocuk” (ASÇ) Nedir?

Kanun, mevzuatta yerleşik olan “suça sürüklenen çocuk” (SSÇ) ibaresini sistematik biçimde “adli süreçteki çocuk” (ASÇ) ifadesiyle değiştirmektedir. Değişiklik üç kanunda birden yapılmıştır: 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu m.3, 5271 sayılı CMK m.253 (uzlaştırma) ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun aralarında 1, 2, 3, 11, 12, 13, 20, 24, 26, 30, 31, 34, 37 ve 39. maddelerin bulunduğu geniş bir madde grubu. Bazı maddelerde ifade cümle yapısına göre “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” biçiminde uyarlanmıştır.

Bu kozmetik bir dokunuş değildir; damgalayıcı dilin çocuk adalet sisteminden çıkarılmasını amaçlayan bilinçli bir tercihtir. Bununla birlikte hukuki statü, usul ve haklar bakımından bir daralma ya da genişleme getirmez: Dün SSÇ statüsünde olan çocuk, bugün ASÇ statüsünde aynı usuli güvencelere sahiptir. Uygulayıcılar bakımından pratik sonuç, dilekçe, iddianame, tensip zaptı ve karar şablonlarındaki terminolojinin güncellenmesi gereğidir.

Ateşli Silahın Çocuk Tarafından Ele Geçirilmesi Suçu (6136 m.13/A)

Okul çevrelerinde yaşanan silahlı saldırılarda kullanılan silahların önemli bölümünün aile bireylerine ait ruhsatlı veya ruhsatsız silahlar olması, kanun koyucuyu doğrudan muhafaza yükümlülüğünü hedef alan bir suç ihdasına yöneltmiştir. 6136 sayılı Kanuna eklenen 13/A maddesi uyarınca: Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Maddenin uygulama alanını belirleyen dört nokta özellikle önemlidir:

  • Fail çevresi geniştir: Kanun metni failin silahın maliki ya da ruhsat sahibi olmasını aramamaktadır. Evinde eşine, babasına veya bir yakınına ait silahı özensiz biçimde bulunduran kişi de fail olabilir; belirleyici olan muhafaza yükümlülüğüne aykırılık ile çocuğun silaha ulaşması arasındaki nedensellik bağıdır.
  • Ruhsat sorumluluğu kaldırmaz: Silahın ruhsatlı olması cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz; ruhsat silah bulundurmayı hukuka uygun kılar, özensiz muhafazayı değil.
  • Tali norm niteliği: Madde, fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması kaydını içerir. Çocuğun silahla bir kişiyi öldürmesi veya yaralaması halinde, muhafaza yükümlüsünün olası kast veya bilinçli taksir çerçevesinde daha ağır suçlardan sorumluluğu ayrıca tartışılacaktır.
  • Tehlike suçudur: Suçun oluşması için çocuğun silahı kullanması veya bir zarar doğması şart değildir; silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi yeterlidir.

Evinde silah bulunduran her ebeveyn ve yetişkin için pratik sonuç açıktır: Silahın kilitli, boş ve mühimmattan ayrı muhafazası artık yalnızca bir güvenlik tavsiyesi değil, hapis cezası tehdidi altındaki hukuki bir yükümlülüktür.

Bıçak Satışı ve Taşınmasına Yeni Kabahat (43/C)

Kabahatler Kanununa eklenen 43/C maddesi, 6136 kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile kesici, delici veya bereleyici aletler bakımından iki yasak getirir: Ruhsatlandırılan yerler dışında satış ve sergileme (1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecek) ile 18 yaşından küçüklere satış, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması (yayımla yürürlüğe girecek). İdari para cezası 5.000 TL, sayı veya nitelik bakımından vahim halde 10.000 TL’dir; kabahati öğrenip bildirmeyen işletici için ayrıca 5.000 TL öngörülmüştür. İnternet ve mesafeli satışlar açıkça kapsama alınmış; sanat, meslek veya eğitim icrası için gerekli aletler icra yerinde kullanıldığı sürece istisna tutulmuştur.

Kritik yaş ayrımı şudur: Kabahatler Kanunu m.11/1 uyarınca fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuğa idari para cezası verilemez; bu grupta mülki amir, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuk hakiminden koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbiri talep eder. 15-18 yaş grubundaki çocuğa ise bıçak taşıma nedeniyle idari para cezası uygulanabilir.

Ebeveyn ve Bakım Yükümlüsünün Sorumluluğu Ağırlaştı (TCK 233)

Kanun, çocuğun işlediği suçun sorumluluğunu yalnızca çocuğa yüklememekte; aile hukukundan doğan yükümlülüğünü ihlal eden yetişkine de yansıtmaktadır. TCK 233’teki cezalar artırılmış ve maddeye nitelikli bir artırım fıkrası eklenmiştir:

Fıkra / Fiil Eski Ceza Yeni Ceza
(1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeme (şikayete bağlı) 1 yıla kadar hapis 3 aydan 2 yıla kadar hapis
(2) Hamile eşi veya kendisinden gebe kalan kadını çaresiz durumda terk 3 aydan 1 yıla kadar hapis 6 aydan 2 yıla kadar hapis
(3) İtiyadi sarhoşluk, uyuşturucu kullanımı veya onur kırıcı davranışlarla çocuğun ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokma 3 aydan 1 yıla kadar hapis 1 yıldan 3 yıla kadar hapis

Eklenen dördüncü fıkra ile birinci ve üçüncü fıkralardaki fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (TCK 81, 82) veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87/2 ve 87/4) suçunu işlemesi halinde, şikayet aranmaksızın faile verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. İki nokta gözden kaçırılmamalıdır: Birincisi, madde yalnızca ana-babayı değil, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek yükümlülüğü bulunan herkesi kapsar. İkincisi, kural olarak şikayete bağlı olan birinci fıkra suçu, çocuğun ağır suç işlemesi halinde resen soruşturulur hale gelir. Uyuşturucu kullanımının çocuk üzerindeki etkisiyle bağlantılı üçüncü fıkra dosyalarında, kullanım fiilinin hukuki rejimi için TCK 191 yazımıza bakılabilir.

Yönlendirme Tedbirleri ve HAGB Bağlantısı (5395 m.5/A ve m.23)

Çocuk Koruma Kanunu bugüne kadar koruyucu ve destekleyici tedbirleri tanıyordu; 7593 sayılı Kanun üçüncü bir kategori olarak yönlendirme tedbirlerini eklemiştir. Beş tedbir öngörülmüştür: sosyal ve toplumsal hizmetlerde 20 ile 300 saat arası görev alma, dijital cihazın 3 ay ile 2 yıl arası takip yazılımıyla denetime açılması ve riskli platformlara erişimin engellenmesi (dijital risklerden korunma tedbiri), kütüphanede görev alma veya belirlenen eserleri okuma, çevre temizliği ve ağaçlandırma faaliyetlerine katılma ile tütün, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıklara yönelik tedavi programlarını tamamlama (bağımlılık tedbiri).

HAGB bağlantısı önemlidir: 5395 m.23’e eklenen fıkralar uyarınca adli süreçteki çocuk hakkında HAGB kararı verildiğinde yönlendirme tedbirlerinden uygun görülenler denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır; ayrıca mağdurun veya kamunun zararının az olması halinde HAGB için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Bu ikinci kural, ekonomik gücü olmayan çocukların HAGB’den yararlanamaması sorununu yumuşatan, savunma tarafından mutlaka ileri sürülmesi gereken bir imkandır.

Sosyal İnceleme Zorunlu Hale Geldi: Yeni İddianame İadesi Sebebi

Eski düzenlemede sosyal inceleme, mahkemenin gerektiğinde başvurduğu ve yaptırılmadığında gerekçesinin kararda gösterilmesiyle yetinilen bir araçtı. Yeni düzenlemede 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur; 15 yaşını doldurmuş çocukta ise yaptırılmama gerekçesinin iddianamede veya kararda gösterilmesi gerekir. Zorunluluğun yaptırımı CMK tarafındadır: CMK m.174/1’e eklenen (e) bendi uyarınca, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame iade edilir.

Savunma açısından bu, iki katmanlı yeni bir araçtır: Birincisi, sosyal inceleme raporu bulunmayan iddianame artık iade sebebidir ve iddianamenin kabulünden itibaren 15 günlük inceleme süresinde mahkemece resen gözetilmelidir. İkincisi, sosyal inceleme raporu yalnızca usuli bir belge değildir; TCK 31/2 kapsamında algılama ve yönlendirme yeteneğinin takdirinde ve artık yeni TCK 31/4 karşısında indirimin korunması mücadelesinde savunmanın en güçlü maddi dayanağıdır.

İnfaz Rejimi: Eğitimevi Usulü ve “Bir Gün İki Gün” İstisnası

  • Çocuk eğitimevine ayrılma (5275 m.15): Kapalı kurumdan eğitimevine ayrılma, idare ve gözlem kurulunca en geç üç ayda bir yapılan ve psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı veya TBB çocuk hakları komisyonundan avukat gibi en az bir uzmanın katıldığı değerlendirmeye bağlanmıştır. Kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan 5 yıl veya daha az hapse mahkum çocukların cezaları doğrudan eğitimevinde infaz edilir; firar, tutuklama ve disiplin halleri kapalı kuruma gönderme sebebidir.
  • Koşullu salıverilmede daralma (5275 m.107/5): Eski kuralda hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her gün, koşullu salıverilme hesabında istisnasız iki gün sayılıyordu. Yeni düzenleme kasten öldürme (TCK 81, 82, 83), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102, 103), uyuşturucu ticareti (TCK 188) ve örgüt kurma (TCK 220) suçlarını bu avantajın dışına çıkarmıştır. Bu suçlardan hükümlü çocukların koşullu salıverilme tarihi fiilen ileriye ötelenmektedir; kanunun çocuklar aleyhine sonuç doğuran en net düzenlemelerinden biridir.
  • Kapalı kurumda suç türü ayrımı (5275 m.11): Çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında barındırmada yaş ve cinsiyetin yanına suç türü ölçütü eklenmiştir.

Tedbire Uymayan Ebeveyne Tazyik Hapsi

5395 m.45’in yeniden düzenlenmesiyle üç yenilik gelmiştir: Tedbirlerin uygulanmasında gerektiğinde kolluktan yardım istenebilecek; kurumlar arası koordinasyon Adalet Bakanlığından alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilecek; ve en önemlisi, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, çocuk hakimi kararıyla 3 güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilecektir. Tazyik hapsi kararına karşı itiraz yolu açıktır. Ayrıca çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, idari tedbirler için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı il ve ilçe müdürlüklerine bildirilecektir.

Yürürlük Takvimi ve Eski Dosyalara Etkisi

Hüküm Yürürlük
Ruhsatsız yerlerde bıçak satışı ve sergilenmesi yasağı (43/C-1-a) 1 Aralık 2026 (satıcılara tanınan uyum süresi)
Diğer tüm hükümler Resmi Gazetede yayımı tarihi (11 Ağustos 2026 itibarıyla yayım beklenmektedir)

Kanunda devam eden dosyalara ilişkin ayrı bir geçiş maddesi öngörülmemiştir. Ancak genel ilkeler nettir: TCK 31 ve TCK 233’teki cezaları ağırlaştıran değişiklikler ile 5275 m.107/5’teki daraltma failin aleyhine düzenlemelerdir; Anayasa m.38 ve TCK m.7’deki lehe kanun ilkesi uyarınca yürürlükten önce işlenen fiillere uygulanmamaları gerekir. Buna karşılık usule ilişkin düzenlemeler (sosyal inceleme zorunluluğu, iddianame iadesi, terminoloji) derhal uygulanır. Devam eden her çocuk ceza dosyasında, fiil tarihine göre hangi metnin uygulanacağı ayrıca denetlenmelidir.

Belgelenmiş Hukuki Dayanaklar

Yeni kabul edilen bu kanun hakkında henüz yargı içtihadı oluşmadığından, değerlendirmenin dayandığı doğrulanabilir kaynaklar şunlardır:

Resmi Gelişme: 7593 Sayılı Kanunun TBMM’de Kabulü (8 Ağustos 2026)

Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7593 sayılı Kanun, 8 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir. 17 maddelik Kanun yedi ayrı kanunda değişiklik yapmakta olup, 43/C-1-a bendi dışındaki hükümleri Resmi Gazetede yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu yazının güncellendiği 11 Ağustos 2026 itibarıyla yayım gerçekleşmemiştir; yayımla birlikte bu sayfa güncellenecektir.

Kanuni Dayanak: TCK 31’e Eklenen Dördüncü Fıkra

Yeni fıkra; kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile önceki kasıtlı suçtan hapis mahkumiyeti ölçütlerine dayanarak, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında 15-18 yaş grubuna indirim hükümlerinin uygulanmayabilmesine, 12-15 yaş grubuna ise üst grubun hükümlerinin uygulanabilmesine imkan tanır. Hüküm ihtiyaridir ve yalnızca sayılan katalog suçlarla sınırlıdır; diğer suçlarda yaş indirimleri devam eder.

Kanuni Dayanak: 6136 Sayılı Kanuna Eklenen 13/A Maddesi

Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Madde, failin malik veya ruhsat sahibi olmasını aramamakta; muhafaza yükümlülüğüne aykırılık ile çocuğun silaha ulaşması arasındaki nedensellik bağını esas almaktadır.

Kanuni Dayanak: 5275 m.107/5’te “Bir Gün İki Gün” Kuralına Getirilen İstisna

Koşullu salıverilme hesabında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün iki gün sayılması kuralı; kasten öldürme (TCK 81, 82, 83), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102, 103), uyuşturucu ticareti (TCK 188) ve örgüt kurma (TCK 220) suçları bakımından kaldırılmıştır. Bu suçlardan hükümlü çocukların koşullu salıverilme tarihi fiilen ileriye ötelenmektedir.

Hukuki Dayanak: Anayasa m.38 ve TCK m.7 Lehe Kanun İlkesi

Suçta ve cezada kanunilik ile lehe kanun ilkeleri uyarınca, cezaları ağırlaştıran TCK 31 ve TCK 233 değişiklikleri ile koşullu salıverilme avantajını daraltan 5275 m.107/5 değişikliği, yürürlük tarihinden önce işlenmiş fiillere uygulanamaz. Kanunda ayrı bir geçiş hükmü bulunmadığından, derdest dosyalarda fiil tarihinin tespiti ve lehe metin karşılaştırması savunmanın ilk adımı olmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Yaş küçüklüğü indirimi tamamen kaldırıldı mı?

Hayır. İndirim rejimi kural olarak devam etmektedir; 12 yaş altı sorumsuzluk ve süreli hapisteki indirim oranları değişmemiştir. Kaldırılabilirlik yalnızca kasten öldürme (TCK 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87/2 ve 87/4) suçlarıyla sınırlıdır ve hakimin gerekçeli takdirine bağlıdır; ceza aralıkları ise tüm ağır cezalarda yukarı çekilmiştir.

SSÇ (suça sürüklenen çocuk) kavramı ne oldu?

7593 sayılı Kanunla mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” ibaresi “adli süreçteki çocuk” (ASÇ) olarak değiştirilmiştir. Değişiklik damgalayıcı dili kaldırmaya yönelik terminolojik bir tercihtir; çocuğun hukuki statüsünde, haklarında ve usuli güvencelerinde bir değişiklik yaratmaz.

Silahımı evde bulunduruyorum, çocuğum ele geçirirse ceza alır mıyım?

Evet, risk vardır. 6136 sayılı Kanunun yeni 13/A maddesi uyarınca silahın özensiz muhafazası nedeniyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Ruhsatlı olması veya silahın başkasına ait olması sorumluluğu kaldırmaz; çocuğun silahı kullanması da şart değildir, ele geçirmesi yeterlidir.

Yeni ağırlaştırılmış cezalar eski dosyalara uygulanır mı?

Hayır. Anayasa m.38 ve TCK m.7’deki lehe kanun ilkesi uyarınca cezayı ağırlaştıran hükümler, yürürlükten önce işlenen fiillere uygulanamaz. Sosyal inceleme zorunluluğu ve iddianame iadesi gibi usul kuralları ise derhal uygulanır.

Bıçak satışı yasağı ne zaman başlıyor, kimler etkilenecek?

18 yaş altına bıçak satışı, çocukların satın alması ve taşıması yasağı kanunun yayımıyla; satış ve sergilemenin ruhsatlı yerlerle sınırlandırılması ise 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecektir. İnternet ve mesafeli satışlar kapsamdadır; 15 yaşını doldurmamış çocuğa idari para cezası verilemez, tedbir uygulanır.

Çocuk ceza dosyaları; yeni TCK 31/4 karşısında indirim savunması, sosyal inceleme denetimi ve lehe kanun değerlendirmesi gerektiren, uzmanlık isteyen bir alan haline gelmiştir. Ankara ve çevresindeki dosyanız için süreç değerlendirmesi talep edebilirsiniz.

Ankara Ceza Avukatı

Somut olayınıza ilişkin sorularınızı doğrudan avukata iletebilirsiniz.

Avukata Sor

Danışmanlık ücretlidir. Avukatlık hizmetleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümleri çerçevesinde ücrete tabidir. Bu sayfadaki bilgiler, 11 Ağustos 2026 itibarıyla TBMM’de kabul edilen ancak Resmi Gazetede henüz yayımlanmayan 7593 sayılı Kanun metnine dayanan genel bilgilendirme niteliğindedir; kesin yürürlük tarihi ve nihai metin, Resmi Gazete yayımıyla netleşecektir.

Avukat Mustafa Nazif Yıldız

Av. Mustafa Nazif Yıldız (Ankara Barosu, Sicil No: 29221), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Hacettepe Üniversitesinde Bilişim Hukuku alanında yüksek lisansını tamamlamış olup Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde ceza hukuku alanında doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Mesleki faaliyetini ceza hukuku ağırlıklı olarak Ankara’da yürütmekte; çocuk ceza hukuku, yaş küçüklüğü ve sosyal inceleme uyuşmazlıkları dahil olmak üzere adli süreçteki çocukların müdafiliği ile ebeveynler hakkındaki TCK 233 ve 6136 m.13/A soruşturmalarında vekillik üstlenmektedir.

Ayrıntılı özgeçmiş için avukat profil sayfasını inceleyebilir, baro kaydını Ankara Barosu levha sorgulama sayfasından doğrulayabilirsiniz.

Yararlanılan mevzuata 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu resmi metninden ulaşabilirsiniz.

Ceza hukuku ve diğer hukuk alanlarındaki tüm süreçleriniz için:

Ankara Avukat



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir