Genel

İcra takibinden önce borçlu tarafından alacaklıya bildirilmeksizin yapılan ödemenin hukuki niteliği ve icra takibi üzerindeki etkisi hakkında çok yakın zamanda verilen T.C. Ankara 20. İcra Hukuk Mahkemesi, 2024/561 Esas – 2025/41 Karar sayılı 20.01.2025 tarihli karar incelenmektedir. Bu yazımızda, söz konusu karar ışığında bu tür ödemelerin geçerliliği, icra takibine etkisi, alacaklının ve borçlunun hakları çerçevesinde konuya dair değerlendirmelere yer verilecektir.

T.C. Ankara 20. İcra Hukuk Mahkemesi, 2024/561 Esas – 2025/41 Karar sayılı kararında; icra takibinden önce alacaklıya bildirmeden yapılan ödemeye ilişkin ‘’Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda yapılan ödemenin kısmi ödeme olarak nitelendirildiği ve alacaklının alacağını icra vasıtasıyla tahsil etme talebinde bir usulsüzlük bulunmadığı, nitekim kurumun banka hesaplarını her an kontrol etmesinin imkansız olduğu, şikayet edilenin takip başlatmakta haklı olduğu, şikayet edenin de itfa itirazında haklı olduğu husus dikkate alınarak şikayetin kabulü ile itfa edilen kısım yönünden icranın geri bırakılmasına karar vermek gerekir.’’  şeklinde hüküm kurarak, yapılan ödemenin asıl alacak miktarından mahsup edilmek üzere icranın geri bırakılmasına karar vermiştir.

Takipten önce alacaklısına bildirilmeden yapılan ödeme üzerine alacaklının icra yoluna başvurmasında usul açısından bir engel bulunmamaktadır. Fakat bu durumda alacaklının veya vekilinin ödemeden haberdar olmaması ya da haberdar olabilecek bir durumda olmaması gerekir. Bu durumda borçlunun; takip masrafları, icra vekalet ücretinden ve faizden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Bilindiği üzere, İİK md. 33/1 uyarınca ‘’İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir.’’ Dolayısıyla borçlu; kendisi hakkında, takipten önce alacaklıya bildirmeden yaptığı ödemeye ilişkin icra takibi başlatılırsa, 7 gün içinde itfa itirazında bulunmalıdır. Türk Borçlar Hukuku md.100/1 uyarınca, borçlu ödemeyi geciktirmemiş ise kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına da haizdir.

Sonuç olarak alacaklı, icra takibi başlatma hususunda; borçlu ise icranın itfasını ileri sürme hususunda haklıdır. Dosyanın akıbetinin ne olacağı ise Yargıtay kararlarınca sabittir. Yargıtay 8. Hukuk dairesinin 2017/1771 Esas, 2017/3135 Karar sayılı kararı uyarınca; yapılan ödeme kısmi ödeme sayılır. İcra İflas Kanunu md. 33/1 ve Türk Borçlar Kanunu md. 100/1 de göz önünde bulundurulduğunda, alacaklının icra takibi isteğinin ve borçlunun itfa isteminin yerinde bulunmasıyla, icra davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; borçlunun yaptığı ödemenin öncelikle ilam ferilerinden ve devamında asıl alacak miktarından mahsup edilmesi suretiyle icranın geri bırakılmasına karar verilir.

KAYNAKLAR:

  • Ankara 20. İcra Hukuk Mahkemesinin: 2024/561E. 2025/41K. Sayılı kararı
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin: 2017/177E. 2017/3135K. Sayılı kararı
  • Türk Borçlar Kanunu
  • İcra İflas Kanunu

                                                                                                 Hukuk Stj. Ayşe Şevval GÜR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir